İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - turgayt

Sayfa: « 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 »
76
FAYDALI BİLGİLER / ORUÇUN PERFORMANSA ETKİSİ
« : Ocak 04, 2009, 01:44:53 ÖÖ »
Eğer profesyonel spor yapıyorsanız kesinlikle oruç tutmayın! Eğer amatör sporcuysanız dozajını biraz düşürerek günlük aktivitenize devam edebilirsiniz.

Öğleden sonra spor yaparsanız, uzun süre aç kaldığınız için kan şekeriyle ve metabolizmayla ilgili bazı problemler ortaya çıkar. Onun için oruç tutanlar, herhangi bir sportif aktivitede ya da amatörce birtakım egzersizlerde bulunmak istiyorsa; sahur ya da iftardan 2-3 saat sonra yapması en uygunudur.

Diğer bir konu spor yapacak kişinin egzersiz alışkanlığıyla ilgili. Kişinin uzun süredir yaptığı sporu oruçluyken sürdürmesinde bir sakınca yoktur. Çünkü zaten kişinin o spora karşı adaptasyonu vardır. Ama dikkat etmesi gereken, Ramazan ayı süresince sporun dozunu düşürmektir.

Oruç tutarken tansiyonla ya da vücut ve şeker metabolizmasıyla ilgili sorunlar çıkabilir. Bu da kişinin ani bayılmasına sebep olabilir. Oruçluyken ekstrem sporlardan uzak durmak gerekir; yamaç paraşütü ya da dağcılık gibi. Çok uzun süre koşmak da tehlikeli olabilir. Ama zaten bunlar profesyonel sporlar. Profesyonel sporcuların kesinlikle oruç tutmaması gerekir. Amatör sporcular için oruç tutmanın hiçbir sakıncası yok; uygun saatlerde yapıldığı, süresi ve dozajı azaltıldığı sürece!..

Oruç süresince hafif sporları sürdürebilirsiniz ama ağır sporları yapmamakta fayda var. Özellikle de kardiyovasküler sisteme dayalı sporlara ara vermek gerekir. Örneğin atletizm, yüzme, basketbol, voleybol ya da tenis. Ama yelken ya da yürüyüş gibi sporlara devam edilebilir. Ayrıca şunu da belirtmekte fayda var; spor süresince terlemeyle vücutta çok fazla sıvı kaybı oluşur. Oruç süresince sıvı alamadığınız için terlemeyle birlikte, vücuttan atılan bazı temel elementleri yerine koyamayız. Bu da vücutta zarar yaratabilir.

Normal beslenme koşullarında, spor yapmanın yaratacağı metabolik değişiklikler çok iyi biliniyor. Buna karşılık, oruç tutarken yapılan spora vücut ne cevap verir, bilimsel olarak fazla değerlendirilmiş değil. Yalnızca, dayanıklılık gerektiren sporları yapan atletlere dair yapılan kısıtlı sayıdaki araştırma bize yol gösteriyor.

Bu çalışmaları yapanların ortak görüşü; oruç tutan sağlıklı genç insanlar, eğer iyi eğitilmiş ve ne yaptıklarını biliyorsa, çok ağır olmayan günlük egzersizleri yapabilirler. Profesyonel sporcular ya da yarışma sporu yapanlar, oruç tutarsa, sağlık sorunu yaşayabilir ya da performansları düşer.


77
VOLEYBOL / Aroma All-Star 2009 tanıtıldı
« : Ocak 03, 2009, 05:49:39 ÖÖ »
Voleybolun yıldızlarını bir araya getirecek "Aroma All-Star 2009" organizasyonu, 3 Ocak Cumartesi günü İstanbul'da yapılacak. Öte yandan "Aroma All-Star 2009" organizasyonu, Swissotel'de düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı.

Akatlar'daki BJK Cola Turka Arena'da gerçekleştirilecek organizasyonda bayan ve erkek voleybol milli takımları, yabancılar karmaları ile karşı karşıya gelecek.

Organizasyonda maçların yanı sıra çeşitli yarışmalar, dans gösterileri ve Hande Yener konseri düzenlenecek.

''Aroma All-Star 2009'' organizasyonu, Swissotel'de düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı.

Toplantıya Voleybol Federasyonu Başkanı Erol Ünal Karabıyık'ın yanı sıra Aroma A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Metin Duruk, Aroma A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Mahmut Atom Duruk ile (A) Milli Erkek Voleybol Takımı Koordinatörü Semih Oktay, (A) Milli Erkek Voleybol Takımı Kaptanı Ender Kıdoğlu, (A) Milli Bayan Voleybol Takımı Koordinatörü Cengiz Göllü, (A) Milli Bayan Voleybol Takımı Kaptanı Esra Gümüş katıldı.

Federasyon Başkanı Karabıyık, geleneksel hale getirmeyi planladıkları bu organizasyonun, Aroma'nın desteğiyle ilkinden çok daha farklı olacağına inandığını belirterek, ''Metin ve Mahmut Duruk'un şansında voleybola katılan Aroma'ya çok teşekkür ediyor, bu birlikteliğin uzun yıllar devamını diliyorum'' dedi.

-''VOLEYBOL İLE BÜTÜNLEŞTİK''-
Aroma A.Ş Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Mahmut Atom Duruk ise voleybol ile güzel bir birliktelik oluşturduklarını kaydederek, ''Aroma camiası olarak voleybol ile bütünleştik'' ifadesini kullandı.

Medyadan voleybol haberlerine daha çok yer vermesi için destek isteyen Duruk, ''Bizler voleybolun geleceği için 2. ve 3. liglere de sponsor olduk. Tabandaki amatör ruhu hareketlendirmek adına elimizden gelen tüm varlığımızı ortaya koyuyoruz. Bu işi bir sosyal etkileşim projesi olarak görüyoruz. Basınımızın da bizlerin yanında yer almasını istiyoruz'' şeklinde konuştu.

Aroma A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Metin Duruk ise dünyayı etkileyen ekonomik krize rağmen, voleybola verdikleri desteğin arttığının belirtilmesi üzerine, voleybol ile birlikteliklerinin uzun soluklu bir program olduğunu ifade ederek, ''Bu yıl kriz oldu duracağız, gelecek yıl iyi oldu devam edeceğiz, bizim böyle bir programımız yok. Biz bunu çok önemli bir sosyal sorumluluk projesi olarak görüyoruz. Voleybolun tabana yayılmasındaki programımızdan taviz vermiyoruz. Buna da devam edeceğiz'' dedi.

Metin Duruk, voleybola verdikleri desteğin ticari bir organizasyon olan Aroma'nın tanıtımının bir parçası olduğunun reddedilemeyeceğini, 40 yılını dolduran markalarının voleybolla gençleştiğini vurgulayarak, ''Nefesimiz yettiği sürece voleybolla birlikte olacağız'' diye konuştu.

(A) Milli Bayan Voleybol Takımı Koordinatörü Cengiz Göllü ise organizasyonun sporseverlerin ilgisini çekeceğini düşündüğünü kaydederek, voleybol ve eğlenceyle dolu bir güne herkesin katılmasının en büyük dileği olduğunu ifade etti.

(A) Milli Erkek Voleybol Takımı Koordinatörü Semih Oktay da 2009 yılında voleybol takımlarının önemli sınavlara çıkacağını hatırlatarak, ''Milli takımlarımızı kısa süreli de olsa bir araya getirme şansı bulduk. Bu fırsatı da iyi değerlendirdik'' dedi.

(A) Milli Bayan Voleybol Takımı Kaptanı Esra Gümüş, bu yılki organizasyonun Aroma'nın katkısıyla daha keyifli geçeceğine inandığını belirterek, ''Karşımızda bir dünya karması olacak. Hem zevk almayı hem de kazanmayı hedefliyoruz'' diye konuştu.

(A) Milli Erkek Voleybol Takımı Kaptanı Ender Kıdoğlu ise bu büyük organizasyona katılıyor olmaktan takımı adına mutluluk duyduğunu söyledi.

-ORGANİZASYON PROGRAMI-
3 Ocak Cumartesi günü saat 12.00'de başlayacak ''Aroma All-Star 2009'' organizasyonunda, ilk olarak bayanlar smaç servis ve smaç yarışmaları yapılacak. Bayan milli takımlar ödül töreninin ardından, saat 14.00'de bayanlar All-Star maçı oynanacak. Erkekler smaç servis ve smaç yarışmalarının ardından saat 17.00'de de erkekler All-Star müsabakası yapılacak.

Program, Hande Yener konseriyle sona erecek.


78
FAYDALI BİLGİLER / İNSANI YORGUN DÜŞÜREN 11 ENERJİ DÜŞMANI
« : Aralık 29, 2008, 03:46:51 ÖÖ »
Bilim adamları, kronik yorgunluk ile tüm bu etkenler arasında şaşılacak bağlantılar olduğunu tespit ettiler.

1- Derin uykuda bizi rahatsız edenler
Gürültü stres yaratır ve stres tansiyonu yükseltir. Sonuçta sürekli halsiz ve uykulu oluruz. Bunun için size önerimiz, yatak odanızdan saat gibi ses çıkarabilecek tüm eşyaları kaldırmanız olacaktır.

2- Kahve ve çay: 6 fincandan sonrası zarar!
Kafein uyarıcı etki yapar, yani beyne daha fazla enerji emri verir. Günde 3 fincan kadar çay veya kahve içersek, bu canlandırıcı özellikten iyi şekilde faydalanırız. Fakat miktar ikiye katlanırsa, kafein ve tein, vücudumuzdaki demiri emer. Bu durumda beyin ve kalbe yeterli oranda oksijen gitmez. Sonuçta kendimizi çok yorgun hissederiz.

3- Karbonhidrat uyku hapı etkisi yapar
Tüm karbonhidratlar, aç karnına yenildiği zaman ağırlık yapar. Aç karnına bu besinleri tüketmemeye özen gösterin.

4- Su eksilirse dikkatiniz de dağılır
Her gün yaklaşık 8 bardak su içmemiz gerekiyor, yoksa hissedilir bir biçimde enerji boşluğuna düşeriz. En iyisi, her saat başı içine biraz limon suyu sıkılmış bir bardak su içmektir.

5- Cep telefonu hipnozdan beter
20 dakikadan uzun telefon görüşmelerinin uyku hipnozu gibi bir etki yaptığı ortaya çıktı. Dolayısıyla, uzun süreli ve sık olarak telefonla konuşmak bizi yorar.

6- Duş alacağımıza yatağa geri dönelim daha iyi
Suyun sıcaklığı vücut sıcaklığının çok üzerindeyse bünyemiz uyku getiren hormonları fazlasıyla salgılamaya başlar. Akşamları iyi uyumak için sıcakla, sabahları enerji depolamak için ılık suyla yıkanın!

7- Bazı besinlere karşı dayanıksız olabilirsiniz
Her şeyi doğru yaptığınız halde zinde değilseniz, "çölyak" hastası olabilirsiniz. Bu bünyenizin tahıl nişastalarını işleyememesi anlamına gelir. Baş ağrısı ve yorgunluktan şikayet eden bu kişilerin buğday, arpa gibi tahıllardan uzak durması gerrekir.

8- Kola bünyeyi aside boğar
Az harekete bir de aşırı kola, çay ve et tüketimi eklenirse, bünyede aşırı asit meydana gelir. Sonuçta da dolaşım bozuklukları, migren, bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi rahatsızlıklar yaşanır.

9- Gürültü de yorar
Uzun süreli gürültüye maruz kalan insanların enerjisi tükeniyor. Bağıra çağıra konuşan insanların arasında olmak bile insanı yormaya yetiyor.

10- Floresan ışığı kronik esnemeye neden olur
Floresan ışık, öğrenme ve konsantrasyon yetimizi yüzde 60 oranında düşürür. Gün içinde saatlerce bu ışığa maruz kalan birinin bağışıklık sisteminin zayıfladığı ispatlandı. Bu da kronik yorgunluğa neden olabilir.

11- Küften uzak durmalı
Bulunduğunuz ortam yeterince havalanmıyorsa küf oluşabilir. Bünye, küfe tıpkı mikroplarda olduğu gibi karşılık verir, bununla mücadele eder. Bu da açıklanamayan sürekli yorgunluğa neden olabilir.

79
FAYDALI BİLGİLER / DOPİNG SAYILAN İLAÇLAR
« : Aralık 29, 2008, 03:46:13 ÖÖ »
TÜRKIYE PIYASASINDA SATILAN VE SPORCULAR IÇIN DOPING SAYILAN MÜSTAHZARLAR (ve içerdikleri doping etken maddeleri)

A.P.C Tablet (Kafein) 3
Actidem Surup (Psödoefedrin HCl) 3
Actifed Surup (Psödoefedrin HCl) 3
Actifed Tablet (Psödoefedrin HCl) 3
Actrapid-HM Flakon (Regüler Insülin) 2
Actrapid-HM Penfill Kartus (Regüler Insülin) 2
Adafen Tablet (Kafein) 3
A-ferin Forte Film Tablet (Fenilpropanolamin HCl) 3
A-ferin Kapsül (Fenilpropanolamin HCl) 3
A-ferin Pediatrik Surup (Fenilpropanolamin HCl) 3
Airomir Inhaler (Salbutamol) 4
Akuadon Tablet (Klortalidon)
Aldactazide 50 Tablet (Hidroklorotiazid, Spironolakton)
Aldactazide Tablet (Hidroklorotiazid, Spironolakton)
Aldacton A Tablet (Spironolakton)
Aldactone Tablet (Spironolakton)
Aldolan Ampul (Petidin HCl)
Alfarol Tablet (Fenilpropanolamin HCl) 3
Algopirin Draje (Kafein) 3
Aljil Tablet (Kafein) 3
Aminocardol Ampul (Teofilin Etilendiamin=Aminofililn)
Aminocardol Tablet (Teofilin Etilendiamin=Aminofililn)
Anamur Damla (Nafazolin Nitrat)
Anapolon Tablet (Oksimetolon)
Antiastim Tablet (Efedrin Hidroklorür, Kafein) 3
Antibeksin Surup (Efedrin Hidroklorür) 3
Apex Kapsül (Fenilpropanolamin HCl) 3
Apo-Atenolol Tablet (Atenolol)
Apo-Pindol Tablet (Pindolol)
Apo-Tamox Tablet 10 (Tamoksifen Sitrat) 1
Apo-Tamox Tablet 20 (Tamoksifen Sitrat) 1
Artex Tablet (Tertatotol HCl)
Artu Surup (Efedrin HCl) 3
Asko Tablet (Kafein)3
Asmafilin Fort Kapsül (Teofilin Etilendiamin=Aminofililn)
Aspirin Fort Tablet (Kafein) 3
Asthmadol Surup (Efedrin Hidroklorür, Lobelin, (Kafein) 3
Asthmadol Tablet (Efedrin Hidroklorür, Papaverin) 3
Astmerole Inhaler (Salbutamol) 4
Astmerole Maxihaler (Salbutamol) 4
Atropa Damla (Papaverin HCl)
Avmigran Film Tablet (Kafein) 3
B ioptan Draje (Kafein) 3
Babyrhinol Surup (Fenilpropanolamin HCl) 3
Beloc Ampul (Metoprolol Tartarat)
Beloc durules Tablet (Metoprolol Tartarat)
Beloc ZOK Kontrollü Salimli Tablet 100 (Metoprolol Tartarat)
Beloc ZOK Kontrollü Salimli Tablet 50 (Metoprolol Tartarat)
Benafed Surup (Psödoefedrin HCl) 3
Benical Cold Lak Tablet (Psödoefedrin HCl) 3
Benical Surup (Psödoefedrin HCl) 3
Betoptic Oftalmik Solusyon (Betaksolol HCl)
Betoptic S Oftalmik Süspansiyon (Betaksolol HCl)
Bricanyl Durules Tablet (Terbutalin Sülfat) 4
Bricanyl Inhaler (Terbutalin Sülfat) 4
Bricanyl Surup (Terbutalin Sülfat) 4
Bricanyl Tablet (Terbutalin Sülfat) 4
Bricanyl Turbuhaler Toz Inhalatör (Terbutalin Sülfat) 4
Brodil Surup (Efedrin Hidroklorür) 3
Broksin Surup (Efedrin Hidroklorür) 3
Bronkar Surup (Psödoefedrin HCl) 3
Bronkar-A Surup (Psödoefedrin HCl) 3
Bumid Tablet (Bumetanid)
Cafergot Tablet (Kafein) 3
Carena Ampul (Teofilin Etilendiamin=Aminofililn)
Carteol Göz Damlasi %1 (Carteolol HCl)
Carteol Göz Damlasi %2 (Carteolol HCl)
Choragon Ampul 1500 Ü.I (Koriyonik Gonadotropin=hCG)1
Choragon Ampul 5000 Ü.I (Koriyonik Gonadotropin=hCG) 1
Cibadrex Film Tablet (Hidroklorotiazid)
Cirrus Kapsül (Psödoefedrin HCl) 3
Cisplatyl Flakon (Mannitol)
Codasel Tablet (Kafein) 3
Codeinal Tablet (Efedrin HCl) 3
Coldeks Kapsül (Fenilefrin HCl)
Comax Fort Tablet (Kafein) 3
Combivent Aerosol (Salbutamol) 4
Combivent Flakon (Salbutamol) 4
Concor Lak Tablet (Bisoprolol Fumarat)
Contex Kapsül (Fenilpropanolamin HCl)
Corsal Kapsül (Fenilpropanolamin HCl) 3
Coryban-D Kapsül (Fenilpropanolamin HCl) 3
Cusimolol Damla 2.5 (Timolol Maleat)
Cusimolol Damla 5 (Timolol Maleat)
Danasin Kapsül 100 (Danazol)
Danasin Kapsül 200 (Danazol)
Danasin Kapsül 50 (Danazol)
Darob Tablet (Sotalol HCl)
Darvolin Tablet (Kafein) 3
Defeks Surup (Efedrin Hidroklorür) 3
Deflu Tablet (Fenilefrin HCl)
Deksan Surup (Psödoefedrin HCl)
Delix 2.5 Plus Tablet (Hidroklorotiazid)
Delix 5 Plus Tablet (Hidroklorotiazid)
Desal Ampul (Furosemid)
Desal Tablet (Furosemid)
Diazomid Tablet (Asetazolamid)
Dideral Tablet (Propranolol)
Difilin Ampul (Difilin=Dihidroksipropilteofilin)
Difilin Supozituar (Difilin=Dihidroksipropilteofilin)
Difilin Tablet (Difilin=Dihidroksipropilteofilin)
Dolantin Ampul (Petidin HCl)
Dolantin Damla (Petidin HCl)
Dolantin Tablet (Petidin HCl)
Dolviran Tablet (Kafein) 3
Dorfan Surup (Psödoefedrin Hidroklorür) 3
Dorfan-CF Tablet (Efedrin Hidroklorür) 3
Dristan Film Tablet (Fenilefrin HCl)
Duact Kapsül (Psödoefedrin HCl) 3
Durogesic Transdermal Flaster 50 (Fentanil)
Durogesic Transdermal Flaster 100 (Fentanil)
Durogesic Transdermal Flaster 25 (Fentanil)
Durogesic Transdermal Flaster 75 (Fentanil)
Efedrin Ampul (Efedrin Hidroklorür) 3
Efedrin-Arsan Tablet ( Efedrin Hidroklorür) 3
Efedrin-Gürsoy Tablet (Efedrin Hidroklorür) 3
Efedrin-Radium Tablet (Efedrin Hidroklorür) 3
Efetal Surup (Efedrin Hidroklorür) 3
Ekorinol Surup (Fenilpropanolamin HCl) 3
Enflucide Burun Sprey (Nafazolin HCl)
Ephedramide Burun Damlasi (Efedrin HCl) 3
Ephedrin Tablet (Efedrin Hidroklorür) 3
Eprex Flakon 10000 Ü/ml (Eritropoetin=EPO)
Eprex Flakon 2000 Ü/ml (Eritropoetin=EPO)
Eprex Flakon 4000 Ü/ml (Eritropoetin=EPO)
Eprex Kullanima Hazir Siringa 1000 I.Ü/0.5 ml (Eritropoetin=EPO)
Eprex Kullanima Hazir Siringa 10000 I.Ü/ml (Eritropoetin=EPO)
Eprex Kullanima Hazir Siringa 2000 I.Ü/0.5 ml (Eritropoetin=EPO)
Eprex Kullanima Hazir Siringa 3000 I.Ü/0.3 ml (Eritropoetin=EPO)
Eprex Kullanima Hazir Siringa 4000 I.Ü/0.4 ml (Eritropoetin=EPO)
Ergafein Tablet (Kafein) 3
Estandron Prolongatum Ampul (Testosteron Propionat, Testosteron Fenpropionat,
Testosteron Isokapriat) 3
Esteron Depo Ampul (Oksabolon Sipyonat)
Eupnase Surup (Efedrin HCl) 3
Fenasthma Surup (Efedrin HCl) 3
Fentanyl Ampul (Fentanil)
Fentanyl Citrate BP Antigen Ampul 100mcg (Fentanil)
Fentanyl Citrate BP Antigen Ampul 500mcg (Fentanil)
Fentanyl Citrate Ampul (Fentanil)
Fentanyl Citrate Flakon (Fentanil)
Fertadur Tablet (Siklofenil)1
Fertilin Tablet (Klomifen Sitrat) 1
Fluamid Draje (Indapamide)
Flubest Draje (Indapamide)
Fludex Draje (Indapamide)
Fludex SR Tablet (Indapamide)
Fludin Film Tablet (Indapamide)
Flutans Kapsül (Indapamide)
Foradil Inhaler (Formoterol Fumarat)
Foradil Kapsül (Formoterol Fumarat)
Forza Tablet (Fenilpropanolamin HCl) 3
Furomid Ampul (Furosemid)
Furomid Tablet (Furosemid)
Gastroguanil Tablet (Metadon HCl=Amidon HCl)
Genotropin Kartus (Büyüme Hormonu=Somatropin=hGH)
Gerakon Tablet (Fenilpropanolamin HCl) 3
Geralgine-K Tablet (Kafein) 3
Geralgin-P Tablet (Kafein) 3
Gonaphene Tablet (Klomifen Sitrat) 1
Griban Tablet (Efedrin HCl) 3
Gripin Kase (Kafein) 3
Hemoralgine Pomad (Efedrin HCl) 3
Humatrope Flakon (Büyüme Hormonu=Somatropin=hGH)
Humegon Ampul (LH) 1
Humulin-M 70/30 Flakon (NPH Insülin+Regüler Insülin)2
Humulin-M 70/30 Prefil Kartus (NPH Insülin+Regüler Insülin) 2
Humulin-M 80/20 Flakon (NPH Insülin+Regüler Insülin) 2
Humulin-M 80/20 Prefil Kartus (NPH Insülin+Regüler Insülin) 2
Humulin-M 90/10 Flakon (NPH Insülin+Regüler Insülin) 2
Humulin-N Flakon (NPH Insülin) 2
Humulin-N Prefil Kartus (NPH Insülin) 2
Humulin-R Prefil Kartus (Regüler Insülin) 2
Humulin-R Flakon (Regüler Insülin) 2
Hypertens Tablet (Klortalidon)
Hyzaar Film Tablet (Hidroklorotiazid)
Iliadin Damla (Oksimetazolin HCl)
Iliadin Sprey (Oksimetazolin HCl)
Indamid Kapsül (Indapamide)
Indapen Tablet (Indapamide)
Indurin Tablet (Indapamide)
Inhibace Plus Tablet (Hidroklorotiazid)
Insulatard-HM Flakon (NPH Insülin) 2
Insulatard-HM Penfill Kartus (NPH Insülin) 2
Kataljin-P Tablet (Kafein) 3
Katarin Kapsül (Fenilpropanolamin HCl) 3
Klomen Tablet (Klomifen Sitrat) 1
Kongest Tablet (Fenilpropanolamin HCl) 3
Konveril Plus Tablet (Hidroklorotiazid) 3
Küramol Tablet (Kafein) 3
Lasix Ampul (Furosemid)
Lasix Tablet (Furosemid)
Latusin Surup (Efedrin HCl) 3
Livial Tablet (Tibolon)
Lizik Tablet (Furosemid)
Lopresor Film Tablet (Metoprolol Tartarat)
Lopresor-SR Divitab (Metoprolol Tartarat)
Lucidril Draje (Meklofenoksat HCl)
Maliasin Draje 100 (Propilheksedrin=Barbeksaklon)
Maliasin Draje 25 (Propilheksedrin=Barbeksaklon)
Mediator Kapli Tablet(Benfluoreks)
Mellerettes Damla (Tiyoridazin HCl)
Mellerettes Draje (Tiyoridazin HCl)
Melleril Draje 100 (Tiyoridazin HCl)
Melleril Draje 25 (Tiyoridazin HCl)
Menogon Ampul (LH)1
M-Eslon Mikropellet Kapsül 10 (Morfin Sülfat) 3
M-Eslon Mikropellet Kapsül 100 (Morfin Sülfat) 3
M-Eslon Mikropellet Kapsül 30 (Morfin Sülfat) 3
M-Eslon Mikropellet Kapsül 60 (Morfin Sülfat) 3
Metorfan Draje (Efedrin HCl) 3
Minoset Plus Tablet (Kafein) 3
Mixtard 10 HM Penfill Kartus (NPH Insülin+Regüler Insülin) 2
Mixtard 20 HM Penfill Kartus (NPH Insülin+Regüler Insülin) 2
Mixtard 30 HM Penfill Kartus (NPH Insülin+Regüler Insülin) 2
Mixtard 40 HM Penfill Kartus (NPH Insülin+Regüler Insülin) 2
Mixtard 50 HM Penfill Kartus (NPH Insülin+Regüler Insülin) 2
Moduretic Tablet (Amilorid HCl, Hidroklorotiazid)
Monopril Plus 10 Tablet (Hidroklorotiazid)
Monopril Plus 20 Tablet (Hidroklorotiazid)
Morfin HCl Ampul 10(Morfin HCl) 3
Morfin HCl Ampul 20 (Morfin HCl) 3
Moverdin Tablet (Selegilin HCl)
Neo Recormon Kullanima Hazir Siringa 5000 I.Ü (Eritropoetin=EPO)
Neo Recormon Kullanima Hazir Siringa 1000 I.Ü (Eritropoetin=EPO)
Neo Recormon Kullanima Hazir Siringa 2000 I.Ü (Eritropoetin=EPO)
Neo Sedeks Surup (Efedrin HCl) 3
Neo-Jucodine Surup (Efedrin HCl) 3
Neomigran Nazal Sprey (Kafein) 3
Nolaten Tablet (Atenolol)
Nolvadex Tablet 10 (Tamoksifen Sitrat)1
Nolvadex Tablet 20 (Tamoksifen Sitrat) 1
Nolvafen Tablet 10 (Tamoksifen Sitrat) 1
Nolvafen Tablet 20 (Tamoksifen Sitrat) 1
Norditropin 12 I.Ü Flakon (Büyüme Hormonu=Somatropin=hGH)
Norditropin 24 I.Ü Flakon (Büyüme Hormonu=Somatropin=hGH)
Norditropin Penset (Büyüme Hormonu=Somatropin=hGH)
Nortan Tablet (Atenolol)
Nostil Burun Spreyi (Fenilefrin HCl)
Novadral Retard Draje (Norfenefrin)
Optalidon Draje (Kafein) 3
Orgasulin 30/70 Flakon (NPH Insülin+Regüler Insülin)2
Orgasulin 30/70 Kartus (NPH Insülin+Regüler Insülin) 2
Orgasulin-NPH Flakon (NPH Insülin)2
Orgasulin-NPH Kartus (NPH Insülin) 2
Orgasulin-R Flakon (Regüler Insülin) 2
Orgasulin-R Kartus (Regüler Insülin) 2
Oxis Turbuhaler-Kuru Toz Inhaler(Formoterol Fumarat)
Pacofen Tablet (Kafein) 3
Pacofen-S Tablet (Kafein) 3
Panalgine Tablet (Kafein) 3
Papaverin Ampul (Papaverin HCl)
Papaverin Tablet (Papaverin HCl)
Paramidon Tablet (Kafein) 3
Parol-Cold Kapsül (Fenilpropanolamin HCl) 3
Paver Fort Tablet (Papaverin HCl)
Peditus Surup (Fenilefrin HCl)
Pedrin Surup (Efedrin HCl) 3
Pektodin Surup (Efedrin HCl) 3
Penikin Tablet (Efedrin HCl, Kafein) 3
Peraljin Tablet (Kafein) 3
Pereks Surup (Efedrin HCl) 3
Pergonal-75 Ampul (LH)1
Pirosal Tablet (Kafein) 3
Pregnyl Ampul 1500 I.Ü (Koriyonik Gonadotropin=hCG) 1
Pregnyl Ampul 500 I.Ü (Koriyonik Gonadotropin=hCG) 1
Pregnyl Ampul 5000 I.Ü (Koriyonik Gonadotropin=hCG) 1
Prent Tablet (Asebutolol)
Preterax Tablet (Indapamide)
Primobolan Depot (Metenolon Enantat)
Problok Film Tablet (Metoprolol Tartarat)
Profasi Ampul 2000 I.Ü (Koriyonik Gonadotropin=hCG) 1
Profasi Ampul 5000 I.Ü (Koriyonik Gonadotropin=hCG) 1
Proviron Tablet (Mesterolon)
Pulnase Surup (Efedrin HCl) 3
Radyocodin Surup(Efedrin) 3
Rapifen Ampul (Alfentanil HCl)
Regroton Tablet (Klortalidon)
Remidon Tablet (Kafein) 3
Rhinopront Kapsül (Fenilefrin HCl)
Rhinopront Süspansiyon (Fenilpropanolamin HCl) 3
Rhinotussal Kapsül (Fenilefrin HCl)
Rhinotussal Süspansiyon (Fenilpropanolamin HCl) 3
Rilace Plus Tablet (Hidroklorotiazid)
Rinogest SR Mikropellet Kapsül (Psödoefedrin HCl) 3
Rinogest Surup (Psödoefedrin HCl) 3
Rinomisin Damla (Nafazolin)
Ritalin Tablet (Metilfenidat HCl)
Rytmonorm Ampul (Propafenon HCl)
Rytmonorm Film Tablet 150 (Propafenon HCl)
Rytmonorm Film Tablet 300 (Propafenon HCl)
S urvector Tablet(Amineptin Hidroklorür)
Saizen Flakon 24 I.Ü(Büyüme Hormonu=Somatropin=hGH)
Saizen Flakon 4 I.Ü (Büyüme Hormonu=Somatropin=hGH)
Salbulin Inhaler (Salbutamol) 4
Salbutam-SR Kapsül 4 (Salbutamol) 4
Salbutam-SR Kapsül 8 (Salbutamol) 4
Salbutol Aerosol (Salbutamol) 4
Salbutol Surup (Salbutamol) 4
Salbutol Tablet (Salbutamol) 4
Salfuran Tablet (Furosemid)
Sedonal Ampul (Papaverin HCl)
Sedonal Fort Ampul (Papaverin HCl)
Sedonal Tablet (Papaverin HCl)
Seldepar Tablet (Selegilin HCl)
Serevent Blister Disk (Salbutamol) 4
Serevent Inhaler (Salbutamol) 4
Serophene Tablet (Klomifen Sitrat)1
Setakaf Tablet (Kafein) 3
Sinoretik Fort Tablet (Hidroklorotiazid)
Sinoretik Tablet (Hidroklorotiazid)
Sistral Draje (Kafein) 3
Sotarit Tablet (Sotalol HCl)
Spalt Tablet (Kafein) 3
Steron Depo Ampul (Oksabolon Sipyonat)
Sudafed Ekspektoran Surup (Psödoefedrin HCl) 3
Sudafed Surup (Psödoefedrin HCl) 3
Sudafed Tablet (Psödoefedrin HCl) 3
Sulfarhin Burun Merhemi (Efedrin HCl) 3
Sulfarhin Burun Merhemi (Nafazolin HCl,Efedrin HCl) 3
Suprecur Nasal Sprey (Buserelin Asetat)
Suprefact Sprey (Buserelin Asetat)
Suprefact Flakon (Buserelin Asetat)
Sustanon-250 Ampul (Testosteron Propionat,Testosteron Fenpropionat,
Testosteron
Synacthen Ampul Depot (Tetrakosaktid=ACTH)
Syrocol Surup (Efedrin HCl) 3
Tadex Tablet (Tamoksifen Sitrat)1
Talozin Tablet (Sotalol HCl)
Tamodex Tablet (Tamoksifen Sitrat)1
Tamoplex Tablet (Tamoksifen Sitrat)1
Tamoxifeno Gador Tablet 10 (Tamoksifen Sitrat)1
Tamoxifeno Gador Tablet 20 (Tamoksifen Sitrat)1
Tamoxifen-Teva Tablet 10 (Tamoksifen Sitrat) 1
Temsaljin Tablet (Kafein) 3
Tensidif Tablet (Atenolol)
Tensinor Tablet (Atenolol)
Teofedrin Surup (Efedrin HCl) 3
Termaljin Plus Tablet (Kafein) 3
Theraflu C&C Draje (Kafein) 3
Theraflu Forte Film Tablet (Fenilpropanolamin HCl) 3
Theraflu P Poset (Psödoefedrin HCl) 3
Timoftal Damla (Timolol Maleat)
Timolol-POS Damla (Timolol Maleat)
Timoptic Damla 2.5 (Timolol Maleat)
Timoptic Damla 5 (Timolol Maleat)
Timosol Damla 0.25 (Timolol Maleat)
Timosol Damla 0.5 (Timolol Maleat)
Timotem Damla 0.25 (Timolol Maleat)
Timotem Damla 0.5 (Timolol Maleat)
Trandate Tablet (Labetalol HCl)
Triaminic Damla (Fenilpropanolamin HCl) 3
Triaminic Tablet (Fenilpropanolamin HCl) 3
Triamteril Kapsül (Hidroklorotiazid,Triamteren)
Turoptin Göz Damlasi %0.1 (Metipranolol)
Turoptin Göz Damlasi %0.3 (Metipranolol)
Tuseptil Surup (Fenilpropanolamin HCl) 3
Tussifed Surup (Psödoefedrin HCl) 3
Tylol Cold Surup (Psödoefedrin HCl) 3
Tylol Hot Efervesan Granül (Psödoefedrin HCl) 3
Tylol Plus Tablet (Kafein) 3
Urex Ampul (Furosemid)
Urex Tablet (Furosemid)
Vendal Retard Film Tablet 10 (Morfin HCl) 3
Vendal Retard Film Tablet 100 (Morfin HCl) 3
Vendal Retard Film Tablet 30 (Morfin HCl) 3
Vendal Retard Film Tablet 60 (Morfin HCl) 3
Ventide Aerosol (Salbutamol)4
Ventodisks Disk (Salbutamol) 4
Ventolin Ampul (Salbutamol) 4
Ventolin Diskus (Salbutamol) 4
Ventolin Inhaler (Salbutamol) 4
Ventolin Nebules (Salbutamol) 4
Ventolin Surup (Salbutamol) 4
Ventolin Tablet 2 (Salbutamol) 4
Ventolin Tablet 4 (Salbutamol) 4
Vermidon Tablet (Kafein) 3
Vicks Madinait Surup (Psödoefedrin HCl) 3
Vicks Vapodry Surup (Psödoefedrin HCl) 3
Virgen Kapsül (Testosteron Undekanoat) 3
Visken Tablet (Pindolol)
Vistagan Liquifilm (Levobunolol HCl)
Volmax Tablet 4 (Salbutamol) 4
Volmax Tablet 8 (Salbutamol) 4
Wintus Draje (Fenilefrin (HCl)
Zambo Surup (Efedrin HCl) 3
Zestoretik-10 Tablet (Hidroklorotiazid)
Zestoretik-20 Fort Tablet (Hidroklorotiazid)
Zitazonium Tablet 10 (Tamoksifen Sitrat) 1
Zitazonium Tablet 20 (Tamoksifen Sitrat) 1
Zomacton Flakon 12 I.Ü (Büyüme Hormonu=Somatropin=hGH)
Zomacton Flakon 4 I.Ü (Büyüme Hormonu=Somatropin=hGH)


1. Erkek sporcularda kullanımı yasak olan müstahzarlar
2. Diyabetik hasta olduğu hekim tarafınca rapor ile bildirilen sporcularda kullanımı serbest
3. Analiz sonunda idrarda derişimi aşağıdaki tabloda belirtilen değerlerin altında bulunursa doping sayılmamaktadır.
4. Egzersiz nedenli astım ve astım hastaları için olduğu hekim tarafınca rapor ile
bildirilen sporcularda kullanımı serbest

İDRAR İÇİNDEKİ DERİŞİMLERİ VERİLEN SINIRLARIN ÜZERİNDE BULUNDUĞUNDA DOPİNG OLAN MADDELER :
Kafein 12 mikrogram/mililitre
Karboksi-THC 15 nanogram/mililitre
Katin 5 mikrogram/mililitre
Efedrin 10 mikrogram/mililitre
Epitestosteron 200 nanogram/mililitre
Metilefedrin 10 mikrogram/mililitre
Morfin 1 mikrogram/mililitre
19-norandrosterone 2 nanogram/mililitre erkeklerde
19-norandrosterone 5 nanogram/mililitre bayanlarda
Fenilpropanolamin 25 mikrogram/mililitre
Psödoefedrin 25 mikrogram/mililitre
Salbutamol (yarışma dışı analizde) 1000 nanogram/mililitre
T/E oranı 6

80
FAYDALI BİLGİLER / FİZİK TEDAVİDE EN ÇOK SORULAN SORULAR
« : Aralık 29, 2008, 03:45:20 ÖÖ »


1. Fizik tedavi nedir?
Fizik tedavi; hastalıkları sıcak, soğuk, elektrik akımları, masaj ve egzersizler gibi çesitli fizik ajanları kullanarak tedavi etmektir.

2. Kimler fizik tedavi uygulayabilir?
Fizik tedavi uzmanı denetiminde fizyoterapistler tarafından uygulanabilir. Fizik tedavi uzman doktor gözetimi olmaksızın masör ya da fizyoterapistlerin tek başlarına fizik tedavi uygulamaları, hastalar açısından ciddi riskler taşıdığından son derece sakıncalıdır.

3.Fizik tedavi uygulanırken hangi cihazlar veya yöntemler uygulanır?
Çok değişik aletler ve sistemler olmasına rağmen aşağıdakiler sık kullanılan yöntemlerden bazılarıdır.
? Hotpack ( sıcak yastıkçıklar)
? Parafin
? Cold pack ( buzlu yastıkçıklar )
? Ultrason
? Elektroterapi
? Kızıl ötesi ısınlar
? Lazer
? Traksiyon
? Terapötik ( tedavi edici ) egzersizler
? TENS
? Kısadalga diatermi
? Vakum

4. Hangi durumlarda fizik tedaviye ihtiyaç vardır ?
? Bel, boyun, sırt ağrıları (tedavisi ve önlenmesi için)
? Kırık-çıkık ve yumuşak doku hastalıkları (ağrının giderilmesi ve hareket sınırının arttırılması)
? Romatizmal hastalıkların neden olduğu fiziki yetersizlikleri bulunan kişiler
? İşle ilgili yaralanmalar
? Spor sakatlıkları (tedavi ve önlenmesinde)
? Hamilelerin vücut mekaniğinin ve şeklinin korunmasında
? Artrit (Kireçlenme) gibi eklem hastalıklarında
? Felçli hastalar (Hemipleji, Parapleji, Spastik Felçler, Sinir kesileri vb.)
? Ameliyat öncesi ve sonrası
? Vücudun uzuv kayıplarından sonra protez kullananlar (Protez rehabilitasyonu)
? Yardımcı cihaza gereksinimi olan hastalar (cihaz kullanımının sağlanması ve eğitiminde)
? Çesitli deri hastalıkları ve yanıklar
? Kalp, damar, solunum sistemi hastalıkları
? Engelli kişiler

5. Fizik tedavi ne yapıyor?
Ağrıyı azaltır ve/veya geçirir.
Kasları güçlendirir.
Hareketlerin eski haline gelmesini sağlar.
İyileşmeyi hızlandırır.
Kan dolaşımını artırır.
Bağımsızlığı kazandırır.
Normal hayata ve işe dönüşü sağlar.

6. Fizik tedavinin uygulama süresi ve seans sayısı ne kadardır?
Tedavi süresi ve şekli hastaya ve hastalığa göre ayarlanır. Herkesin ihtiyacı ve vücudun tedaviye cevabı farklıdır. Ortalama seans sayısı 10-20 arasında değişir. Bazı özel durumlarda çok daha uzun süre alabilir. Bir seans fizik tedavi yaklaşık 1 -1,5 saat sürer.

7. Fizik tedavi uygulanırken cihazlar canımı acıtır mı?
Doğru kullanılan fizik tedavi metodları can yakmaz. Ama en masum tedavide bile yanlış uygulama zarar verici olabilir.

8. Fizik tedavi uygulanmaması gereken durumlar nelerdir?
Bağzı durumlarda fizik tedavi fayda yerine zarar verebilir. Bunların bazıları şunlardır:
- Ateş
- Kalp-damar yetmezliği
- Solunum yetmezliği
- Eklem iltihaplari
- Kanserler
- Kanama bozuklukları

9. Hangi yaşlarda ve kimlere fizik tedavi uygulanabilir ?
Kontrendikasyon (sakınca) olmayan durumlarda uygulama yeri ve şekli, dozu doktor tarafından ayarlanarak gereken herkese, her yaşta uygulanabilir.

10. Fizik tedaviden daha fazla yarar görebilmek için biz hastaların yapabileceği şeyler var mıdır?
Öncelikle sizin tedavinin önemli bir parçası olduğunuzu ve iyileşme hızınız ve kalitenizin buna bağlı oldugunu unutmayın.
Fizik tedavi ile birlikte size ilaç tedavileri verilebilir.
-Doktor tavsiyesi dışında ilaç kullanmayın, verilen ilaçları düzenli kullanın.
- Fizyoterapistinizin gösterdigi egzersizlerinizi önerilen biçimde, sayı ve tekrarla yapınız.
- Egzersizlerinizi düzenli ve doğru olarak yapmanız tedaviden yarar görebilmeniz için çok önemlidir.
- Fizik tedavide sonuçlar kısa sürede alınmaz. Sabırlı olmanız gerekir.

81
FAYDALI BİLGİLER / EGZERSİZİN ZARARLARI
« : Aralık 29, 2008, 03:44:23 ÖÖ »
Fiziksel eforun (egzersizin) hangi koşullarda insan sağlığını olumsuz yönde etkilediğini, yani egzersizin zararlı olduğu koşulları anlatmaya çalışacağız. Yapılan araştırmalarda, maksimal egzersizin, genç ve sağlıklı kişilerde herhangi bir zararı olmadığı bulgusuna rastlanmıştır. Doğaldır, bunları söylerken temas sporlarının sonucunda ortaya çıkan yaralanmalardan bahsetmiyoruz. Sağlıklı, gençlerin dışındaki kişilerin egzersizlerinde bazı önlemler alınmalıdır. Orta yaşlı, sürekli sedanter hayat (oturak hayatı) yaşayan ve çoğunluğu şişman olan kişilerin jogging (yürüyüş hızı ile koşu) veya diğer egzersizleri yapmaya kalktıklarında verilecek program hafif egzersizlerle başlanmalı ve tedricen egzersizin yükü artırılmalıdır.

Özellikle miyokard infarktüsünün ardından yapılacak rehabilitasyonda hastalar için verilecek egzersizler dikkatli planlanmalı ve tıbbi kontrol altında uygulanmalıdır.
Kalp dakika volümünde aynı artmayı gösteren bir işin kollar veya bacaklarla yapılmasında, kollarda kan basıncının daha fazla arttığı ortaya çıkmıştır. Bacaklarda yapılan işte daha büyük kas grubu çalışır, ama kollarda inaktif kaslarda bir vazokontriksiyon (damar daralması) oluşur. Ve kalp kanı bu daralmış damarlardan geçirmek için daha çok çalışmak zorunda kalır. Bu nedenle kollarla yapılan kürek çekme, kar küreme, ağır yük taşınması gibi ağır işler kondisyonu düşük olanlar, antrene olmayanlar ve kalp hastaları için zararlıdır.
Yukarıda görülen tehlikeler izometrik kas çalışmalarında da ortaya çıkar. Donald ve arkadaşları maksimal istemli kuvvetin yüzde 15'ini geçen izometrik (statik) kasılmalara, yanıt olarak ortaya çıkan ve kan basıncını beklenmedik bir şeklide yükselten bir kardio-vasküler refleks olduğunu anlatırlar. Sonuç olarak, bu yazarlar kardio-vasküler hastalığa yakalanmış insanlar için izometrik egzersizlerin zararlarından bahsederler.
İzometrik kasılma, kas boyunun sabit kaldığı direncinin arttığı kasılmadır. Yani duvar itme, kaldırılmayacak yükteki bir ağırlığı kaldırmaya çalışmak gibi.

Hareket sistemi üzerine: hareket sisteminde görülen rahatsızlıklar çok fazladır fakat ağır bir sorun değildirler. Önem derecesine göre sıralayacak olursak;
Kas tutuklukları; bu sonunlar, aşırı bir çalışma sonrası kaslarda biriken aşırı toksinlerin, özellikle laktik asitin birikmesinden kaynaklanır. Bu olay çalışmadan 24 saat sonra başlar ve 2-3 gün kadar sürebilir. Bu durum da çok su içmeli ve kaslara yumuşatıcı pomadlar sürülmelidir. Sauna ya da sıcak bir banyo iyi bir etki sağlayabilir.
Kasılma; istemsiz kas kasılmalarıdır, refleks bir reaksiyondan, aşırı uzamadan ya da eklem travmasından kaynaklanırlar. Olayın durumuna göre kas üzerine buz ya da tersine, sıcak banyo ve masaj uygulanır.
Uzama; kas liflerinin gerilmesine neden olan, kasın elastikiyet sınırının aşılmasıdır. Bu durumda zorunlu olarak tüm masajlardan kaçınmak ve liflerin toparlanması için 10 gün beklemek gerekir.
Lif kopması; belirli sayıda kas liflerinin yırtılmasından kaynaklanır ve beraberinde kas düzeyinde bir iç kanama görülür. Masaj sakıncalıdır, iyileşme en az bir ay sürer.
Kas Yırtılması; kasın yırtılması çok ağır bir tablo oluşturur. Cerrahi bir girişim gerektirir.
Tendinit; sporcularda sıklıkla görülür. Genellikle aşil tendonunda, pubisde, diz kapağında, uyluk addüktörlerinde ve dirsekte odaklanırlar (tenisçi dirseği). Tendinitler bazen tüm sportif aktivitelerin bir süre kesilmesini zorunlu kılar.

Spora başlarken mutlaka çok dikkatli olunmalı ve hekimin öğütleri göz önüne alınmalıdır. Kırk yaşından sonra, sağlıklı olsanız bile, özellikle kardiyak yıkımlardan sakınmak için düzenli olarak hekim kontrolünden geçmek gerekir. Ayrıca Sigara içmek ya da önemli bir fizik aktiviteden sonra saunaya girmek gibi yanlışlardan da kaçınmak gerekir.

AŞIRI YÜKLENİLMENİN İŞARETLERİ
+ Egzersiz sırasında veya sonrasında aşırı yorgunluk.
+ Egzersizi takip eden günde aşırı yorgunluk.
+ İnatçı ağrılar.
+ Uykuda rahatsızlık veya uykusuzluk, aşırı yüklenilmenin işaretleri olabilir.
Bu gibi durumlarda egzersiz kesilmeli veya dozu azaltılmalıdır. Eğer bir sakatlık, infeksiyon veya ufak da olsa bir rahatsızlık olduğunda egzersizi geçici olarak kesmezsek bu rahatsızlık daha ciddi duruma gelebilir ve bu durumda yapılan egzersizler sağlığımızı tehdit edebilir. Şişmanlık , yüksek tansiyon, iskelet-kas sistemi zayıflıkları egzersizde; nefes kesilmesi, yüksek kalp atım hızına erişmekle etkileyebilir. Bu görüntüyü dikkatle gözlemleyip aktiviteyi sınırlamak gerekir.

EGZERSİZİ DURDURMAK İÇİN GEREKLİ TEHLİKE İŞARETLERİ
Aşağıda sayacağımız belirtiler gözlemlendiğinde egzersiz hemen durdurmalı ve doktora danışılmalıdır.
1- Düzensiz kalp atımı.
2- Baş dönmesi, baygınlık.
3- Egzersizle ciddileşen iskelet ve kas problemleri.
4- Kusma, bulantı veya değişik rahatsızlıklar.
5- Göğüs ağrısı ve kol, çene, diş, veya kulağa yayılan ağrı.
6- Dengeyi kaybetmek.
7- Aşırı yorgunluk.

Bu yazı özel sağlık duruma sahip insanları bilgilendirmek amacı ile yayınlanmıştır.Sizlerin Spor yapmanız için 99 nedeniniz var.

82
FAYDALI BİLGİLER / İLK YARDIM
« : Aralık 29, 2008, 03:43:39 ÖÖ »
Aniden hastalanan veya kazaya uğrayan kişinin hayatını kurtarmak ve doktora ulaştırılıncaya kadar, o andaki durumunun daha kötüye gitmesini önlemek için mevcut malzemelerle yapılan yardıma ilk yardım denir. İlk yardımı yapan kimse ne kadar bilgili olursa olsun doktorun yerini tutamaz. Bu husus unutulmamalıdır.

ÖNEMİ
Yaşamı boyunca insan, ilkyardımı gerektiren durumlarla her zaman karşılaşabilir. Zamanında yapılacak basit ve etkili bir ilk yardımla hasta veya yaralının hayatı kurtarılabilir.
TEMEL İLKELER
TEŞHİS: Teşhis için önce hastanın veya yaralının hikayesi öğrenilir. Sonra belirtiler ve bulgular saptanır.
TEDAVİ: Hasta için en uygun ilkyardım, zamanında ve zarar vermeden uygulanır.
TAŞIMA: Teşhis ve tedavi yapıldıktan sonra en yakın sağlık kurumuna uygun koşullar içinde taşınır.

İLK YARDIMIN TEMEL KURALLARI:
? Hasta veya kazazedenin emniyetini sağlayın
? Yatırıp, dinlendirin.
? Kaza yerini işaretleyin.
? Paniği önleyin, kalabalığı dağıtın.
? Temiz hava sağlayın, hastayı sıcak tutun, sıkı giysilerini gevşetin.
? Hasta veya kazazedeyi iyice muayene edin.
? Müdahaleyi süratle, sakin ve gerektiği kadar yapın.
? Düzenli solunum sağlayın.
? Kanamayı durdurun.
? Şoku önleyin.
? Bilinci yerinde olmayanlara yiyecek ve içecek vermeyin
? Gerekiyorsa tıbbi tedavi için doktor sağlayın.
? Bilmediğiniz durum varsa, ısrar etmeyin.

KANAMALARDA İLK YARDIM
Çeşitli nedenlerle kanın damar dışına çıkmasına kanama denir. Yetişkin bir kimsede 5-6 kg. kan vardır. 1-1,5 kg. kan kaybeden bir insanın hayatı tehlikeye girer. O HALDE KANAMALARI HEMEN DURDURMAK GEREKİR. Kanamaları kanın aktığı yere göre iç ve dış kanama olmak üzere ikiye ayırabiliriz.
1. İç kanamalar
İç organlardaki dokuları besleyen kan damarlarının yırtılması veya zedelenmesi sonucu kanın damarlardan vücut boşluklarına akmasında denir. İç kanamaları kişiyi ölüme götürebilir.
Bulguları;
-Baygınlık hali, baş dönmesi,
-Yüzde, dudaklarda ve parmak uçlarında solukluk,
-Huzursuzluk,
-Derinin nemli ve soğukluğu,
-Susama hissi,
-Hızlı ve zayıf nabız, nabzın güçlükle hissedilmesi,
-Hızlı solunum,
-Hava açlığı hissetmesi (Sanki hava alamıyormuş gibi bir hisse kapılması),
-Bilincin azalması ve en sonunda bilincin kaybolması.
Yapılacak ilk yardım
-Yaralı sırt üstü yatırılır.
-Baş yana çevrilir.
-Şoka karşı tedbir alınır.
-Ağızdan yiyecek-içecek verilmez.
-Sarsmadan ambulans veya sedye ile HASTANE ye götürülür.
2. Dış Kanamalar
Kanın damardan vücut dışına çıkmasına dış kanama denir. Dış kanama genellikle yaralanmalar sonucu olur ve atardamar, toplardamar, kılcal damar kanamaları şeklinde görülür.
Dış Kanamaları Durdurucu Yöntemler
a. Parmakla Basınç Yapma
Yara ufak ve kanama az ise; Yara üzerine temiz bir bez ya da pansumanla BASTIRINIZ.
b.Basınçlı Pansuman (Tampon)
Yara içindeki yabancı cisimleri çıkarmadan yara üzerine temiz bir pansuman koyduktan sonra kravat, eşarp veya varsa sargı bezi ile sıkıca SARINIZ.
c. Kanayan Yerin Yüksekte Tutulması
Yaralı veya kanayan kısmın kalp seviyesi üzerine yükseltilmesi ile kanama oldukça azalır hatta durulabilir.
d. Damar Üzerine Basınç Yapılacak Tazyik Noktaları
Şakak bölgesi: Kulak önüne parmağınızla bastırınız.
Yüz bölgesi: Kanamanın olduğu taraf alt çene kemiğinin orta kısmına parmağınızla bastırınız.
Baş ve yüzün bir bölgesinde:
-Önce yaralının arkasına geçiniz.
-Hastanın başını kanayan yana doğru eğiniz.
-Dört parmakla alt çene köşesinin hemen altına (kanayan tarafta) boyuna BASTIRINIZ.
Kol bölgesinde (Omuz ve üst kol):
-Yaralının önüne durunuz.
-Başını kanayan tarafa doğru eğiniz.
-Baş parmağınızla o taraf köprücük kemiğinin üçte bir iç kısmının arka ve alt tarafına doğru BASTIRINIZ.
Bacak bölgesinde:
-Yaralıyı sırt üstü ve düz yatırınız.
-Kanayan tarafta yer alınız.
-Kasık kıvrımının üçte bir kısmından geçen atardamarı sıkıştıracak bir kuvvetle bastırınız.
-Kalp seviyesinin yukarısına kaldırınız.
e. Boğucu Sargılama (Turnike)
Boğucu sargılama; kol ve bacaklardaki büyük kanamalarda atardamarı, deri ile kemik arasına sıkıştırarak kanamayı durdurma yöntemidir. Tek kemikler üzerine uygulanır. (Kolda pazı, bacakta uyluk kemiğine uygulanır). Uygulamada dar sargı, kravat, kemer, eşarp, mendil, ince lastik vb. malzeme kullanılabilir. Kesinlikle tel, kablo, zincir v.b. kullanılmamalıdır.
Turnike uygulaması sonucu meydana gelen doku harabiyeti ve bunun ortaya çıkardığı istenmeyen etkiler nedeniyle günümüzde turnike uygulanmamaktadır. Ancak, aşağıda belirtilen özel durumlarda başka bir şey yapılamıyorsa turnike uygulanır.
-Çok sayıda ciddi yaralının bulunduğu bir ortamda tek ilk yardımcı varsa, kanamayı durdurmak ve daha sonra diğer yaralılar ile ilgilenmek gerekiyorsa
-Yaralının güç koşullarda bir yere taşınması gerekiyorsa (örneğin, engebeli bir arazi geçilecekse), taşıma sırasında kanamayı durdurmak amacıyla
-Uzuv kopması varsa ve kanama yerine en yakın atar damara baskı uygulaması yetersiz kalmışsa hasta/yaralıya turnike uygulanabilir.
f. Boğucu Sargılama Uygulanması
-Boğucu sargılama uygulanacak yer tespit edilir.
-Boğucu sargılama malzemesi sıkıca 2-3 kez sarılır ve bağlanır.
-Sıkıştırma çubuğu (turnike ağacı) yerleştirilir tekrar bağlanır.
-Kan duruncaya kadar sıkıştırma çubuğu döndürülür, kan durunca çubuk sabitleştirilir.
-Boğucu sargı bağlandıktan sonra uygulama zamanı bir kağıda kaydedilir ve görülecek şekilde vücuda asılır.
-Her 20 dakikada bir 5-10 saniye boğucu sargı gevşetilir.
-Turnike bir saatten fazla uygulanmamalı şayet uzun kalacaksa gevşetme aralıkları sıklaştırılmalıdır.
-Kol ve bacak kopmaları varsa, temiz bir poşet içine konulan kopan uzuv buz ve su bulunan ikinci bir poşetin içine konularak kazazede ile birlikte tam teşekküllü bir hastaneye götürülmelidir.

YARALANMALARDA İLK YARDIM
Çeşitli nedenlerle vücut dokularının bütünlüğünün bozulması ya da bir kısmının kaybına yara denir.
1. Yaralanmalarda İlk Yardım
a. Yapılması Gerekenler
-Yaralıyı emniyetli bir yere alarak oturtunuz veya yatırınız.
-Ellerinizi sabunlu su ile yıkayınız.
-Varsa önce kanamayı durdurunuz.
-Yara üzerinde giysi varsa dikiş yerinden sökünüz veya kesiniz.
-Yara çevresinde kılları temizleyiniz.
-Yara üzerine pansuman koyduktan sonra yara etrafını sabunlu su ile temizleyiniz ve yaraya değmeyecek şekilde tentürdiyot sürünüz.
-Yara kirli ise yarayı merkezden, dış çevreye doğru ılık sabunlu su ile yıkayınız.
-Yara üzerine pansuman koyup, sargı bezi ile sarınız.
-Yaralı kısmın altına kalın karton vb. koyup sararak tespit ediniz, dinlendiriniz.
-Ağrıyı, şişliği ve morluğu önlemek için o bölgeye havluya sarılı buz koyunuz.
-Yara içinde batık cisimler varsa, simitçik yapıp koyunuz ve sargı bezi ile sarınız.
b. Yapılmaması Gerekenler
-Yara üzerine tentürdiyot ve benzeri antiseptik sürmeyiniz.
-Yara üzerine, yara tozu, pudra, merhem, kül, tütün vb. şeyler koymayınız.
-Batmış olan cisimleri çıkarmayınız.
-Yara üzerine pamuk koymayınız.
-Yaraya ve pansuman malzemesine el sürmeyiniz.

YANIKLAR, HAŞLANMALAR VE İLK YARDIM
Ateş, sıcak bir cisim, elektrik, radyasyon, asit veya bazla oluşan yaralara yanık; sıcak su, buhar vs. yol açtığı doku bozukluklarına ise haşlanma denir. Vücut dokularının yanma derecelerine göre yanıklar 3 gruba ayrılır.
1.Birinci derece yanık: Bunun en güzel örneği güneş yanıklarıdır. Deri yüzeyi kızarır, hafif şiş oluşur. Yanık bölge duyarlı olup bastırınca ağrır.
2.İkinci derece yanık:Yukarda belirtilenlere ek olarak deri üzerinde içi su dolu kabarcıklar olur. 5 cm2 den daha büyük böyle bir yanığı olan kişiyi hemen Hastane ye gönderiniz.
3.Üçüncü Derece yanık: Yanık derinin bütün kalınlığını içine aldığı gibi bazen daha derinlere, kemiğe kadar inebilir. Böyle yanığı olanlar hemen hastaneye gönderilmelidir.
Yanıklarla haşlanmalar; şoka, mikrop almaya, solunum zorluğuna sebep olur.
Yanık ve Haşlanmalarda İlk yardım
- Küçük bir yeriniz yanmışsa içinde küçük buz parçaları bulunan su dolu bir kovaya sokunuz ya da musluk suyu altına 10 dakika tutunuz.
-Yanık veya haşlanmış kısımlara elinizi sürmeyiniz.
-Yanık veya haşlanmış yüzeye temiz bir bez veya pansuman koyunuz.
-Yanık nedeniyle deride oluşan içi su dolu kabarcıkları sıkmayınız, patlatmayınız.
-Yanıklı hastayı sakin, ılık bir yerde dinlendiriniz.
-Yanmış giysileri çıkarmayınız.
-Yanık üzerine yoğurt, salça, diş macunu sürmeyiniz.
-Yanık bölgesinde bilezik, künye, yüzük varsa keserek çıkarınız.
-Asit yanıklarında, giysilerini çıkarınız, bol su ile yıkayınız.
-Baz yanıklarında, asit yanıklarındaki gibi davranınız.
-Elektrik sonucu oluşan yanıklar ile büyük yanıklarda hastayı zaman kaybetmeden HASTANE ye götürünüz.

SOLUNUM SİSTEMİYLE İLGİLİ İLK YARDIM
Yaşam için gerekli temiz havanın alınıp kirli hava olarak geri atılmasına SOLUNUM, çeşitli nedenlerle solunum durması haline de BOĞULMA denir.
1. Boğulma nedenleri
-Solunum yolu; bilinçsiz olarak dilin arkaya gitmesi, başın öne doğru bükülmesi, yabancı cisim, takma diş, ağızda biriken kanın solunum yolunu kapatması veya solunum yollarının yaralanması, ses tellerinin şişmesi gibi nedenlerle tıkanabilir.
-Çeşitli zehirli gazlar, kafa yaralanmaları gibi nedenlerle santral sinir sisteminin çalışmasının yavaşlaması, suda boğulma ve iple boğulmalar v.b. nedenlerle solunum yavaşlayabilir veya durabilir.
-Kalp durması, şok durumu, elektrik çarpması, karbonmonoksit zehirlenmesi nedeniyle de solunum durabilir.
-Göğüs duvarının delici cisimlerle yaralanmaları sonucu da boğulma olabilir.
2. Boğulma belirtileri Duygu ve Bulguları
Bunlar boğulmanın derece ve şiddetine göre ikiye ayrılırlar.
a. İlk Safhada Görülenler
-Baş dönmesi ve halsizlik,
-Nefes darlığı,
-Nabız sayısının artması,
-Kısmi bilinç kaybı,
-Boyun damarlarında şişme,
-Yanak ve dudaklarda morarma ile birlikte yüzde kızarma, kan toplanması.
b. Sonraki Safhada Görülenler
-Dudaklar, burun, kulaklar ve ayak parmakları mavimtırak gridir.
-Solunum kesik kesiktir veya hiç yoktur.
-Nabız yavaş ve düzensizdir.
-Tam bilinç kaybı vardır.
c. Ne Yapmalıyız?
-Boğulmaya neden olan etken ortadan kaldırılır. (yabancı cisim, ağızda takma diş, sakız v.b)
-Boyun, çene yere dik olacak şekilde, arkaya bükülür. Çene açılır, dil öne çekilir.
-Ağızdan yapay solunum yapılır. Solunum yollarının açılması ilk üç dakika içinde yapılmalıdır, beyin daha fazla oksijensizliğe dayanamaz.
3. Suda Boğulmada İlk yardım
-Suda boğulma tehlikesi geçiren kişiyi karaya çıkarıp, sırt üstü yatırın.
-Yakasını, kemerini gevşetiniz.
-Takma dişini çıkarınız.
-Ağzının içindeki yabancı cisimleri temizleyiniz. Ağızdan yapay solunum yapınız. Soluk verdiği zaman kişinin başını yana çeviriniz. Bu hareketi 5-6 kez tekrarlayınız. Böylece; fazla su köpürerek dışarı çıktığı gibi kişiye yeterli solunum da yaptırmış olursunuz.
-Daha sonra ıslak giysileri çıkarıp battaniyeye sarın,
-Yutulan suyu çıkartmak için iki elinizle karnı altından tutarak hastayı yukarı kaldırınız. Bu suretle hava yolundaki suların boşalmasına yardım etmiş olursunuz.
4. Ağızdan Sun'i Teneffüs Metodu
-Kişiyi düz bir yere sırtüstü yatırınız.
-Çenesini yukarı gelecek şekilde başını geriye çekerek solunum yollarını açınız.
-Ağız çevresini temizleyiniz.
-Çeneye bastırarak ağzın açılmasını sağlayıp, diğer elinizle burun deliklerini tıkayınız.
-Derin nefes alıp ağızdan ağıza dakikada 12-15 defa üfleyiniz.
-Göğüs kafesinin yükselip, yükselmediğini kontrol ediniz.
-Solunum normale dönünceye kadar veya HASTANE ye ulaştırıncaya kadar işleme devam ediniz.

ELEKTRİK ÇARPMASINDA İLK YARDIM
Elektrik çarpması sonucunda kas krampları, kırıklar, sinir felci, solunum merkezinin felci, solunum ve kalbin durması olabilir.
-Kesinlikle kendinizi tehlikeye atmayınız.
-Elektrik fişi size yakınsa çekiniz.
-Sigortayı çıkarınız.
-Kuru tahta, sopa, ip, deri kemer ya da kuru gazete tomarı ile yaralının elektrik teli ile olan ilişkisini kesiniz.
-Varsa yanık tedavisi uygulayınız.
-Bilinçsiz ve soluk alamıyorsa ağızdan yapay solunum yapınız.
-Bilinçsiz fakat soluk alıyorsa, şok durumunu önleyiniz, ayaklarını yukarı kaldırınız. Nabız alınamıyorsa kalp masajı yapınız.
-Bilinçli ve soluk alıyorsa, sakin olarak dinlendiriniz. Kendisine gelince ambulansla HASTANE ye gönderiniz.

ŞOK'DA İLK YARDIM
Kelime anlamı SARSILMA demektir. Dolaşım sistemindeki kanın çeşitli nedenlerle azalması, hücrelere yeterli oksijenin gelmemesi sonucu ortaya çıkar.
1.Belirtileri
-Kaza yerinde sessiz, sakin, hiç hareket etmeyen bir yaralının bilinci yerinde olmayabilir.
-Deri soğuktur ve soluktur,
-Soğuk ve yapışkan bir terleme görülür,
-Gözler göz çukuruna batmış şekilde sanki burnu sivrilmiş gibidir.
-Nabız zayıftır ve hızlıdır.
-Solunum hızlanmıştır.
2. Yapılması Gerekenler
-Uygun bir yere sırtüstü yatırınız.
-Etrafındaki kalabalığı dağıtınız.
-Az hareket ettirmeye çalışınız.
-Beynin kan dolaşmasını ve çalışmasını kolaylaştırmak için başta kanama yoksa başı 150-300 aşağı getirip, ayak ucunu 30-40 cm kaldırınız.
-Yakasını, kemerini, gömleğini gevşetiniz.
-Solunum yolu tıkanıklığı varsa gideriniz.
-Gerekirse yapay solunum ve kalp masajı yapınız.
-Kanaması varsa kanamayı durduracak önlemi alınız.
-Kırık varsa atel ile tespit yapınız.
-Soluk almakta güçlük çekiyorsa baş ve göğüs kısmını hafifçe yükseltiniz.
-Battaniye ile örtünüz.
-Yaralı bilinçsiz ise katı yiyecek-içecek vermeyiniz.
-İhtiyaç durumunda dudakları ve dili birkaç damla su ile ıslatınız.

BİLİNÇ KAYBI (HİSSİZLİK) VE İLK YARDIM
Bilinç kaybı, beynin çalışmasındaki geçici bir duraklamadır.
Bilinç Kaybında İlk Yardım
-Yaralı veya hastaya temiz hava sağlayınız ve solunum yollarının tıkanmasını önleyiniz.
-Solunum bozulmuş veya durmuşsa suni solunum yaptırınız.
-Hastayı yana yatırınız.(sağa ya da sola)
-Giysilerinin boyun, göğüs ve bel kısımlarını gevşetiniz.
-Battaniyeye sarınız, sıcak uygulama yapmayınız.
-Yiyecek ve sulu şeyler vermeyiniz.
-Hastayı yalnız bırakmayınız.
-Mümkün olan süratle tıbbi müdahaleye naklediniz.

KIRIKLAR-ÇIKIKLAR-BURKULMALAR'DA İLK YARDIM
1. Kırıklar
Herhangi bir kuvvet zoru ile kemik bütünlüğünün bozulmasına KIRIK denir. Çeşitleri:
a.Açık Kırık
b.Kapalı Kırık
a. Kırıklarda Genel Duygu ve Bulgular
-Kırık yerinde ve yakınında ağrı,
-Dokunmaya karşı hassasiyet,
-Şekil bozukluğu,
-Şişlik, morluk,
-Hareketsizlik ve kuvvetsizlik,
-Kırık kemiklerin birbirine sürtünme sesi.
b. Kırıklarda Genel Tedavi Kuralları
-Eğer deride yara varsa üzerine steril bir pansuman ya da mendil koyup sarınız.
-Yara içinde görülen kemik parçalarını çıkarmaya çalışmayınız. Kanama yapabilir. Damar ve sinirleri yaralayabilirsiniz. O kısmın üzerine steril pansuman koyunuz. Sonra bir bezi simit şeklinde katlayıp delik olan kısmı ortaya gelecek şekilde yerleştiriniz. En üst kısmına kalın pamuk ya da sünger tabakası koyunuz.Sarınız.
-Kırık olup olmadığını önce elbisesi üzerinden hafifçe elle muayene ederek saptamaya çalışınız.
-Önce sağlam tarafın, elbise kolunu çıkarınız. Gerekirse elbise yerini dikiş yerinden sökünüz ya da kesiniz.
-Elle hoyratça muayene etmeyiniz. Kırık yerini oynatmayınız. Ağrı şoka yol açabilir. Kırık kemik uçları damar ve sinirleri yaralayabilir.
-Kırık uçlarını hareketsiz hale getirmek için kırık yerini tespit ediniz. Kol ya da bacağın her iki yanına kalın karton ya da tahta koyup sargı bezi, eşarp, kravat ya da gömlek parçaları ile sarınız.
-Tespit için kullanılan karton, tahta gibi gereçler kırık yerini bir üst birde alt tarafındaki eklemlerin ötesine kadar gelecek uzunlukta olmalıdır. Bu araçlara atel adı verilir. Atellerin deriye gelen kısımları pamuk ve bezlerle beslenmelidir.
-Şok durumuna göre önlem alınız.
-Kanama varsa bilinen önlemlerle kanamasını durdurunuz.
-Kırık yerin üzerine havluya sarılı buz torbası koyunuz.
-Yaralıyı battaniye ile örtünüz. Dinlendiriniz.
-Yaralı kısmı kalp seviyesinin yukarısına kaldırınız.
-Kırılan organı hangi durumda bulduysanız o durumda tespit ediniz. Kırığı yerine koymaya çalışmayınız. Gereksiz dokunmalardan kaçınınız.
-Yaralıyı ambulansla ortopedi ve travmatoloji kliniğine götürünüz.
c. Omurga Kırıklarında İlk Yardım
Çoğu kez yüksek bir yerden düşme ya da trafik kazaları sonucu omurgada kırık ve bazen içinden geçen omurilikte değişik derecelerde yaralanmalar olabilir.
-Yaralıyı muayene etmeden, belinde ya da boynunda ağrısı, başka bir şikayeti olup olmadığını sormadan döndürmeyiniz. Ayağa kaldırmayınız.
-Kesin tanı bilinmedikçe belinde ağrısı olan böyle bir yaralıda kırığın da olabileceğini unutmayınız. Kırık olmadığı kesin olarak saptanıncaya kadar kırık var gibi hareket ediniz.
-Eğer omurgasında bir kırıktan şüpheleniyorsanız, yaralıyı yerinden kaldırmadan altına genişçe bir tahta ya da kapı yerleştiriniz.
-Baş ve boyunun her iki yanına ayakkabılarını ve katlayarak elbiselerini koyarak boynunun oynamasını engelleyiniz. Eğer elinizde kum torbası varsa onu da koyabilirsiniz. Naylon torba içine kum veya toprak doldurarak kum torbası yapabilirsiniz.
-Yaralıyı omuzlar, havsala, uyluk, dizaltı ve ayak bileğinin üzerinden geçecek şekilde geniş bezlerle tahtaya bağlayınız. Böyle taşıyınız. Röntgen çekilip kesinlikle kırık olmadığı saptanmadıkça ayağa kaldırmayınız.
-Aksi durumda kendiliğinden iyi olabilecek bir omurga kırığı, yaralı kişinin kaba muayenesi, ayağa kaldırılması ya da uygun olmayan taşıma koşulları nedeniyle omurilik zedelenmesi olabilir. Bunun sonucu bacaklarda felç, halsizlik, idrarı ve büyük abdestini tutamaması gibi çok önemli sonuçlar doğurabilir.
-Yara varsa steril pansuman koyunuz.
-Şok durumuna göre önlem alınız.
-Ağrısını dindiriniz.
d. Parmak Kırıklarında İlk Yardım
-Kırık olan parmak altına parmak genişliğinde bir tahta ya da eğer elinde varsa hazır dar bir alüminyum şerit (atel) koyarak sarınız. Gerekirse kırık parmağı; yandaki sağlam parmağa flasterle ya da sargı bezi ile sararak tespit ediniz.
-Kırık tarafı kalp seviyesinin üzerinde tutunuz.
-Kırık yer üzerine buz koyunuz.
-Parmaktaki yüzük kesilerek çıkarılmalıdır. (yüzük nedeniyle şişlik olur. Yüzük parmağı sıkarak kangrene çevirebilir.)
-HASTANE ye gönderiniz.
e. Ön Kol Kırıklarında İlk Yardım
-Kazanın olduğu yerde yaralının ceketini çıkarmadan, kırık olan tarafın elini karşı omuza gelecek şekilde kolu göğüs üzerine koyunuz ve göğüse sarınız.
-Ön kolu da üçgen sargı bezi ya da tülbentle boyuna asınız.
-Eğer elinizde tespit için hazır gereçler (atel) ya da tahta, kalın karton varsa kol ya da ön kolun her iki yüzüne bunları uygulayınız. Gömleğinizden yırttığınız bezlerle, kravat, eşarp ya da sargı bezi ile kırık yerinin yukarısından ve aşağısından bağlayınız.
-Kolu göğüs üzerine koyup başka bir eşarp ya da üçgen sargı ile sarınız.
-Ön kolu da üçgen sargı, tülbent ya da eşarp ile boyuna asınız.
-Kırık yer üzerine buz koyunuz. Bilezik varsa çıkarınız.
f. Kürek ve Köprücük Kemiği Kırıklarında İlk Yardım
-Kırık tarafın koltuk altına ufak bir pamuk topağı ya da katı bir bez koyup kolu eşarp ya da tülbentle boyuna asınız.
-Kırık yer üzerine buz koyunuz.
-Yaralıyı oturur durumda ve ambulansla HASTANE ye gönderiniz.
-Eğer üçgen sargı ya da eşarp yoksa yaralı elinizi ceketinizin iki düğmesi arasından içeri sokup aynı taraf ceket eteğini yukarı kaldırıp iğneleyiniz.
-Bir omuz üzerinden gelen sargıyı (katlanmış bir tülbent) karşı taraf koltuk altından geçirip arkada bağlayınız. Diğer sargı ile yanı işlemi karşı tarafa yapıp arkadan birbiri ile ve ilk sargının uçları ile düğüm ediniz. Bunları yaparken omuzları arkaya doğru çekiniz.
g. Bacak Kırıklarında İlk Yardım
-Bacakta kırık varsa kaza yerinde yaralının pantolonunu çıkarmaya çalışmayınız.
-Eğer yara varsa pantolonun dikiş yerinden sökünüz ya da kesiniz. Yara üzerine temiz mendil ya da pansuman koyup üzerinden sarınız. Böylece açık bir kırıkta yaradan mikropların girmesini önlemiş ve kanamanın durmasını sağlamış olursunuz.
-Eğer elinizde uzun tahta ya da kalın karton varsa uzun olanını dışta ayak bileğinden bele kadar, kısa olanını da iç tarafta ayak bileğinden kasığa gelecek şekilde bacağın her iki yanına yerleştiriniz.
-Ayak bileğinin üzerinden diz altından ve üstünden gömlek parçası, eşarp, kravat ya da sargı bezi ile bağlayınız.
-Eğer elinizde tespit için araç-gereç varsa içine katlanmış bez ya da pamuk koyup bacağı yavaşça yerleştiriniz, sonra bunun üzerinden sarınız.
-Eğer elinizde tespit için hiçbir araç-gereç yoksa kırık olan bacağı sağlam bacağa sararak tespit ediniz.
-Kırık yara üzerine havluya sarılı buz koyunuz.
-Sırtüstü yatar durumda ve sedye ile HASTANE ye gönderiniz.
h. Ayak ve Ayak Bileği Kırıklarında İlk Yardım
-Kişinin ayağındaki yaraların üzerine temiz bir mendil ya da pansuman koyup sarınız.
-Yumuşak kare şeklindeki bir yastığın ortasına ayağı yerleştiriniz.
-Yastığın kenarlarını önde birbirine yaklaştırınız, çengelli iğne ile tutturunuz. Gerekiyorsa üzerinde sargı bezi ile sarınız.
-Yastık içine koymadan önce havluya sarılı buz uygulayınız.
-Kalp seviyesinin üzerinde tutunuz.

ÇIKIKLARDA İLK YARDIM
Bir eklemi oluşturan kemiklerden bir veya hepsinin birbiri üzerinde yer değiştirerek normal eklem ilişkisinin değişmesine "ÇIKIK" denir. Çıkık ile eklem kapsülü denen eklemi çevreleyen zar bağları da yırtılabilir. Bu ise sık sık çıkıklara, burkulmalara yol açar. Çıkık olan eklemde ağrı, şişlik, hareket sınırlılığı vardır. Çıkık eklemi bükme ile eklemin tekrar eski çıkık durumuna geldiği görülür.
-Çıkık olan eklemi yerine koymaya çalışmayınız.
-Kırıkta olduğu gibi çıkık eklemi bir şekilde tespit ediniz.
-Çıkıktan şüphelendiğiniz zaman eklemde ve onun yanındaki kemiklerde kırığın, eklem bağında yırtığın da olabileceğini unutmayınız.
-Çıkık eklem üzerinde yarım saat havluya sarılı buz torbası koyunuz.
-Kalp seviyesinin üzerinde tutunuz.
-En yakın sağlık merkezine götürünüz.

BURKULMALARDA İLK YARDIM
Bir eklemin etrafındaki bağların, eklem kapsülü ve diğer yumuşak doku yapılarını; eklemin normal hareket genişliğinin ötesinde zorlanmasına "BURKULMA" denir. Eklemde şişlik, ağrı, morluk olur. Bu yapılar normalden fazla gerilebilir. Hatta yırtılabilir. Hareketler ağrılıdır.
-Burkulmuş eklemi hareket ettirmeyiniz.
-O eklem üzerine yarım saat havluya sarılı buz torbası koyunuz.
-Burkulmuş ayağınızın üzerine basmayınız. Koltuk değneği kullanınız.
-Burkulmuş ayağınızın altına 4-5 yastık koyarak kalp seviyesinin üzerine kaldırınız. Burkulmuş yerinizi sarkıtmayınız. Şişlik, kanama ve ağrı olabilir.
-Burkulma kolunuzda ise kolunuz kalp seviyesi üzerinde olacak şekilde tülbentle kolunuzu boynunuza asınız.
-Kesinlikle sıcak havlu ya da termofor uygulamayınız. Şişliğin artmasına yol açarsınız.
-Ovuşturmayınız. O ekleminizi dinlendiriniz.
-Elastik sargı ile sıkmayacak şekilde sarınız.
-Parmaklarınızı oynatarak kaslarınızı çalıştırınız. Böylece kasların pompalayıcı etkisi ile şişliğin azalmasına çalışınız.
-Her burkulmanın altından bir kırık ya da eklem bağı yırtığı çıkabileceğini unutmayınız.
-En yakın sağlık merkezine götürünüz.

EZİLMELERDE İLK YARDIM
Vücudun bir yerine örneğin kol ya da bacağa ağır bir cisim düştüğü ya da çarptığı zaman deri ve altındaki dokular kaslar ezilir. Yırtılabilir, kanama şişlik olur.
-Elastik sargı sarıp o yerinizi yüksekte tutunuz.
-O bölgeye havluya sarılı buz uygulayınız.
-O bölgenizi dinlendiriniz.

ZEHİRLENMELER VE İLK YARDIM
Zehirli maddelerin vücuda girmesi sonucu ortaya çıkan duruma ZEHİRLENME denir.
1. Zehirlenme Şekilleri
a. Ağız Yolu İle; *Gıda zehirlenmeleri, ilaçlarla olan zehirlenmeler, kimyasal madde ile zehirlenmeler, alkol zehirlenmesi.
b. Solunum Yolu İle; *Karbonmonoksit zehirlenmeleri, diğer zehirli gazlarla olan zehirlenmeler.
c. Deri Yolu İle; *Zehirli gazlar, böcek öldürücü ilaçlarla olan zehirlenmeler, diğer kimyasal maddelerle olan zehirlenmeler.
2. Belirtiler
-Ağızda yanma, özel tat, yutkunma zorluğu, bulantı, kusma, karın ağrısı, karın krampı, ishal, halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi ve terleme,
-Bilinçte değişik derecelerde bozukluk,
-Solunum ve dolaşımda değişik derecelerde bozukluk, hatta durma,
-Önemli durumlarda idrar miktarı azlığı hatta hiç idrara çıkamama,
-Görmede bozukluk, nabızda zayıflama, gözbebeklerinde küçülme, kan basıncında düşme ve havaleler olabilir.
a. Bilinci Yerinde ise;
-Mümkün olduğu kadar çabuk tıbbi yardım isteyiniz bir ambulans (Tel: 112) çağırınız. Zehirlenmenin nedenini biliyorsanız, haber verirken belirtiniz. Ayrıca Zehirlenmelerde Başvurulacak Danışma Merkezini arayabilirsiniz.
-Tıbbi yardım ulaşana kadar hasta yalnız bırakılmamalıdır.
-Kusturarak mide içindekileri boşaltınız.
b. Bilinci Kaybolmuş ise;
-Yan yatırınız.
-Baş ve boyunu arkaya çeviriniz, soluk yolunu açınız.
-Alt çeneyi ve dili öne çekiniz.
-Gerekirse ağızdan ağızdan yapay solunum yapınız.
-Kalp durmuşsa kalp masajı uygulayınız.
-HASTANE ye gönderiniz.
3. Zehirli mantar, Tütün ve Zehirli Diğer Bitkiler ile Olan zehirlenmelerde İlk yardım
-Ağızdan bol su içirerek sulandırınız.
-Parmağınızı zehirlenenin ağzına sokarak kusturmaya çalışınız. Tırnağınız uzunsa hastanın boğazını yaralayabilirsiniz. Tırnağınızı kesiniz.
-Kusarak çıkarılanı saklayınız. Birlikte HASTANE ye götürünüz. Böylece zehrin cinsi saptanabilir.
-Zehirli gıdayı aldıktan sonra 3-4 saat geçmişse müshil vererek dışarı atılmasını sağlayınız.
-İki üç yemek kaşığı tıbbi kömürü bir bardak su içinde karıştırarak içiniz. Tıbbi kömür zehirleri bünyesinde tutar.
-Şoku önleyiniz. HASTANE ye gönderiniz.

83


ÖÇB dizin stabilitesini sağlayan önemli bir ligamandır. Dizin iç tarafında yer alan bu ligaman dizin öne doğru kaçışını %90 oranında engeller. Sıçrama, twist, ani durma tarzı aktivitelerin sıkça yapıldığı spor branşlarında yaralanmalarına sıkça rastlanır. Yaralanma mekanizması spor branşları arasında farklılıklar gösterir. Mekanizmada bacak alt bölümünün sabit kaldığı bir pozisyonda vücut üst tarafına verilen ani zorlayıcı dönme tarzı hareket önemli bir yer tutar Hastalar sıklıkla yaralanma sırasında diz içinde patlayıcı bir ses oluştuğunu tarif eder. Takiben ağrı, şiş ve dizde boşalma önemli şikayetlerdir. Yaralanan kişi sıklıkla aktivitesine devam edemez. ÖÇB'yi zorlayacak bir travmada meniskus ve iç yan bağ hasarları da oluşabilir.
Böyle bir travmayı takiben dize yük vermemek, soğuk uygulamak ilk yapılacak şeylerdir. En kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir. Uzman bir hekimin değerlendirmesi tedavinin seyri açısından önemlidir.
ÖÇB ufak hasarlarında (bağın bir bölümünün kopması, parsiyel yırtık) ve sedanterlerde (ağır aktivitelere katılmayanlarda) cerrahiye ihtiyaç duyulmayabilir. Cerrahi yapılmayan vakalarda rehabilitasyon büyük önem taşımaktadır. Bu konuda uzmanlaşmış kişilerin denetiminde dizin kuvvet ve duyusal (propriyosepsiyon) özelliklerinin geri kazandırılması gerekir. Bu süreç birkaç aylık dönemi kapsamaktadır. Bu sürecin yetersizliği benzer sorunlarla karşılaşmak yanında diz içindeki dokuların daha büyük hasarların artmasına neden olabilir. Bu kişilerde ileri yaşlarda degeneratif artrit riski büyüktür. Ayrıca bu cerrahi uygulanmamış ve iyi rehabilite edilmemiş bireylere kayak, tenis, voleybol gibi aktiviteler önerilmez. Bu bireylerin düz koşu, bisiklet, yüzme gibi aktiviteler katılmasında sakınca yoktur.
Cerrahi (artroskopik) bu konuda uzmanlaşmış bir ortopedist tarafından yapılmalıdır. Otoriter kurumlar uzmanlık kriteri olarak yılda 50 civarı ÖÇB ameliyat yapan ortopedisti tarif etmektedirler. Cerrahi- rehabilitasyonu takiben sporcuların %90;ı yaralanma öncesi aktivite düzeyine dönebilmektedir. Yaralanan bireyin yaptığı spor vb. özellikler göz önüne alınarak patellar tendon, hamstring ve kadavra greftleri tercih edilmektir. Kullanılan her greftin avantaj ve dezavantajları vardır.

Patellar Tendon Grefti:Avantaj ve dezavantajları: Kuvvetli bir greft, cerrahi fiksasyonu sağlam, iyleşme süreci kısa.
Hamstring Grefti:Avantaj ve dezavantajları: Greftin alındığı bölge itibari ile diz ön ağrısı vb. sorunlarla karşılaşma olasılığı az. Patellar tendon kadar güçlü değil. İyleşme süreci patellar tendondan daha uzun.
Kadavra Grefti:Avantaj ve dezavantajları: Hastadan alınan dokuya (grefte) ihtiyaç yok. Yaşlı hastalarda hastadan alınan greftin olası zayıf özelliklerinden dolayı tercih nedeni olabilir. Vücudun dokuyu kabul etmemesi ile ilgili sorunlarla karşılaşılabilir.
Bu dokular açık cerrahi ile alınır. Bunun için yallaşık 3-4 cm lik küçük kesiler kullanılır. Daha sonra artroskopik olarak (gelişmiş merkezlerde) diz içindeki ÖÇB artıkları temizlenir ve ÖÇB nin orjinal yerlerine uyan tibia ve femur kemiklerine 2 tünel açılır. Bu tüneller içine alınan doku yerleştirilir ve uygun gerginlikte tünellere vida, tel çivi gibi maddelerle fikse edilir. Ameliyat sonrası genellikle dizlik uygulanır.
Ameliyat sonrası
Hastalar birkaç gün hastanede yatarlar, dize bir tesbit edici bir breys uygulanır. Hastaya koltuk değneği ile yük vermesine izin verilir. Sonrasında Fizyoterapi başlanır. Düz koşu ve bisiklete yaklaşık 3. ayda izin verilir.
Cerrahinin başarısı yanında cerrahi sonrası uygulanacak rehabilitasyon programının da aktivitelere sorunsuz dönüşte önemi büyüktür. Rehabilitasyon kliniklerinde klasik ve hızlandırılmış olmak üzere 2 farklı rehabilitasyon programı uygulanmaktadır. Ekstrem özellikleri olmayan patellar tendon greftli hastalara uyguladığımız program çerçevesinde sıklıkla hastaların büyük kısmı 4-4.5 ay civarı bir dönemde branşa özgü antrenmanlarına geri dönebilmekte ve sıklıkla 5-5.5 ay civarında lig maçlarını yapabilmektedirler.

OPERASYONA KARAR VEREN HASTALARA UYARILAR
Operasyon sırasında ve sonrasında erken dönem olası komplikasyonlar;
Enfeksiyon;
İyi ameliyathana koşullarında artrokopik operasyonlarda enfeksiyon oranı % 1 in altındadır. Enfeksiyon olursa yeniden bir artroskopi ile eklemin yıkanması, ileri enfeksiyonlarda operasyonda konulmuş olan vidaların ve greftin çıkarılması gerekebilir.
Enfeksiyon olmaması için anestezi sırasında damardan antibiotik verilmektedir. Ayrıca kullanılan aletlerin sterilizasyonuna çok dikkat edilmektedir.
Derin ven trombozu (toplar damarlarda kan pıhtılaşması);
Bu komplikasyon %5 in altındadır. Genellikle 3. günden sonra görülme olasılığı başlar, 6-0. günler en fazla görülür. Ancak nadiren de olsa operasyondan aylar sonra da görülebilmektedir.Derin ven trombozlarınının da % 5-10 kadarı (tüm hastaların 10 binde 5-10 u ) pıhtının koparak akciğere veya beyine giderek hayati risk yaratabilir. Hastaların bazılarında ek risk faktörleri vardır. Bunlar kadınlarda doğum kontrol hapları kullanılması, hastaların daha önce derin ven trombozu geçirmiş olması, bacaklarda varis bulunması, ailevi yatkınlık vb.
Derin ven trombozundan korunmak için kan sulandırcı ilaçlar, operasyon sonrası antiembolik çoraplar giydirilmesi, yatak içi egzersizler ve erken ayağa kaldırarak yük verme riskleri azaltmaktadır. Eğer hastalarda ek risk faktörleri varsa bu uygulamalar daha da uzatılmaktadır.
Teknik hatalar;
Ön çapraz bağ ameliyatları teknik olarak son derece komplike operasyonlardır. Bu nedenle teknik hatalara bağlı komlikasyon olasılığı her zaman ve her yerde olabilmektedir. İyi ellerde teknik hatalara bağlı komplikasyonların riskleri çok azalmakta ve sonuca etki eden teknik hatalar çok nadiren oluşmaktadır.
Ameliyat sonrası süreç;
Hastalar ameliyathaneye alındıktan sonra önce uyutulmakta, steril ortam için ilgili bacak silinmekte ve örtülmekte sonrasında artroskopinin sistemleri kurulmaktadır.Bu ortalama 40 dakika bir zaman gerektirmektedir. Operasyonun deneyimli ellerdeki normal süresi 2 saat civarındadır. Dizdeki diğer sorunlar (menisküs, kıkırdak gibi) da aynı anda opere ediliyorsa bu süre uzayabilir. Operasyon sonrası hastalar 30 dakika-1 saat arasında ayılma odasında bekletilmekte ve sonra da odalarına alınmaktadır.
Hastalar odalarına alındıktan sonra 2 saat içinde tamamen uyanık hale gelmektedir. Genellikle fazla bir ağrı olmamaktadır ve ağrı ağrı kesicilerle tamamen kontrol edilebilmektedir. Hastaların dizinde(kliniklerde uygulama farkları vardır) içeride biriken kanı boşaltmak için dren, elastik bandaj, bacağa giydirilmiş antiembolik çorap ve hareketi sınırlayıcı bir dizlik bulunur. 3-4 saat sonra hastalara yemek verilir. Yemek sonrası hastaların koltuk değneği ile kalkmalarına izin verilir. Ayağa kalkmadan önce 5 dakika kadar oturarak başın dönmediğinden emin olunmalı, baş dönerse uzanarak 1 saat sonra ayağa kalkma yeniden denenmelidir.
Hastanede (uygulamalar farklı olmakla beraber) 2-3 gün kalacakınız. 2. gün fizyoterapist gelerek size yatakta yapmaya başlayacağınız egzersizleri gösterecek ve CPM denen dizinize hareket verecek bir alet bağlayacaktır. Bu elektrik motorlu bir alettir ve fizyoterapistinizin göstereceği biçimde kumandayı kullanarak 2 saat diz hareket açısını 30 dereceden başlayayarak arttıracaksınız. 2 saat sonunda 2 saat ara verilecek ve tekrar başlanacaktır. 2-3. gün sonunda diziniz 90-100 derece bükülüyor olacaktır. Dreniniz 2. veya 3. gün çekilecek ve pansuman yapılacaktır. Hastanede kaldığınız sürece dizinize buz uygulanacaktır. İlk 2 gece 38 civarında ateişiniz olabilir, enfeksiyon anlamına gelmez. Enfeksiyon bulguları 3. günde başlar.
Eve döndükten operasyon sonrası 7. gün sonuna kadar bacağınızı uzatarak yatabilir veya oturabilirsiniz. Bu sırada buz uygulamaya devam etmelisiniz. Yemek için ayağınızı yere koyarak oturabilir ve ihtiyaçlarınız için koltuk değnekleri ile ameliyat olan bacağınıza yükü yarı yarıya azaltarak basabiliriniz. Bu dönemde dizinizdeki bandajı ve çorabı kesinlikle çıkarmayın. Egzersizlerinizi aksatmada hergün tarif edildiği şekilde yapınız. Bu dizinizin içinde kanama ve şişmeye neden olabilir.Bu sırada kan sulandırıcı ilacınızı kullanmayı aksatmayınız ve ağrınız olursa ağrı kesicinizi alınız. 5.günden sonra 1-2 saatliğine ofisinize uğrayıp oturarak çalışabilirsiniz. Dikkat; ateşiniz 38 derece üzerine çıkar, bacakta ağrı-ayak parmaklarınızda şişme olursa doktorunuzu derhal arayın.
7.günden sonra ofisinizde oturarak 5-8 saat çalışabilirsiz. Eğer işinizi organize edebilirseniz 10gün ofise gitmemenizi öneririz. 10. gün yaranız doktorunuz tarafından görülecektir ve uygunsa dikişleriniz alınır yada dikiş alınması 15. güne ertelenebilir. Dikiş alındıktan sonra fizik tedavi başlanır. Bazı hastalarda fizik tedavi 3.hafta sonuna ertelenebilir. Fizik tedaviniz genellikle haftada 3 gün olmak üzere 3. ayın sonuna kadar devam edecektir. Fizik tedavi operasyon gibi deneyimli fizyoterapistler tarafından yapılmalıdır. Sonuç ta kaliteli fizik tedavi en etkili faktörlerden biridir.
10-15. gün koltuk değnekleri bırakılır. Fakat yürürken dizliğinizi mutlaka takmalısınız. Doktorunuz veya fizyoterapistiniz 3-4. haftada dizliğinizi çıkarmanızı söyleyecektir. Bu dönemde kendinizi çok iyi hissedeceksiniz fakat halen son derece tehlikeli bir aşamadasınız. 8. haftadan sonra daha aktif olabilirsiniz, araba kullanabilirsiniz fakat sportif aktivite halen yasaktır. 4. ay sonunda fizyoterapistiniz sportif aktivitelere yavaş yavaş başlatabilir. Amatör sporcularda tam spora dönüş 6ay sonundadır.

84
FAYDALI BİLGİLER / ENERJİ VE SPOR İÇECEKLERİ
« : Aralık 29, 2008, 03:41:55 ÖÖ »
ENERJİ İÇECEKLERİ
Enerji içeceği, karbonhidrat (glikoz, sukroz, maltodekstrin, fruktoz), stimülan (kafein, guarana), suda çözünen vitamin (B6, B12, niasin, pantotenik asit), aminoasit (taurine, glutamin, branched-chain amino asit) ve bitkisel ilavelerin bulunduğu alkolsüz bir içecektir. Enerji içeceklerinin içerisinde bulunan maddelerden özellikle karbonhidratlar, vücudun gereksinim duyduğu suyun alınımını engellediği için, çok ağır müsabakalarda yetişkin sporculara ancak antrenör, beslenme uzmanı ve spor hekimi gibi profesyonellerin ortak kararıyla verilmelidir. Sıvı emiliminin yavaşlamasına ve mide-bağırsak problemlerine yol açması nedeniyle, fiziksel aktiviteden hemen önce veya sırasında değil, aktiviteden 15-30 dakika sonra tüketilmesi önerilmektedir.
Stimülan olarak guarana, ephedrine, gingseng, gingko biloba gibi maddeler kullanılsa da en çok kafein bulunur. Enerji içecekleri kutu başına (330 ml) 80 mg kafein içerir. Bu ortalama bir fincan kahve, iki fincan çay ve iki kutu kolalı içeceğe eşdeğerdir. 6 mg/kg kafeinin fiziksel performans üzerinde güçlü ve kısa süreli bir etkisi söz konusudur. Bu etkisini, vücuttaki yağın enerji kaynağı olarak kullanımını arttırarak göstermektedir.
Kafein, santral sinir sistemi, kalp kası ve solunum üzerinde etkilidir. Doz aşımında laksatif ve diüretik etkisi artarken, uykusuzluk ve sinirlilik hali yaratır.
Enerji içeceği, bu nedenlerden dolayı, kafeine duyarlı kişilere, hamilelere, kalp ve tansiyon hastalarına ve 14 yaşından küçük çocuklara önerilmemektedir.
Enerji içeceğinde bulunan amino asitlerden taurine kalp kasında kasılma yaratırken glutamine, aktivite sonrası hastalarda kaslarda glikojen depolanmasını arttırır. Branched-chain amino asit (BCAA) ise beyin tarafından seratonin salgılanmasını arttırır.
Çoğunlukla suda çözünebilen B vitamini kompleksi içeren enerji içeceklerindeki mineral oranı spor içeceklerinden daha azdır. Bu içeceklerde bulunan çözünmüş oksijen metabolizmayı hızlandırarak laktik asit seviyesinin düşmesine ve performansın yükselmesine neden olur.

SPOR İÇECEKLERİ
Spor içeceği, sporcular tarafından, yarışmalarda performansı arttırmak, sıvı ve elektrolit kaybını telafi etmek amacıyla sıklıkla kullanılır. Günümüzde spor içeceklerinin tüketimi çocuk ve genç erişkinlerde hızla artmaktadır. Artan tüketim, epidemiyolojik, laboratuvar ve klinik çalışmaların bu içecekler ve olumsuz etkileri üzerinde yoğunlaşmasına neden olmuştur.
Spor içecekleri genellikle karbonhidrat, sodyum ve potasyum içermektedir ve bu içeceklerde bulunan karbonhidratlardan glikoz, kas, beyin ve kan hücreleri tarafından kullanılan en önemli enerji kaynağını oluşturmaktadır. Glikoz, sukroz ve fruktoza göre çok daha hızlı absorbe olmaktadır. Meyve suyu gibi içeceklerin esas karbonhidrat kaynağı olan fruktozun fazladan enerji kaynağı olmadığı gibi, mide-bağırsak bozuklukları da oluşturabileceği gösterilmiştir. Bu nedenle, spor içeceklerinde fruktoz yerine glikoz tercih edilmektedir. Spor içecekleri genel olarak karbonhidrat yükleyiciler, sıvı replasmanlar ve besleyici ek içecekler olmak üzere üç tiptir.
Karbonhidrat Yükleyiciler: Egzersizlerden bir hayli önce veya egzersiz sonrası kullanılırlar. % 10 dan fazla karbonhidrat içerdiklerinden midede yavaş emilirler. Vücudun enerji depolarını yükseltmeye yardım ederler ve yüksek düzeyde karbonhidrat sağlar. Bu, vücuda müsabakalardan günler öncesinden yükleme yapacağı gibi, kaybedilen enerjiyi yerine koymaya da yarar (piyasada Lucozade ). Sıvı Replasmanlar : Bu içecekler egzersiz sırasında alınacağı için, midenin tıkanmasını önlemek ve vücudun ihtiyacı olan su ve enerjinin alınmasını sağlamak için, % 5 ? 8 karbonhidrat içermesi gerekmektedir. (piyasada Exceed, Gatorade, Powerade)
Soğuk içecekler ( 10 ? 15 derece de) sıcak içeceklerden daha çabuk emilirler. Bu enerjinin daha çabuk alınmasına yardım eder.
Besleyici Ek İçecekler: Bunlar beslenme sağlayan, normal yiyeceklerden alacağımız, ama sıvı halde daha çabuk sindirilecek olan, vitamin, mineral, protein ve enerjiyi içerir. Yoğun antrenman dönemlerinde alınmasında yarar olabilir.
Enerji ve spor içecekleri, meyve suları ve gazlı içeceklerle benzer asidojeniteye sahiptir ve pH? ları çok düşüktür. Piyasada bulunan enerji ve spor içeceklerinin pH değerlerini 1,5-3,5 arasındadır

85
FAYDALI BİLGİLER / KALORİ CETVELİ
« : Aralık 29, 2008, 03:41:19 ÖÖ »


ENERJİ İHTİYACI
Kalori bir enerji ölçüsüdür. Yiyeceklerin verdiği enerji ve vücudun harcadığı enerji kalori cinsinden ölçülebilmektedir. Bir kalori bir gram suyun sıcaklığını bir santigrat derece arttırmak için gereken ısı miktarı olarak tanımlanabilir.Bir kalori çok küçük enerji miktarı olduğundan egzersizler sonucu harcanan enerji veya yiyeceklerin enerji içeriği belirtilirken kilokalori tanımı daha çok kullanılır.Kilokalori C harfiyle yada 1000 kalori olarak gösterilir.Kaloriler, karbonhidrat,yağ,protein ve alkolden sağlanabilir.Bir besinin kalorisi enerji içeriğini belirtir.Protein ve karbonhidratların birer gramları 4'er kalori verirken,Bir gram yağ 9 kalori,bir gram alkol ise 7 kalori vermektedir.
Sporcuların kalori harcamaları yaş,cinsiyet,vücut ağırlığı,vücut yapısı,metabolik oranları ve fiziksel aktivite düzeylerine göre değişiklik gösterir
Kilogram vücut ağırlığı başına kalori ihtiyacı çocuklarda en yüksektir.Çünkü,dokuların gelişimi ve büyüme kalori gerektiren işlevlerdir.İlerleyen yaşlarda kalori ihtiyacı düşer.
Vücut ağırlığı kalori ihtiyacını doğrudan etkiler.Çünkü daha ağır bir vücut ile çalışmak daha çok kalori gerektirir.Vücut daki yağ oranında kalori ihtiyacı için önemlidir.Çünkü,kasların kalori ihtiyacı yağlara göre daha fazladır.Bu sebepten aynı ağırlığa sahip iki sporcudan yağ oranı düşük olanının kalori ihtiyacı daha fazla olacaktır.Erkekler kadınlardan daha az yağ oranına sahip oldukları için kalori ihtiyaçları daha fazladır.
Metabolik oranlardaki çeşitli değişmeler kalori ihtiyacını etkiler.Bu oranlar %10-20 arasında değişir.Fiziksel aktivite fazladan 1000-1500 kalori arasında ek bir gereksinim doğurur.Eksersizlerle harcanan kalori miktarı aktivitenin süresine ,yoğunluğuna ve sporcunun ağırlığına göre değişiklik gösterir.
Enerji sarfiyatı efor gücü ile yakından ilişkilidir:Koşma hızının 3.3m/sn den iki katına 6.6m/sn ye çıkarıldığından enerji gereksinimi 8 kat artar.Yüzmede hızın 3 katına çıkarılmasında 0.33m/sn den 1m/sn ye 5 kat enerji gerektirir.
Bir sporcunun enerji ihtiyacının hesabı çok kolay değildir.Çünkü çalışma süresince yeterli beslenmesi idmanda harcadığı ortalama enerji ve yarışmada harcadığı enerji dinleme durumu ve yeterli uyku gibi bütün durumların bilinmesi gereklidir.

70 kg. ağırlığındaki bir insanın kalori harcamaları:
HARCANAN KALORİ : Yürümek ( 3,5 Km/Saat) 3 Kcal./dakika, Koşmak ( 10 Km/Saat) 11 Kcal./dakika, Yüzmek ( 3 Km/Saat) 7 Kcal./dakika, Bisiklet ( 15 Km/Saat) 6 Kcal./dakika, Tenis 7 Kcal./dakika, Aerobik dans 6,5 Kcal./dakika, Masa tenisi 5 Kcal./dakika.

86
FAYDALI BİLGİLER / SPOR YARALANMALARINDA SOĞUK UYGULAMASI
« : Aralık 29, 2008, 03:40:31 ÖÖ »
Sportif aktiviteler sırasında oluşan travmalar, genelde iskelet sisteminde, kemik, yumuşak doku ve iç organları içermektedir. Bunlar, direkt veya endirekt mekanizmalarla meydana gelmekte ve değişik sporlarda değişik şekillerde kendisini göstermektedir.
Sportif hayatta, cinsiyet, antropolojik oluşum ve yaş gurubu önemli özellikler taşımaktadır. "Kadın, erkek", "çocukluk çağı, orta ve ileri yaş" guruplarında uygulanan spor çeşitleri farklılıklar göstermekte ve bu nedenle değişik yaralanma şekilleriyle ortaya çıkmaktadır.
Müsabaka sporları ve zevk için yapılan sporlar arasında dikkatin yönlendirilmesi bakımından önemli farklar vardır. Müsabakalar sırasında oluşan hırs birikimi travmanın enerjisiyle doğru orantıdadır. Bu sırada meydana gelen yaralanmalar genelde dikkatin kontrol dışı kalmasından oluşmaktadır.
Sporcuların eğitimlerinde otokontrol ve konsantrasyon prensiplerinin iyi bir şekilde anlatılmasının önemi çok büyüktür.
Sporcu sağlığında, koruyucu hekimlik ve tedavi edici gurup farklı düzeylerde, ancak birbirleriyle bağlantılı olarak görev yapmak zorundadır.
Sportif aktivite sırasında oluşan travma, iyileşme ile sonuçlanabilir, ancak bunun tam tersi, yaralanma sonrası hareket kaybı daha sonra fonksiyon yetmezliği, iyileşmede gecikme, spora zamanından erken dönüş ve sakatlıkların devamı ve spor hayatının sonlanması gibi durumlar her sporcunun korkulu rüyasıdır.
Sportif travmaya maruz kalan dokular şu şekilde sıralanmaktadır:
Bağlar % 38.4, Kas dokusu % 13.8, Tendonlar % 18.9, Kıkırdak doku % 6.8, Kemik doku % 7.2, Bursalar % 6.5 ve diğerleri %8.3

Sportif travmaya maruz kalan bölgeler ise sırasıyla şunlardır:
Diz eklemi % 32.9, Ayak bileği % 16.3, Kalça ve Kasık bölgesi % 6.0, Omuz eklemi % 6.1, Ayak % 4.7, Uyluk bölgesi % 4.8, Vertebra % 4.85, Dirsek eklemi % 3.9, El bileği-el % 3.2, Diğerleri % 10.4....

Yaralanmaya bağlı, yaralanmış bölgede şişme ortaya çıkar. Ortaya çıkan bu şişliğin iyileşmeyi olumsuz etkilemesi nedeniyle, yaralanmanın erken evrelerinde hızla giderilmelidir. Yaralanmayla beraber var olan ağrının da başarıyla yok edilebilmesi için soğuk uygulaması oldukça başarılı bir yöntemdir.
Soğuk uygulamasında en çok buz kullanılır. Yaralı bölgeye belirli bir süre uygulamada bulunmanız Sizi yakınmalarınızdan kurtaracaktır. Ancak buzu belirli bir süre uygulayabilirsiniz. Önce derinizde bir soğukluk hissedersiniz, sonra ağrınız azalır. Soğuma ilerledikçe yanma başlar ve sonunda o bölge uyuşur. Uyuşmayı hissettiğiniz anda soğuk uygulamasını kesmeniz gerekir. Uyuşma hissini, ağrınızın kesildiği andaki "uyuşma" hissiyle karıştırmayınız. Ancak çok uzun süre buz uygulamayınız. Çünkü uzun süreli uygulamalarınız donmalara ve sinir yaralanmalarına neden olabilir.
Soğuk uygulamasının süreleri uygulanan bölgelere göre değişir. Kemikli bölgelerde aşağıda yapılan uygulama önerilerinin kısa olanını, yağ tabakasının kalın olduğu bölgelerde soğuğu uzun uygulayabilirsiniz.
Soğuk uygulamalarında her zaman buz ya da soğutucu ile deri arasında ince bir bez kullanınız. Bu derinizin zarar görmenizi engelleyecektir.
Soğuk uygularken buzun kullanılması oldukça kullanışlıdır, ancak başka soğuk yayan araçlar da vardır. Aşağıda bu buz ve diğer araçlar kendi aralarında karşılaştırılmıştır:

BUZ TORBASI
Kullanılan en eski yöntemdir. Bir poşete buz doldurun ve bir ince bez üzerinden deriye uygulayın. Buz torbasının derin dokuları soğutma etkisi iyidir ve uzun etkilidir. Buz masajı gibi soğutucu yöntemlerden daha etkindir.
OLUMSUZLUĞU: Buz torbasını bedenin belirli biçimini almasında yetersiz kalmaktadır. Poşeti tamamen buz ile doldurmazsanız ya da daha küçük parçalı buz kullanırsanız, daha kolay bedene uyar. Buza alternatif dondurulmuş bezelye, mısır ya da nohuttur. Böylece torbanın kolunuza ya da bacağınıza kolay yerleşir. Torba ile deri arasına ince bir havlu ya da bez koymayı unutmayınız.
UYGULAMA SÜRESİ: 10-30 dakika.

JELLİ PAKETLER
İçinde defalarca dondurulup, çözülebilen jel bulunur. Jelli paketleri kullanıma hazır olmak üzere buzluğunuzda saklayınız. Paketler donmalarına rağmen esnekliklerini korumaktadırlar ve böylece bedeninize kolay uyum sağlar.
OLUMSUZLUĞU: Jellerin soğutma özellikleri daha fazladır. Bu nedenle kullanımlarında özel dikkat gerektirirler. Bu nedenle asla doğrudan deriye uygulamayınız ve bir havluya sarınız.
UYGULAMA SÜRESİ:10 dakikadan uzun süre uygulamayınız.

KİMYASAL BUZ TORBALARI
Herhangi bir buzluğa konulmadan, torbaya yapılan sıkıştırılma hareketi ile soğukluk yaratır. Özellikle saha koşullarında ve doğa koşullarında kullanışlıdırlar.
OLUMSUZLUĞU: Fazla soğutmazlar, ama yine de iyi bir ilk yardım aracıdır.
UYGULAMA SÜRESİ: Çok fazla soğutmadığı için 30 dakika süreyle doku üzerinde tutulabilirler. Torba doğrudan deri üzerine uygulanabilir.

İMERSİYON
Yaralı ayak, dirsek ya da elin buz parçalarıyla dolu kovaya konmasıdır. Bu yöntemle yaralı bölge tamamen buz ile temas eder.
OLUMSUZLUĞU: Başka beden bölgelerine kolayca uygulanamıyor.
UYGULAMA SÜRESİ:10-20 dakika.

BUZ MASAJI
Dairesel hareketlerle buzun deri üzerine sürtülmesidir. Kolayca yapılır ve yaralı bölge doğrudan hedef alınır.
OLUMSUZLUĞU: Uygulanan soğuk, diğer yöntemlere göre daha kısa ve daha az derinlere nüfus eder.
UYGULAMA SÜRESİ: Ayak bileği gibi kemikli bölgelere uygulandığı durumlarda 7-10 dakika, deri altı yağ dokusunun kalın olduğu bölgelere uygulandığında iki misli süreye gereksinim vardır.

Yaralanmaların erken evrelerinde buzun yararı büyüktür. Ek yöntemlerin de uygulanmasıyla doku yangısı daha hızlı gerileyecektir (dinlendirme, sıkıştırma). Buzu ya da soğuğu belirli aralıklarla uygulayınız. Uygulamalar sırasında bedeninizin sesini dinleyin. Derinizin zedelenmesine izin vermeyin.
Erken evrede doku şişmesine neden olabileceği için, yaralanmalardan ancak 48-72 saat sonra ısı uygulamasına geçiniz.


87
FAYDALI BİLGİLER / SPOR AYAKKABI SEÇERKEN
« : Aralık 29, 2008, 03:39:56 ÖÖ »
Ayaklarınız günlük etkinliklerinizde bile yeterince yük altına girmektedirler. Spor yaparken beden ağırlığınızın 3-4 katı fazlası ayaklarınıza yük olarak biner. Bu nedenle spor sırasındaki kullanacağınız en önemli giyim eşyası spor ayakkabınızdır.
Seçeceğiniz ayakkabı ayağınıza iyi oturmalıdır. Ayağınızda bulunan 26 kemik ve bunlarla ilişkili eklem ve bağlar ayağınızda bir uzunlamasına, bir de enlemesine kemer (ark) oluştururlar. Ayakkabınız bu kemerleri iyi desteklemelidir.
Ayağınızda bir sorun ya da eski bir yaralanma varsa, hekiminize danışarak tabanlık ya da ortotik kullanılarak spora bağlı olası sorunlarınız engellenebilir.
Ayakkabının tabanı spor sırasında maruz kalınan darbe ve basıncı emebilme özelliğine sahip olmalıdır. Diğer yandan dayanıklı da olmalıdır. Tabanda tırtıllar varsa, bunlar uzun olmamalıdır ve tüm ayakkabı tabanına yayılmalıdır.
Ayakkabının ön ucu esnek ve yumuşak olmalıdır. Koşu sırasında ayak parmaklarının bükülmesine izin vermelidir. Ayakkabının ucu en az 45 dereceye kadar bükülebilmelidir. Tabanın orta kısmı ise bükülmemelidir. Ayakkabının topuk kısmı ise yumuşak ve kalın olmalıdır ve darbeleri rahatça emebilmelidir; ayrıca ayak tabanını iyice sarıp hareketini engellemelidir. Böylece burkulmalar ve su toplanması engellenmiş olur. Topuktan yukarıya doğru aşil kirişini koruyucu bir yastıkcık bulundurmalıdır.
İç tabanı arkları desteklemelidir ve taban özellikle parmakların bulunduğu uç kısmında yukarıya doğru kalkıp, ayak parmaklarını yandan sarmalıdır. Böylece nasır ve diğer parmak zedelenmeleri engellenmiş olur.
Ayakkabının sayası hareketli ve sağlam olmalıdır. Ayağınızın solumasına izin vermelidir. Ayağı iyi sarıp, burkulmasına izin vermemelidir. Bazı spor türlerinde (örn. Basketbolda) ayak bileğini de kapsaması arzu edilir.
Ayakkabının dili ve kenarları yumuşak kavçuklu olmalıdır. Bağcıkların ayak bileği hareketini fazla engellemeden, mümkün olduğunca yukarıda bağlanması arzu edilir. En uygun ayakkabı ayağı sıkmadan, sıkı biçimde ayağa oturanıdır. Ancak ayak parmaklarınıza da yeterince hareket olanağı sağlamalıdır. Birinci ayak parmağı ile ayakkabı ucu arasında 1 cm'lik boşluk olmalıdır.
Ayakkabılarınızı uzun ömürlü olmaları için çorap ve ayakkabılarınızı sıkça değiştirmelisiniz, ayakkabılılarınızı temiz tutup, dinlendirmelisiniz; onları kalıba almalı ve doğal koşullarda kurumalarına izin vermelisiniz (güneşte ya da ocağın karşısında kurutmayın çünkü derinin setleşmesine neden olur). Ayakkabının iç tabanı erkenden yıpranacağı için, onu değiştirmenizde yarar vardır.
Ayakkabı alırken, sporda giyeceğiniz çoraplarla ve öğleden sonra deneme yapın. Hatta mağazanın içinde yürüyerek ya da koşarak ayakkabının uygunluğuna bakın. Yapacağınız spor türüne uygun ayakkabılar bulunur. Örneğin koşacaksınız topuk tabanı kuvvetli, tenis oynayacaksanız yanları destekli, yürüyecekseniz tabanı sert, iç tabanı yumuşsak ve katı topuk desteği olan bir ayakkabı önerilir Size.
Düzenli spor yaptığınız durumda, ayakkabınız 6-9 ayda aşınacaktır. Bunun için aşınmalara dikkat edin, çünkü bunlar yaralanmalara ve ağrılara neden olabilirler. Ortalama 750-800 km'lik bir koşu mesafesinden sonra aşınmalar had safhaya ulaşır.


Sporcunun hayatında ayak ve ayakkabıların ayrı bir yeri mevcuttur. Spor için ayakkabı seçimi çok önemlidir. Ayakkabının özellikleri yapılacak spora göre değişir ve hepsi mutlaka ortopedik destek içermelidir. Bunun anlamı, mutlak pahalı ve gösterişli ayakkabı alınması değildir. Seçilecek ayakkabı, yapacağınız spora uygun olmalıdır. Spor ayakkabısının görevi, sporcunun en üst performansını ortaya koymasını sağlarken ayağı spor aktivitesinin getirdiği sorunlardan korumaktır. Tenis ve benzeri raket sporları, oyun sırasında yana hareketlerin kullanıldığı bir spordur ve ayakkabının yeterli yan desteği sağlayıcı özellikte olması gerekmektedir... Atletizmde ise koşular genellikle düz bir çizgi üzerinde yapılır. Yan destek burada çok önemli değildir... Yine koşu ve aerobik ayakkabıları daha geniş buruna, daha fazla şok emici özelliğe ve daha iyi içe dönme kontrolüne sahiptirler. Yürüyüş ayakkabıları daha çok tenis ayakkabılarının özelliklerini taşır. Uzun mesafe koşucuları daha çok topukları üzerine temas ederler. Sprinterler ise ön ayak temasını kullanırlar. Orta mesafe koşucuları ise yere temasta ön, orta ve arka ayağı değişken olarak kullanırlar. İyi bir koşu ayakkabısı parmakların ayakla birleştiği ve ayakkabının en geniş olması gerektiği bölgede esneyebilmeli ve topuk kısmında hafif bir yükseltiye sahip olmalıdır. Spor ayakkabısı alırken her şeyden önce ayak yapınız hakkında bilgi sahibi olmalısınız. Islak ayakla sert bir zemine bastığınızda bıraktığınız ayak izi tabanınızın şekline tıpatıp benziyorsa ya da parmak izlerinizle topuk arasında yeri kaplayan belirgin, kalın bir iz oluşuyorsa düşük tabanlısınız demektir. Eğer parmak izleriniz ile topuk arasında sadece ince bir çizgi görünüyorsa yüksek tabana sahip olduğunuz anlaşılmaktadır. Orta kavisli bir ayak bu ikisi arasında özellik gösterir. Yüksek tabanlı ayaklar yeterince esnek olamadığından yastıklı ve esnek bir ayakkabıya ihtiyaç gösterir. Düşük tabanlılar, aşırı esnek bir ayağa sahip olduklarından hareketi kontrol edebilecek ayakkabıları tercih etmelidirler. Sık burkulan bir ayağa sahipseniz, yüksek konçlu, tabanda ağrı ve gerginlik şikâyetiniz varsa özel arka desteği olan ayakkabılara yönelmelisiniz. Bir koşu ayakkabısının ortalama ömrü 500 - 900 kilometredir. Haftada 35 kilometre koştuğunuz varsayımıyla ayakkabılarınızı ortalama 2 senede bir yenilemelisiniz. Bu nedenle ayakkabınızın hâlâ yeni görünmesi sizi yanıltmasın. Ayakkabıları alırken bir başka dikkat edeceğiniz husus, günün yorgunluğundan ayaklarınızın en büyük halini aldığı akşam saatlerinde alınması, pamuklu spor çorapları giymiş olmanız ve mutlaka her iki ayağınızda da denenmesidir. Ayakkabının burun kısmında en uzun parmağınızın ucundan bir parmak genişliği kadar boşluk kalmasına özen gösterin

88
FAYDALI BİLGİLER / SARGI (BANDAJ)
« : Aralık 29, 2008, 03:38:40 ÖÖ »
Pansumanları yerinde tutmak, organları uygun bir şekilde sarmak, tesbit etmek, gerektiğinde o bölge üzerinde basınç uygulamak vücudun o kısmının hareketini azaltmak ya da bütünüyle engellemek ve vücudun bir kısmının kan akımını azaltmak amacı ile kullanılan malzemeye denir.
SARGI ÇEŞİTLERİ :
1. Silindir (Rulo) Sargılar
2. Üçgen Sargılar
3. Özel Sargılar
1- SİLİNDİR (RULO) SARGILAR :

Spiral sargı : Vücudun kalınlıkları aynı olan yerlerinde uygulanır.
? İlkyardımcı yaralıya dönük.
? Rulo sağ elde.
? Sargının ucu sol elde.
? Bilek kısmında iki kez tesbit yapınız.
? Sargıyı aşağıdan yukarıya, içten dışa ve birbiri üzerine 2/3 oranda örtecek şekilde sarınız.
? Sargı çok bol veya damarları, sinirleri sıkıştıracak kadar da sıkı sarılmamalıdır.
? Sarılma bittikten sonra; serbest kalan uç ikiye ayrılarak bir düğüm atıldıktan sonra o bölge etrafında dolanarak bağlanır ya da sargı ucu kendi üzerine çengelli iğne ile veya flasterle tutturulur.
Kol ve Bacaklarda uygulanır.
? İki kez bilekte tesbit yapınız.
? Birkaç kez spiral şeklinde sarınız.
? Kalınlık farkı olduğu kısımdan itibaren ters spiral sarıma geçiniz.
? Sarılışı, aynı yere geldiğinde aşağıya kendi üzerine doğru kıvrılır.
? Kalan uç flaster ya da çengelli iğne ile tutturulur.

Sekiz sargı : Özellikle diz, dirsek gibi eklem bölgelerinde ya da bu bölgelerin yakınlarının sarılmasında uygulanır. Sarım, Sekiz sayışı yapacak şekilde, bir aşağı ve bir yukarı kısımdan dolanarak yapılır.
Spika sargı : Özellikle omuz, kalça eklemi gibi yerlerin sarımın-da kullanılır. Omuz ekleminde kolun üst kısmı sarıldıktan sonra sargı rulosu omuz üzerinden geçirilir. Omuz arkasına, oradan göğüsün arka kısmına getirilir. Buradan göğüsün ön tarafı dolanıp, tekrar omuza getirilir, Omuz önünde sargılar birbirini çapraz ve sekiz şeklinde bir sarılma yapılmış olur.
SİLİNDİR (RULO)SARGILARIN UYGULAMA YERLERİ :
El sargısı :
? 2,5-5 cm, enindeki rulo şeklindeki sargı ile önce elin ön kısmından başlanarak, bir kez çepeçevre dolanır.
? Sonra elin baş parmak tarafından el sırtına oradan bileğin arkasına geçilir. Buradan tekrar el sırtına geçilerek karşı tarafa gelinir.
? Böylece el sırtını örtene kadar sarılır.
? Sonra el bileği etrafında 1, 2 kez dolanıp sargılama bitirilir.
Parmak sargısı :
? Sargıya bilekten başlanır, bilek etrafında bir kaç kez dolanır.
? Parmak ucundan başlanarak spiral olarak parmak sarılır.
? Tekrar elin arka yüzünden el bileğine gelinir.
? Birden fazla parmak sarılacaksa; her parmak sarıldıktan sonra sargı bilek etrafında bir kez dolanır ve sonra el sırtından sarılarak parmağa geçer.
Baş sargısı :
? Yaralı kişiyi bir sandalyeye oturtunuz.
? Yaralının arkasına geçiniz.
? Her iki silindir sargının rulo kısımlarım birer elinizde tutunuz.
? Sargının alt kenarını alında kaşların hemen üst kısmına yakın olarak koyunuz.
? Kulakların üst kısmından geçecek şekilde başın arkasına doğru sargı dolanır.
? Arka kısımda her iki sargı birbiri ile çapraz yaptıktan sonra üstte bulunan sargı başın önüne doğru dolanır.
? Altta bulunan sargı ise, başın orta yönünde olmak üzere öne doğru alma kadar getirilir.
? Alında tekrar her iki sargı çapraz yapılarak arkaya doğru dolanır, alttaki sargı başın orta yönünde arkaya doğru ve ilk sargı bir miktar örtecek şekilde çekilir.
? Bu şekilde, sarım bitirilir, serbest uç önde kendi üzerine tutturulur.

2- ÜÇGEN SARGILAR :
Bir metrekarelik bez ya da başörtü karşılıklı köşeleri üst üste gelecek şekilde katlandıktan sonra çapraz olarak kesilerek iki üçgen sargı meydana getirilir. Üçgen sargının en uzun kenarına taban, sivri olan ucuna tepe denir.
? Açık olarak (Göğüste, askıya almada)
? Geniş sargı halinde (Kaburga, köprücük, kol kırıklarında)
? Dar sargı halinde (Rulo sargıların yerine çene kırıklarında)
ÜÇGEN SARGILARIN UYGULAMA YERLERİ :
Baş sargısı : Üçgen sargının tabanını 5 cm. katlayın. Başın üst kısmına yerleştirin.
? Tabanın iki ucunu arkadan birbirine çapraz geçirin. Altında bağlayın.
? Sargının tepesini biraz çekiniz ve yukarı katlayıp iğneleyiniz. Başa bir cisim batmış ise; Cismi çıkarmadan, simitçik yapıp, cismin hareketini önleyiniz.
Simitçik (Simit yastık); Dar sargı 2-3 kez parmak üzerinden üst üste gelecek şekilde sarılıp, serbest kalan uç içten aynı yönde çevrilerek döndürülürse simit yastık elde edilir.
Omuz sargısı :
? Merkezi omuza gelmek üzere açık bir sargı kullanınız.
? Sargının tabanını 5 cm. Bükünüz.
? Tabanın uçlarını içten karşılıklı dolayınız. Dıştan bağlayınız.
? Bir üçgen sargı ile kolu askıya alınız.
? Tepeyi aşağıya döndürüp çengelli iğne ile bağlayınız.
Göğüs sargısı :
? Sargının tabanını 6 cm, katlayın, tepesini omuzun üzerinden geçiriniz.
? Tabanın iki ucunu arkada bağlayın.
? Arka düğümün bir ucunu tepe ile bağlayınız.

Göğüs ve Karın sargısı :
? Vücudun önüne açık bir sargı koyunuz. Tepe altta kalacak. Taban koltuk altından geçecektir, Sargı üstte 5 cm. kadar kıvrılmalıdır.
? Tabanın uçlarını arkada bağlayınız.
? İkinci bir sargıyı, tepe yukarıda olmak üzere yine öne koyunuz. Taban kalça hizasında olmalı ve kıvrılmalıdır, Tepe birincisinin altına kıvrılmalı ve iğnelenmelidir.
? İkinci sargıda arkaya bağlanmalıdır.
? Birinci sargının tepesi üste ve yukarı kıvrılmalı ve iğnelenmelidir.
Kol askısı :
? Askıyı göğsün ön kısmına yerleştiriniz.
? El dirsekten biraz yukarıda olmak üzere bükünüz.
? Askının uçlarını askıya alınan kol tarafından camadan düğümü ile düğümleyiniz.
? Dirsekteki ucu ön tarafa bükünüz ve çengelli iğne ile iğneleyiniz.
? Askı çok büyükse kenarlarını bükünüz.
3- ÖZEL SARGILAR :
Bunlar özel amaçlarla kullanılan sargılardır. Bunlar arasında korseler, fıtık bağları, "T" Sargısı, kuyruklu sargı, çok kuyruklu sargılar, elastik sargılar ve alçı sargıları gibi çok çeşitli sargılar bulunmaktadır.

89
FAYDALI BİLGİLER / MENİSKÜS
« : Aralık 29, 2008, 03:37:55 ÖÖ »


Menisküs Nedir ? Fonksiyonları Nelerdir ?


Diz ekleminde C ve O şekliyle uyluk ve baldır kemikleri arasında yer alan kıkırdak kıvamında eklem içi yapılardır. Her diz ekleminde iki tane menisküs bulunur. Daha ziyade dizide bulunmaları nedeniyle varlığı önlenen menisküsler vücutta eklemleri korumak, işlevlerine yardımcı olmak gibi görevleri üstlenmişler. Eklemin uyum ve sıkılığını artırmak, şok emilmesi, kontrol düzeyin artırılması, eklemin beslenmesine yardımcı olmak gibi detaylı vazifeleri vardır.

Menisküs yaralanmasının sebepleri nelerdir ?

Menisküsün çeşitli sebeplerden dolayı zedelenmelerine, yırtılmalarına, ezilmelerine menisküs yaralanmaları ismi verilir.

* Küçük de olsa zorlanma, düşme, çarpma,
* Şiddetli bedensel egzersizler,
* Dizin uyluk altında aşırı iç ve dış dönmesi ya da aşırı gerilme hareketleri gibi etkenler hemen her zaman yırtığın oluşmasında ön koşuldur. Bu bir spor müsabakasında olabileceği gibi düz zemindeki basit düşmelerle dahi oluşabilmektedir. Günlük hayatta sporcularda karşılaşıldığını duyduğumuz bu hastalık, hemen herkesin yaşayabileceği bir sorundur.

Menisküs yaralanmasının belirtileri

Belirtiler şiddetli ağrı, yırtık, menisküs parçasının iki eklem yüzeyi arasına sıkışması sonucu dizin yarı bükük konumda kilitlenmesi biçiminde ortaya çıkabilir. Bu tip yaralanmaya maruz kalmış kişinin dizinde yavaş gelişen şişlik, hareketlerle artan diz ağrısı, bazen de dizde kilitlenme sonucu hareketsizlik hali oluşur.

Erken teşhis önemlidir

Yırtık bir menisküsle günlük faaliyetine devam eden kişilerde yırtığın oluşturduğu düzensizlik nedeniyle eklem yeterince fonksiyon yapamaz. Bu da erken dönemde kıkırdak hasarına, dolayısıyla kireçlenme tabir edilen osteoartrite yol açar. Bu nedenle, basit düşme veya spor faaliyetleri sonrasında oluşan ağrı ve şişlik basite alınmadan en yakın hekime başvurulmalıdır.

Menisküs yaralanmasının teşhis yöntemleri ?

* MR
* Tanı maksatlı artroskopi

MR :
Bir ileri radyolojik görüntüleme yöntemidir. Hastanın dizi manyetik dalgalar kullanılarak bir çok açıdan yapılan kesitlerle görüntülenir. Üstünlüğü, diz gibi kemikler arasındaki yumuşak dokuları net ortaya koymasındadır.

Artroskopi :
Girişimsel bir tanı aracıdır.
Menisküs yaralanması yırtık menisküsün tam ya da kısmi olarak çıkartılması ile uygulanan bir cerrahi girişimle tedavi edilir.

Eklem hastalıklarının teşhis ve tedavisinde yeni boyut: ARTROSKOPİ

Günümüzde yaygın olarak kullanılmaya başlanan artroskopik girişimler konforu yüksek etkin bir yöntemdir. Artroskopi ile her büyüklükte eklem hastalığının teşhis ve tedavisi mümkün olmaktadır. Ayak bileği, diz, kalça, el bileği, dirsek ve omuz hastalıklarında artroskopi sıklıkla kullanılmaktadır.

Artroskopi İle Menisküs Ameliyatı

Dizin ön kısmında 1 cmlik kesi yapılıp, dizin içerisine gönderilen optik vasıtası ile diz büyütülerek televizyon ekranına yansıtılır. Eklem içine gönderilen küçük ışıklı bir kamera vasıtasıyla büyütülmüş ve netleştirilmiş görüntü, yapıları daha yakından inceleme olanağı sağlar. Artroskopi (eklemin gözle muayenesi) sadece menisküslerin değil eklem içindeki kıkırdakların, zarların, bağların da muayene ve tedavisi için yardımcı olmaktadır.

Artroskopinin Avantajları

* Küçük kesilerle ameliyat yapıldığı için dikiş kullanılmaz.
* Hastanın hastanede yatma süresi çok kısadır.
* Hastanın işe dönme süresi diğer ameliyatlara göre çok kısadır. Klasik yöntemle yapılmış bir menisküs yırtığı ameliyatından sonra hastanın işine dönme süresi 1-2 ayı bulurken, artroskopik yöntemle yapıldığında hasta 1 hafta içinde işine dönebilmektedir.
* Klasik yöntemle yapılan ameliyattan sonra hasta 2 hafta koltuk değneği kullanırken, artroskopik ameliyattan sonra hasta hemen basabilmekte ve hiç koltuk değneği kullanmamaktadır.
* Kesi yeri çok küçük olduğu için yara iyileşmesinde sorun olmaz, ameliyat sonrası iltihaplanma riski çok düşüktür.

90
ÇABUK KUVVET SPORLARINDA BESLENME:
Bu tip sporlarda, alaktik anaerobik ve anaerobik-laktik enerji sistemleri kullanılmaktadır. Dolayısıyla enerjisi bol fosforlara ihtiyaç vardır.(Enerji kullanımında bireylerin kilo farklılıkları değişik spor dallarının aynı grupta olması ortalama değerler vermeyi güçleştirir.Örnek;42kg. ağırlığındaki bir jimnastikçinin günlük enerji ihtiyacı 2600kal.?den daha az, bir dekatlon sporcusunda 5000kal.?den fazla olabilmektedir.)
Günlük enerjinin besin öğelerine göre dağılımı;karbonhidrat %55,protein %15,yağ %30?dur.
Müsabaka öncesi dönemde karbonhidrat tüketimi enerjinin %60-80?ini karşılayacak kadar artırılmalıdır
Özellikle turnuva aralarında muz, kuru meyveler, az yağlı kekler tüketilebilir, konsantre karbonhidratlı sıvılar İçilebilir.

Çabuk Kuvvet Sporlarında Günlük Kalori İhtiyacı
100mt,200mt,400mt (Vücut Ağırlığı 70 kg) Günlük Kalori İhtiyacı 5000
Atletizm-Dekatlon (Vücut Ağırlığı 80 kg) Günlük Kalori İhtiyacı 6200
Atletizm-Atlamalar (Vücut Ağırlığı 80 kg) Günlük Kalori İhtiyacı 5400
Jimnastik (Vücut Ağırlığı 60 kg) Günlük Kalori İhtiyacı 4200
Aletli Jimnastik (Vücut Ağırlığı 65 kg) Günlük Kalori İhtiyacı 4700
Artistik Paten (Vücut Ağırlığı 70 kg) Günlük Kalori İhtiyacı 4900
Eskrim (Vücut Ağırlığı 70 kg) Günlük Kalori İhtiyacı 5200
Bisiklet (pist) (Vücut Ağırlığı 70 kg) Günlük Kalori İhtiyacı 5600
Yüzme(100mt) (Vücut Ağırlığı 70 kg) Günlük Kalori İhtiyacı 5500
Masa tenisi (Vücut Ağırlığı 70 kg) Günlük Kalori İhtiyacı 4600
Voleybol (Vücut Ağırlığı 75 kg) Günlük Kalori İhtiyacı 5300

DAYANIKLILIK SPORLARINDA BESLENME:
Bu dallarda çoğunlukla aerobik enerji sistemi kullanılmaktadır. Kısa süreli dayanıklılıkta,karbonhidratlar;orta süreli dayanıklılıklarda(daha çok anaerobik)çoğunluğu karbonhidratlar;uzun sürelide(aerobik)karışık(aerobik/anaerobik)karbonhidrat ve yağ;çok uzun süreli dayanıklılık isteyen yüklenmelerde yaralanılan besinler daha çok yağlardır.(tam aerobik)
Dayanıklılık, vücudun yorgunluğa karşı direnç gösterebilmesidir. Temel enerji kaynağı glikojen ve yağlardır.Glikojen, karbonhidratların vücuttaki depo şeklidir.Temponun hızlanması, glikojen tüketimini artırır,dolayısıyla yoğun çalışma günlerinde karbonhidrat tüketimi artırılmalıdır.
Bu dönemde yağsız peynir, yoğurt,kuru baklagiller gibi düşük yağlı yiyecekler tüketilir.Bu spor dallarındaki sporcular,iyi bir antrenman programı ile vücutlarındaki yağlardan enerji olarak faydalanırlar.Böylece sınırlı olan glikojen depoları kısa sürede boşalmayacak ve kan glikozu düşüp,yorgunluk ve halsizlik olmayacaktır.
Dayanıklılık gerektiren spor dallarında günlük enerjinin dağılımı;karbonhidratlar %60,Proteinler %15,yağlar %25?tir.Yoğun antrenmanı izleyen günlerde potasyum(sebze ve meyvelerden;patates,portakal ,muz...vb.)?dan zengin yiyeceklerden faydalanılmalıdır.Ayrıca vücut için yeterince sıvı ve mineral alınmış olması gerekir.Bu besin öğeleri kaybının hemen yerine konması,performansta devamlılığı sağlar.Yarışma öncesi kas glikojen depolarının doldurulması için karbonhidrat yükleme diyetleri uygulanabilir.

Dayanıklılık Sporlarında günlük Kalori İhtiyacı
Orta Mesafe Koşular (Vücut Ağırlığı 70 kg) Günlük Kalori İhtiyacı 5400
Uzun Mesafe Koşular (Vücut Ağırlığı 65 kg) Günlük Kalori İhtiyacı 5400
Maraton (Vücut Ağırlığı 60 kg) Günlük Kalori İhtiyacı 5000
Yüzme (200-1500) (Vücut Ağırlığı 70 kg) Günlük Kalori İhtiyacı 5400
Kürek (Vücut Ağırlığı 80 kg) Günlük Kalori İhtiyacı 6600
Bisiklet (Yol) (Vücut Ağırlığı 70 kg) Günlük Kalori İhtiyacı 6200

TAKIM SPORLARINDA BESLENME:
Takım sporlarında, anaerobik ve aerobik enerji sistemleri kompleks bir şekilde kullanılmakta olup,dayanıklılık ve sürat gibi motorsal özelliklerde içermektedir.Egzersiz tipi ve oyun süresi nedeniyle vücut glikojen depolarının dayanıklılık için önemli olduğu kesin bir gerçektir.Maç öncesi,karbonhidrat tüketiminin artırılması gösterilecek performansta önemli rol oynar.Aksi takdirde maç sonralarına doğru sporcularda dayanıklılığın azaldığı,yorgun ve isteksiz oldukları gözlenebilmektedir.Turnuvalarda,her maç bitiminde boşalan depoların en kısa zamanda doldurulması bir sonraki maç için iyi bir hazırlık olmaktadır.Maç süresince,karbonhidrat içeren sıvıların içilmesi ile,yorgunluğun geciktirildiği,sağlıklı düşünmede ve algılama kabiliyetinin arttırıldığı belirlenmiştir.
Maç öncesi öğünde,karbonhidrat ağırlıklı sindirimi kolay yiyeceklerle birlikte tavuk ve balık etide tüketilebilir.Bu öğünde yeterince sıvı alınmalıdır.Çoğu terleme ile,maç süresince vücutta 1-2.5kg ağırlık kaybolabilmektedir.Maç sonrası,sindirim güçlüğü düşünülerek birden bire fazla miktarda yiyecek tüketilmemelidir.
Kramplar, sakatlanmalar ya da konsantre olmada güçlükler yeterli vitamin mineral alınmaması sonucudur.Bu nedenle her gün taze meyve,sebze,süt ve ürünleri tüketilmelidir.Günlük enerji ihtiyacı %57 karbonhidratlar,%15 proteinler ve %28 yağlardan temin edilmelidir.

Takım Sporlarında Günlük Kalori İhtiyacı
Futbol (Vücut Ağırlığı 70 kg) Günlük Kalori İhtiyacı 5500
Basketbol (Vücut Ağırlığı 75 kg) Günlük Kalori İhtiyacı 5500
Hentbol (Vücut Ağırlığı 75 kg) Günlük Kalori İhtiyacı 5800

KUVVET SPORLARINDA BESLENME:
Kısa sürede maksimum kuvvet gösterilmesi ve dayanıklılığa daha az gereksinim duyulması bu dalların özelliğidir.
Yoğun çalışma günlerinde yeterli miktarda protein içeren besinlerin tüketilmesi gerekir.ancak egzersiz yapmak için enerjiye ihtiyaç olduğu,bu nedenle karbonhidrat alınması gerektiğinde bilinmelidir.
Günlük enerji ihtiyacının dağılımı şöyledir:karbonhidrat %50,protein % 20,yağ %30.

Kuvvet Sporlarında Günlük Kalori İhtiyacı
Halter (Vücut Ağırlığı 80 kg) Günlük Kalori İhtiyacı 6600
Atmalar (Vücut Ağırlığı 90 kg) Günlük Kalori İhtiyacı 7000

MÜCADELE SPORLARINDA BESLENME:
Bu dalların özelliği vücutta kısa sürede laktik asit birikimine neden olmalıdır.Enerji olarak,vücuttaki glikojen depolarından yaralanılır.Müsabaka öncesi dönemde,glikojen depolarında doygunluğun sağlanması için karbonhidratlarca zengin yiyecekler tüketilmelidir.Son öğünde,yağsız tavuk ve balık eti yenilebilir.Mücadele sporlarında enerjinin besin öğelerine göre dağılımı şöyledir:karbonhidratlar %50,protein %20,yağ %30..

Mücadele Sporlarında Günlük Kalori İhtiyacı
Boks, Güreş ,Judo (Vücut Ağırlığı 75kg) Günlük Kalori İhtiyacı 5800

Sayfa: « 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 »