İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - turgayt

Sayfa: « 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15
211
FAYDALI BİLGİLER / Beslenme
« : Kasım 28, 2008, 00:05:35 ÖÖ »
1- Dengeli beslenme nedir?

Sportif ba?lamda dengeli beslenme gerek antrenman, gerekse yar??ma periyodunda, sporcunun gerek duydu?u besin ??elerinin, gerek duydu?u zaman diliminde al?nmas?d?r. Burada denge kavram? , sporcunun antrenman ve yar??mada harcayaca?? besin ??elerinin sa?l?kl? bir bi?imde al?nmas? ve harcanmas?n?n ard?ndan yerine konulmas?d?r.
2- Ka? ?e?it karbonhidrat vard?r?

Karbonhidratlara g?z att???m?za genelde iki gruba ay?l?r. Basit karbonhidratlar ?eker, kompleksler ise ni?astad?r. Basit karbonhidratlar zengin yiyecekler;?ay ?ekeri , akide ?ekeri meyve ?ekerleme ve pelteleri, karamela, lokum, marmelat, re?el, bal, pekmez, ?ikolata, tahin helva , kuru sebze, meyve ve pestiller. Kompleksler ise ekmek, bisk?vi, kek, pasta pirin?, makarna , bulgur, bu?day, irmik, ?ehriye, tarhana, arpa, yulaf, m?s?r, patates, kestane, barbunya, bezelye, b?r?lce, i? bakla, kuru fasulye, nohut, mercimektir.
3- Ka? ?e?it ya? vard?r?

?nsan v?cudunun enerji gereksinimi en ekonomik ?ekilde ya?larda sa?lan?r. Gerek ya?da eriyen vitaminler (A, D, E, K) gerekse elzem ya? asitleri (v?cudun sentezleyemedi?i i?in diyetle al?nmas? gerekir) v?cuda ya? ile al?n?r. Ya?lar ?? ana gruptad?r. Bunlar, doymu?, tekli doymam?? ve ?oklu doymam?? ya?lard?r Doymu? ya?lar:etin ya??, krema, kaymak i?ya??, margarin, ya?l? s?t ve ?r?nleridir. Tekli doymu? ya?lar;zeytinya?? ve yer f?st??? ya??d?r. ?oklu doymam?? ya?lar da;m?s?r pamuk, ay?ice?i, soya, susam ve bal?k ya??d?r. Bilindi?i gibi doymu? ya?lar kan kolesterol d?zeyini y?kseltip, kalp hastal?klar? ile ilgili baz? riskleri art?r?r.

4- Proteinlerin v?cuttaki g?revi ve protein kaynaklar?

Bilindi?i gibi organizmadaki h?creler s?rekli bir yenilenme i?ersindedir. Bu noktada proteinlere b?y?k g?rev d??mektedir. Ya?am s?releri farkl? olan y?pranan h?creler ?l?p, yerine yenileri yap?lmaktad?r. Proteinler enerji sa?laman?n yan? s?ra as?l g?revleri olan bu yap?ta?? g?revlerini yerine getirir. Ayr?ca besin ??elerinin kullan?lmas?nda g?rev alan enzim ve hormonlar?n yap?s?nda da proteinler bulunur. Enfeksiyonlara kar?? v?cudun verdi?i sava?ta da proteinler yer al?r. G?nl?k enerji t?ketiminin yakla??k y?zde 10-15 ‘i proteinlerden sa?lanmaktad?r. Proteinler genelde bitkisel ve hayvansal kaynakl? yiyeceklerden sa?lan?r. Burada iyi kaliteli hayvansal kaynakl? yiyecekler;et, s?t, peynir, yumurtad?r. Bitkisel kaynakl? yiyecekler ise tah?l ve kuru baklagillerdir. Genel olarak proteinden zengin yiyecekler;s?t, yo?urt, peynir, yumurta, k?mes ve av hayvanlar?, bal?k ve deniz ?r?nleri, et ve ?r?nleri, kuru baklagiller ve ya?l? tohumlard?r.

ENERJ? KONUSU

1- ?nsan v?cudunun enerji kaynaklar? nelerdir?

T?m besinlerin bile?mesinde ?e?itli kimyasal molek?ller bulunmaktad?r. Bunlar “besin ??esi” diye adland?r?l?r. A??zda ba?layan sindirimin sonunda besin ??eleri par?alan?r. Olaya enerji kaynaklar? baz?nda bakt???m?zda, insan v?cudunun enerji gereksinimi ?? temel besin grubunda sa?lan?r. Bunlar s?ras?yla; karbonhidratlar, ya?lar ve proteinlerdir. Genel olarak karbonhidratlar ve ya?lar egzersiz s?ras?nda temel yak?t olarak kullan?lan enerji kaynaklar?d?r. Proteinler organizmada yap?ta?? olarak g?rev yaparlar.

2- V?cutta hangi enerji kaynaklar? depolan?r?

?nsan v?cudundaki temel enerji kaynaklar?ndan karbonhidratlar ve ya?lar depo edilir. Proteinler depo edilmez. Bu y?zden gerekli oldu?u kadar protein kullan?l?r, geriye kalan? d??ar? at?l?r. Ayr?ca, fazla olarak protein almak ?e?itli sa?l?k sorunlar?na da yol a?abilir.

3- Hangi enerji kayna?? ne kadar enerji verir?

Karbonhidratlar ve proteinler gram ba??na yakla??k 4 kilokalori, ya?lar ise gram ba??na 9 kilokalori enerji verir. Genel olarak kilokalori ve kalori de?erleri, ?lkemizde birinin yerine kullan?lan de?erlerdir.

4- ?nsan v?cudu hangi ko?ullarda enerjiye gerek duyar?

?nsan organizmas? ?? ko?ulda enerjiye gerek duyar. Bunlar: a. Bazal metabolizma, b. Fiziksel aktivite, c. Besinlerin spesifik dinamik etkisi
Burada bazal metabolizma organizman?n dinlenik durumda ya?am?n? s?rd?rmesi i?in gerek duydu?u enerji gereksinimidir. Bazal metabolizma ki?inin v?cut a??rl???, ya?? , cinsiyeti, sa?l?k durumu ve di?er fakt?rlere g?re de?i?ir. Fiziksel aktivite ise y?r?mekten, ko?maya;okumaktan, araba s?rmeye kadar t?m fiziksel ve zihinsel aktivitelerimiz i?in gereksinim duydu?umuz enerjidir. Besinlerin spesifik dinamik etkisi ise, besinlerin sindirimi s?ras?nda ortaya ??kan ?s?n?n , ortadan kald?r?lmas? i?in harcanmas? gereken enerjidir.
5- Hangi sporda, hangi enerji kaynaklar? kullan?l?r?

Egzersiz s?ras?nda genelde karbonhidratlar kullan?l?r. ?zellikle k?sa s?reli aktivitelerde sadece bu enerji kayna?? kullan?l?r. Egzersizin s?resi uzad?k?a enerji kullan?m?nda ya?lar da devreye girer. ?zellikle uzun s?ren aktivitelerde eforun s?resi uzay?p, ?iddeti d??t?k?e v?cut ya? depolar? enerji ?retiminde devreye girmektedir. Bu t?r aktivitelere en belirgin ?rnek maratondur.

6- A??rl?k ?al??malar?n?n yap?ld??? d?nemde hangi enerji kayna?? fazla al?nmal?d?r?

Genel olarak a??rl?k ?al??mas?n?n yap?ld??? d?nemlerde, ama? kuvvet geli?imi oldu?u i?in kas?n enine kesitinin b?y?mesi (hipertofi) s?z konusudur. Bu da organizman?n gere?inden fazla protein kullan?m? ile sa?lan?r. ??te bu nedenle a??rl?k ?al??mal?n?n yap?ld??? d?nemde daha fazla protein al?nmal?d?r. Ama bu protein miktar? mutlaka bir diyetisyen (beslenme uzman?) veya bir hekim taraf?ndan belirlenmelidir. Unutulmamas? gereken, a??r? protein al?m?n?n ?e?itli sa?l?k sorunlar?na yol a?t???, fazlas?n?n ya?a d?n???p depoland???nda ve geriye kalan?n?n idrar yolu ile at?ld???d?r. Sa?l?kl? bireylerde g?nl?k protein al?m?nda v?cut a??rl???n?n her kilogram? ba??na 0.8-1 graml?k protein yeterli, ?zellikle kuvvet gerektiren sporlarda bu oran v?cut a??rl??? ba??na 1. 5-2 gram, hatta 2. 5 grama kadar ??kabilmektedir. Kuvvet ?al??malar?n?n yeni ba?lad??? d?nemlerde kas geli?imine y?nelik ek kilogram ba??na 7-8 gram protein ?nerilmektedir. Ama bu de?erler genel de?erlendirilir. Konu mutlaka bir uzman taraf?ndan denetlenmelidir.

V?TAM?NLER

1- Ka? ?e?it vitamin vard?r?

Vitaminler bilindi?i gibi v?cut taraf?ndan ?retilemeyen ama ya?am i?in gerekli olan bile?iklerdir. Vitaminler genelde iki gruba ayr?l?r. Bunlar suda eriyen ve ya?da eriyen vitaminler. Ya?da eriyen vitaminler d?rt tanedir bunlar:A, D, E, K tir. Suda eriyenler ise ?unlard?r: B (B1 thiamin, B2-riboflavin, B6 piridoksin, B12)ve C vitamini (askorbik asit)

2- Suda eriyen vitaminlerin ?zellikleri nedir?

Bunlar B ve C vitaminleridir. Bu vitaminlerin ?zellikleri v?cutta az bulunmalar? ve depo edilmez olmalar?d?r. Fazla al?nd?klar?nda ise idrar yolu ile at?l?r

3- Ya?da eriyen vitaminlerin ?zellikleri nelerdir?

Ya?da eriyen A, D, E, K vitaminleri v?cutta depo edilir. Fazla al?nd?klar? zaman v?cutta toksit etkisi yaparlar. Yeti?kinlerde fazla al?m onucu ba? a?r?s?, bulant?, sa? d?k?lmesi, ishal gibi belirti g?sterirler.

4- Vitaminler ne zaman ve nas?l al?nmal?d?r

Vitaminler gerek duyuldu?unda mutlaka bir hekim veya beslenme uzman? denetiminde al?nmal?d?r. Onlar?n hangisinin kullan?lmas? gerekti?i , al?nma s?kl??? ve dozu mutlaka bir uzman taraf?ndan belirlenmelidir.

5- Vitaminlerin performansa etkisi nedir

Sa?l?kl? ve d?zenli beslenen bir sporcu, normalde vitamin gereksinimini ald??? besinlerden olarak sa?lar. Ama sporcular psikolojik olarak vitamin almalar? gerekti?ini zanneder . Yetersiz ve fazla vitamin al?m?n?n performans ?zerindeki etkileri ?e?itli ara?t?rmalara s?z konusu olmu?tur. Sa?l?kl? beslenen bir sporcu i?in bir?ok uzman?n belirtti?i gibi vitamin al?m? pahal? bir idrar?n olu?mas?na neden olur.

YARI?MA ?NCES? ???N

1- Yar??ma ?ncesi ???n ne zaman yenmelidir?

Yar??ma ?ncesi ???n yar??madan en az 3 saat ?nce yenmelidir. Bu s?re belirli besinlerin s?residir. Son ???n s?resi bazen 3. 5, bazen de 4 saat olabilir.

2- Yar??ma ?ncesi ???nde neler olmal?d?r?

Son ???n sindirimi kolay besinler se?ilmelidir. Sindirimi kolay ve enerji verici ?zelliklerinden ?t?r? karbonhidrat tercih nedeni olmal?d?r.

3- Yar??mada ?ncesi ???n nas?l olmal?d?r?

Yar??ma ?ncesi ???n i?in ??yle ?rnekler verilebilir:Peynirli makarna, ?ehriye ?orbas?, komposto, ekmek. Veya derisi soyulmu? tavuk, patates p?resi, ?eftali, meyve suyu ve maden suyu kar???m?
4- Yar??ma ?ncesi ???nde neler olmamal?d?r?

Yar??ma ?ncesi son ???nde posas? fazla olan ?i? sebze ve meyve olmamal?d?r. ?zellikle sel?lozik niteli?i olan baz? ye?il besinler i?ine s?nger gibi su ?ekerek ?ok uzun s?rede sindirilirler. Ayr?ca ?ok ya?l? yiyeceklerin de sindirim s?releri uzundur. Bunlardan ka??n?lmal?d?r.

5- Yar??ma sonras? ???nde neler olmal?d?r?

Yar??ma sonras? ???nde ?ncelikle v?cutta azalan su mineraller yerine konmal?d?r. Yar??madan 30 dakika sonra su ve 1 saat sonra da s?t veya ayran en uygun i?ecektir. Kaslarda bo?alan glikojen depolar?n? doldurmak ve kan ?eker d?zeyini eski d?zeyine getirmek i?in pilav, patates , makarna gibi karbonhidrattan zengin yiyecekler tercih edilmelidir. Vitamin ve mineral y?n?nden zengin taze meyve ve sebzeler, s?tl? tatl?lara a??rl?k verilmelidir. Proteinli yiyeceklerden ise tavuk, bal?k, peynir gibi sindirimi kolay olanlar tercih edilmelidir.

SU VE SPOR

1- V?cudumuzun su kaynaklar? nelerdir?

V?cudumuzun su kaynaklar? ?? ana grupta toplan?r. Bunlar: Direkt olarak al?nan su, ?e?itli s?v?lar?n i?indeki su, ?e?itli besin maddelerinin i?indeki sudur.

2-V?cudumuz nerelerde suyu kullan?r?

Su insan v?cudunun ?nemli gereksinimidir. Bilindi?i gibi insan organizmas?n?n %65-70 ‘i sudan olu?maktad?r. ?nsan v?cudu d?rt temel olgu i?in suya gereksinim duyar. Bunlar ?unlard?r: a. Besinlerin v?cuda al?nmas?, b. Sindirim kolayla?mas?, c. Zararl? ??elerin d??ar? at?lmas?, d. V?cut ?s?s?n?n denetimi.

Bilindi?i gibi fiziksel egzersiz s?ras?nda v?cudun s?v? gereksinimi artmaktad?r. Egzersiz ter ve solunumla v?cudumuzdan ?nemli miktarlarda s?v? kaybolmaktad?r. ?rnek vermek gerekirse, 1000 metre ko?usunda yakla??k 1 litre, maratonda ise yakla??k 5 litre s?v? kayb? olmaktad?r.

3- Sporcunun ne kadar su i?mesi gerekir?

Sporcunun ne kadar su i?mesi gerekti?i yapt??? aktiviteye, ortam?n s?cakl???na ve aktivitenin s?resine ba?l?d?r. Bu olaya harcanan kalori baz?nda bakarsan?z, beslenme uzmanlar? harcanan her 1000 kilokalori i?in, bir litre suyun al?nmas? gerekti?ini s?ylemektedir.

4- Su ne zaman ve ne kadar i?ilmelidir?

Su i?imi ?? ana ba?l?k alt?nda toplanabilir. Bunlar;egzersiz ?ncesi, egzersiz s?ras? ve egzersiz sonras?d?r. Yar??ma veya egzersiz ?ncesi son ???nde 2-2. 5 bardak su i?ilmelidir. Egzersizden yar?m saat ?nce de 1 saat bardak i?ilebilir. Egzersiz s?ras?nda su t?ketimi ku?kusuz egzersizin ?ekli, s?resi ve ortam?n s?cakl???na ba?l?d?r. Beslenme uzmanlar? genelde bir saatin alt?ndaki fiziksel aktiviteler i?in en uygun s?v? al?m?n?n su oldu?u g?r???ndedir. Bu nedenle bir saat ve onun alt?ndaki fiziksel aktivitelerde 20 dakikada bir bardak su i?ilmelidir. Egzersiz sonras? su i?imindeki kriter de idrar?n rengidir. ?drar?n rengi a??k oluncaya kadar sporcunun su i?mesi ?nerilir. Asl?nda burada as?l mant?k aktivite ?ncesi ve sonras? v?cut a??rl???n?n belirlenip, fark? kadar su al?nmas?d?r.

5- Su ne so?uklukta olmal?d?r?

Sporcunun i?ece?i suyun so?ukluk derecesi s?rekli tart???lan bir konudur ve bu konuda gelenekler yanl?? bilgilerle doludur. ?zellikle bu yanl?? bilgiler egzersizde ve sonras? “so?uk su”i?ilmemesi y?n?ndedir. Bu yanl?? bir bilgidir. Egzersiz s?ras?nda ve sonras?nda termo-reg?lasyon (artan v?cut s?cakl???n?n dengelenmesi)i?in ?zellikle so?uk su i?imi yararl?d?r. Burada beslenme uzmanlar? suyun so?uklu?unun 5-10 derece olmas?n? ?nerirler.

D??ER

1- Ergojenik yard?m nedir?

Performans art?rmak amac?yla yard?m?na ba?vurulan baz? besin maddeleri ve y?ntemleridir.
Ger?ek ergojenik yard?mc?lar kuvveti, dayan?kl?l???, h?z? ve beceriyi s?rekli olarak art?ran y?ntemlerdir.
Bunlar sentetik madde olmad?klar? i?in doping say?lmazlar, Spor d?nyas?nda sporcular baz? al??kanl?klara, baz? maddelere kullan?l?r. Bu maddelere bira mayas?, polen protein tozlar? v. b maddelerdir.
Bu maddelerin ger?ek etkileri ?unlard?r:Bira mayas? orta d?zeyde b vitamini i?erir. Ara?t?rmalarda hi?bir ergojenik etkisine rastlanmam??t?r. Bira mayas? i?inde ya?ayabilen k???k canl?lar ?e?itli rahats?zl?klara neden olur. Polen yap?s?nda % 50 oran?nda karbonhidrat bulunur. Sporcular enerji verici madde olarak kullan?l?r. Ara?t?rmalarda olumlu bir etkisine rastlanmam??t?r. Baz? ki?ilerde tehlikeli boyutlarda alerji yapar. B15 vitamini (pangamik asit)i?in baz? spor dergilerinde doku ve h?crelere oksijen ta??nmas?n? art?rd??? iddia edilmektedir. Bu konuda yap?lan ara?t?rmalarda vitamin etkinli?i g?stermedi?i tespit edilmi? olup, baz? firmalar?n ?r?nlerinde sadece laktoza (s?t ?eker) rastlanm??t?r. B 15 sentetik bir madde oldu?unda sa?l??a zararl?d?r. Asl?nda Besin ve ?la? Konseyi B15 in bir diyet destekleyici veya ila? olarak sat?lmas?n? illegal kabul etmektedir. Karnitin, vitamine benzer bir molek?ld?r. V?cutta baz? amino asitlerden sentezlenebilmektedir. Karnitin, ?zellikle ette bulunur. Uzun zincirli ya? asitlerinin sitoplazmada mitokondriye ge?i?ini kolayla?t?rd??? i?in ergojenik yard?mc? olarak kabul edilir. Yine de sporculara ilave karnitin almalar?n? ?nerecek ?ok az bilimsel kaynak vard?r. Kreatin son zamanlarda oral kreatin suplementasyonunun kas fosfokreatini ve kreatin verimini art?rabilece?ini ileri s?ren ?al??malar vard?r. Buna ba?l? olarak kreatin , maksimal egzersizlerde yorgunluk geli?imini geciktirmektedir. Ergojenik yard?m konusundaki ?nerimiz, mutlaka spor alan?nda uzmanla?m?? bir beslenme uzman?ndan yard?m al?nmadan kullan?lmamal?d?r. Ortak g?r?? iyi bir beslenme program? ile sporcunun gerekli t?m gereksinimlerini alabildi?idir.

2- Alkol?n sporcular ?zerinde etkisi nedir?

Alkol belirli dozda al?nd???nda uyar?c?, belirli dozda al?nd???nda da uyu?turucu etkisi yapar. Ayr?ca alkol karaci?erde ??z?l?p ya?a d?n???r. Enerji olu?umunda etkin de?ildir. Al?nma dozuna g?re merkezi sinir sistemi ?zerinde uyu?turucu etkisi vard?r . Sporcunun konsantrasyonunu bozar. 1982 y?l?nda Amerika Spor Hekimli?i koleji alkol ?zerine ?unlar? s?ylemekteydi:
a-Alkol?n k?sa s?reli etkisi reaksiyon zaman?, el g?z koordinasyonu, denge ve kompleks koordinasyonu gibi ?zellikleri geciktirici ve bozucudur.
b-Enerji metabolizmas?, maksimal oksijen kullan?m?, kalp at?m h?z?, kalp at?m hacmi, kas kan ak?m? solunumsal dinamikleri etkiler
c-Kuvvet, g?? , dayan?kl?l?k, s?rati azaltabilir.
d-Uzun s?reli kullan?mda karaci?er, kalp, beyin, kas hastal?klar? ve ?l?me yol a?abilir.

212
VOLEYBOL SPOR OKULU / Mini Voleybol Oyun Kuralları
« : Kasım 28, 2008, 00:04:18 ÖÖ »
Kural 1 : Oyunun Amacı

İki takım topu file üzerinden geçirerek oynarlar. Bir takım, topu rakip sahaya değdirmeye çalışırken diğer takım da bunu önlemeye çalışır.

Kural 2 : Takımların Oluşumu

2-1.Bir takım 6 oyuncudan oluşur ve bunlardan 4?ü maç için sahada yer alır. 6 sporcusu olmayan takım eksik ilan edilir. Bu durumda organizasyon komitesi bu takımı klasman dışı olarak müsabakalara devam ettirebilir. Sakatlanmalar nedeniyle 6 oyuncunun altına düşün takım eksik sayılmaz.
Eğer bir takım kız ve erkek çocuklardan karışık olarak oluşursa bu durumda 1:3, 2:2, ya da 3:1 şeklinde bir yapı olabilir. Takımın en fazla iki yedek oyuncusu vardır. Yukarıdaki olası kombinasyonların her takım için eşit olması koşulu aranmaz.
2-2. Eğer bir takım maç sırasında sakatlanmadan dolayı eksik kalacak olursa FIVB deki istisnai değişikliğe izin verilir.


Kural 3 : Saha, File ve Top

3-1. Saha aşağıdaki ölçülerdedir:
6X 9 m. ölçülerinde bir dikdörtgendir ve tam ortasından bir file, file bulunmadığı takdirde elastik bir ip veya şeritle ikiye ayrılır. Eğer file kullanılacaksa koyu renkli ipten olmalıdır. Çizgiler 5cm. genişliğinde ve sahaya dahildir.
3-2. Filenin Yüksekliği 2.05m. ve genişliği en fazla 1m.dir.
3-2.1 Eğer müsabaka 2 takımla oynanacaksa file 6.5 m. boyunda,
3-2.2 Eğer müsabaka 4 takımla oynanacaksa file 12.5 m. boyunda ,
3-2.3 Eğer müsabaka 6 takımla oynanacaksa file 18.5 m. boyunda
olmalıdır. Eğer mümkünse filenin her iki yanına anten konulmalıdır.
Anten, orijinal yapıdaki anteni andıran, temas edildiğinde herhangi bir incinmeye neden olmayacak herhangi bir maddeden yapılmış olabilir.
3-3. Top
Ağırlığı 220 gr.± 10 ve Çevresi 62 cm. ± 1.


Kural 4 : Oyuncuların Pozisyonu

4-1. Hakem oyunu başlatmadan önce iki kaptan arasında kura atışı yapar. Kazanan servis atmayı ya da sahayı seçer. 2 ya da 3 takımın katıldığı müsabakaların netice setinde hakem saha ya da servis seçimi için yeniden kuraya başvurur.
4-2. Mini voleybolda sahaya yerleşim.
İki oyuncu önde, iki oyuncu arkadadır. Sağ arkadaki oyuncu servis atar. Gerek servis atan takımın oyuncuları servisten sonra , gerekse servis karşılayan takım oyuncuları servis karşıladıktan sonra kendi bulundukları bölgede oynamak zorundadırlar.
4-3. Servis atan ve diğer arka oyuncu filede smaç ve blok yapamaz.
Açıklama: Servisteki ve diğer arka oyuncu orta çizgiye 1m. den daha yakın durumda smaç yaptığında bu bir hatadır. Buna hakem karar verecektir.


Kural 5 : Servis

5-1. Top oyuna servisle sokulur. Servisi her zaman sağ arkada dip çizgiye en yakın olan oyuncu atar. Oyuncu servisi dip çizgi boyunca herhangi bir yerden atabilir. Oyuncu servis için topa vurduğunda bir ayağı dip çizgi üzerinde ya da onu geçmiş olmalıdır. Bunun anlamı, her iki ayağı dip çizgi gerisinde olmayacak demektir. Aynı şekilde oyuncunun her iki ayağı çizginin önünde de olamaz.
Açıklama: Eğer top havaya yanlış atılacak olursa, oyuncu topun yere düşmesine izin vererek yeniden servis atabilir (top tutulmamalıdır, tutulursa hatadır).
5-2. Oyuncu ancak servisten sonra her iki ayağıyla oyun sahasına girebilir.
Top havaya atılıp vurulduktan sonra servis atılmış demektir.
5-3. Şu durumda doğru bir servis atılmıştır;
Topa bir elle vurulup, top iki anten veya file bantları arasından geçerse.
Servis hakemin düdüğünden sonra 5 sn içerisinde atılmışsa. Eğer hakem düdük çalmadan servis atılacak olursa, servis tekrarlanır.
5-4. Rakip servise blok yapamaz.
5-5. Bir oyuncu serviste iken üç sayı alındığında, servis atan takım bir pozisyon döner, ama servis atma hakkı yine aynı takımdadır.
Açıklama: Bir oyuncu servisten üç sayıdan fazla sayı alamaz. Hakemin ceza puanı(sayısı) verdiği durumlarda (bkz.10-5) bu kural geçerli değildir ve ekstra puan, alınması gereken üç sayıya eklenir.


Kural 6 : Topla oynama

6-1. Top vücudun herhangi bir yeriyle oynanabilir.(el, baş, omuz, ayak, bacak). Eğer topa düzgün bir vuruş yapılmışsa FIVB' nin kurallarına göre "tutulmuş top" sayılmaz. Topla ilk kez oynanırken top aynı anda vücudun birden fazla yerine değebilir.
6-2. En fazla üç vuruştan sonra top fileyi geçmelidir. Topun tek pasla karşı sahaya gönderilmesi yasaktır. Bu ihlal sayı veya servis kaybıyla cezalandırılır.
Blokta topa dokunmak bir vuruş olarak değerlendirilmez.
6-3. Bir oyuncu art arda iki kez topla oynayamaz (blok hariç).
6-4. Bir takım, top kendi sahasına düştüğünde, tavana ya da oyun alanı dışındaki bir cisme değdiğinde ya da bu takımın bir oyuncusunun attığı top rakip sahayı belirleyen çizgiler dışına düşerse bu takım ralliyi kaybeder.


Kural 7 : Fileye Yakın Oyun

7-1. Oyuncular fileye dokunamaz. Orta çizgiyi geçmeden orta çizgiye dokunabilirler.
7-2. Top fileye değebilir.
7-3. Oyuncular servis hariç blok yapabilirler. Bir ya da iki oyuncu blokta topa dokunursa bu o takım için bir vuruş sayılmaz. Bloktan sonra bir takım topla en fazla üç kez oynayabilir.
7-4. Eğer iki rakip oyuncu filenin üzerinde topa aynı anda dokunurlarsa topun kaldığı sahadaki takım yine üç kez vuruş yapabilir.


Kural 8 Oyundaki Duraksamalar

8-1. Servisten sonra hakem düdük çaldığında oyun durmalıdır.
8-2. Takımların oyun sırasında mola hakkı yoktur.
8-3. Oyuncu değişikliği aşağıdaki gibi yapılır.
Kural 4-2 de gösterilen şekilde takım servis atma hakkını elde ettiğinde servisi kullanacak olan sağ ön pozisyondaki oyuncu oyundan çıkar, yerine ilk yedek oyuncu girer ve servisi bu oyuncu kullanarak oyuna dahil olur. Takım servis kullanma hakkını kaybedip ikinci kez servis kullanma hakkını elde ettiğinde ise yine yukarıda sözü edilen pozisyondaki oyuncu çıkar bu kez ikinci yedek oyuncu oyuna dahil olur. Oyuna girecek olan yedek oyuncu dip çizginin gerisinde beklerken, diğeri yedek bankında oturur.
8.4. İkinci yedek oyuncu takımının bulunduğu tarafa kaçan topları alıp hakemin yanına bırakmakla yükümlüdür.


Kural 9 : Sayı Alma

9-1. Takım servis kullanıp rakip hata yaptığında servis atan takım bir sayı kazanır. Takım hata yapmadığı sürece servis atmaya devam eder. Eğer hata yaparlarsa yeni servis atma hakkı rakip takıma geçer ve hiç bir takım sayı alamaz.
9.2. İki ya da üç takımın katıldığı müsabakalarda takımlar 10?ar dakikalık iki set oynarlar. Her iki sette de bir takım rakibinden daha fazla sayı almışsa o takım maçı kazanmış sayılır. Setlerin birisinde bir takım, diğerinde diğer takım daha fazla sayı almışsa son 10 dakikalık netice seti oynanır. Bu set başlamadan önce kural 4-1 uygulanır.
9-3. Üç takımdan fazla katılımın olduğu maçlarda oynanan her 10 dakikalık oyun bir maç olarak kabul edilir. 10 dakika sonunda en fazla sayı alan takım o maçı kazanır. Eşitlik halinde eşitliği bozmak için ekstra 1 sayılık oyun oynanır.
9.4. Üçten fazla ve sekize kadar takımın katıldığı müsabakalarda bu takımlar birbirleriyle tek devreli lig usulüne göre maç yaparlar ve en fazla maç kazanan takım o turnuvanın galibi sayılır. Eğer iki takımın kazanma ve kaybetme sayıları eşitse en fazla sayı kazanmış olan takım birinci ilan edilir. Sayılarda da eşitlik söz konusu olursa takımların birbirleriyle yapmış oldukları maçın sonucuna göre karar verilir. Buna ilişkin olası varyasyonlar aşağıda gösterilmiştir.
9-4.1. Dört takımın katıldığı müsabakalar.
A Takımı sürekli aynı kortta kalan takımdır. Diğer takımlar saat yönünde dönerler.

I. 10 dakikada A-D ; B-C
II. 10 dakikada A-C ; D-B
III.10 dakikada A-B ; C-D maç yapar

9-4.2 Beş takımın katıldığı müsabakalar

I. 10 dakikada B-E ; C-D
II. 10 dakikada A-D ; B-C (E bay takım)
III.10 dakikada E-C ; A-B (D bay takım)
. şeklinde devam eder.
9.4.19-4.3    Altı takımın katıldığı maçlar Kural 9-4.1 deki gibi oynanır.
9-4.4 Yedi takımın katıldığı maçlar Kural 9-4.2 deki gibi oynanır.
Her 10 dakikalık periyodun sonunda takımlar saat yönünde dönerek kort değiştirirler ve 6 nolu korta gelen takım oyundan çıkarak bekleyen takım 1 nolu korta girerek maçlar sürer.
9-4.5 Sekiz takımın katıldığı maçlarda takımlar iki gruba ayrılarak kural 9-4.1 deki gibi oynarlar. Her iki grubun ilk ikiye giren takımları yine kural 9-4.1 deki gibi oynarlar ve bu maçların sonucuna göre sıralama belirlenir.
9-4.6 8?den fazla takımın katıldığı maçlarda gruplarında en iyi iki takım bir üst grup maçlarına katılır. Bir takım günde 70 dakikadan fazla maç yapamaz. Grupların takım sayısına göre oluşturulması kuralların sonunda ayrıntılı olarak verilmiştir.

Kural 10 : Hakem

10-1. Bir baş hakem ve bir sayı hakemi oyunun kurallara uygun olarak oynatılmasından sorumludur. Hakem, kurallara uyulmasını, oyunun düzenli bir şekilde oynanmasını, oyunun başından sonuna kadar sportmen bir tarzda sürdürülmesinden sorumludur.
10-2. Atılacak bir servis ya da bir hatadan dolayı oyunun duraksaması için düdük çalarak oyunu kontrol eder.
10-3. Koçun yerinden kalkmamasını kontrol eder.
10-4. Top kaçtığında oyunun duraksamaması için yanında bulundurduğu ikinci bir topu servis atacak takıma verir.
10-5. Oyun sırasında hakemin kararları bağlayıcıdır.
10-6. Hakem, oyuncu ve antrenörlerden sportmence bir davranış bekler. Hakem, ciddi bir yanlış davranış gördüğünde ya da tekrarlayan kural ihlalleri olduğunda bir oyuncuyu set ya da maç boyu oyundan atabilir. Eğer hakem koçta, sportmenlik dışı davranış görürse aynı işlemin yapılmasını organizatörlerden ister.
10-7. Oyunun duraklamasına neden olan her kasti durum uyarılır. Tekrarlandığında rakip takıma bir sayı verilerek cezalandırılır. Eğer bunu yapan oyuncunun takımı servis atıyorsa, servis diğer takıma geçer.

213
VOLEYBOL SPOR OKULU / Voleybol Oyun Kuralları
« : Kasım 28, 2008, 00:02:16 ÖÖ »
BÖLÜM BİR

OYUN ALANI VE GEREÇLERİ


1. OYUN SAHASI

Oyun sahası, oyun alanı ve serbest bölgeden oluşur. Bu saha dikdörtgen ve simetrik olmalıdır.
1.1 ÖLÇÜLER


Oyun alanı, 18 x 9 m. ölçülerinde bir dikdörtgendir ve en az 3 m. genişliğinde olan bir serbest bölge ile çevrilmiştir.
Oyun sahasının üzerinde bulunan serbest oyun boşluğu, her türlü engelden arındırılmış olmalıdır. Serbest oyun boşluğu, oyun sahasının yüzeyinden ölçüldüğünde en az 7 m. yüksekliğinde olmalıdır.
FIVB?nin Dünya Müsabakaları?nda serbest bölge yan çizgilerden ölçüldüğünde en az 5 m. ve dip çizgilerden ölçüldüğünde en az 8 m. genişliğinde olacaktır. Serbest oyun boşluğu ise oyun sahasının yüzeyinden ölçüldüğünde en az 12.5 m. yüksekliğinde olacaktır.
1.2 OYUN SAHASININ YÜZEYİ


1.2.1 Sahanın yüzeyi düz, yatay ve yeknesak olmalıdır. Oyuncular için sakatlanmaya yol açacak herhangi bir tehlike teşkil etmemelidir. Pürüzlü ve kaygan yüzeylerde oynanması yasaktır.
FIVB?nin Dünya Müsabakaları?nda sadece tahta veya sentetik bir yüzeyin kullanılmasına izin verilir. Bu yüzey daha önce FIVB tarafından onaylanmış olmalıdır.
1.2.2 Kapalı salonlarda oyun alanının yüzeyi açık renkte olmalıdır. FIVB?nin Dünya Müsabakaları?nda çizgiler için beyaz, oyun alanı ve serbest bölge için farklı renkler kullanılmalıdır.
1.2.3 Açık hava sahalarında drenaj amacıyla her metre için 5 mm.?lik bir eğime müsaade edilir. Saha çizgilerinin sert bir maddeden oluşturulması yasaktır.
1.3 OYUN ALANININ ÜZERİNDEKİ ÇİZGİLER


1.3.1 Bütün çizgiler 5 cm. genişliğindedir. Çizgiler, zeminden ve diğer çizgilerden farklı ve açık renkte olmalıdır.
1.3.2 Sınır çizgileri
İki yan ve iki dip çizgi oyun alanını belirler. Yan ve dip çizgilerin her ikisi de oyun alanının boyutlarına dahil olarak çizilir.
1.3.3 Orta çizgi
Orta çizginin tam ortası oyun alanını 9 x 9 m. boyutlarında iki eşit alana böler. Bu çizgi, filenin tam altından iki yan çizgi arasında uzanır.
1.3.4 Hücum çizgisi
Her oyun alanında orta çizginin tam ortasından geriye doğru 3 m.?lik bir hücum çizgisi çizilir.
FIVB?nin Dünya Müsabakaları?nda hücum çizgisi yan çizgilerden itibaren toplam 1.75 m.?lik kesik çizgilerle uzatılmıştır. 5 cm. eninde, 15 cm. boyundaki bu 5 adet kısa çizgi 20 cm. aralıklarla çizilmelidir.
1.4BÖLGELER VE SAHALAR


1.4.1 Ön bölge
Her oyun alanında ön bölge orta çizginin tam ortasıve hücum çizgisiyle (genişliği dahil) sınırlıdır.Ön bölgenin yan çizgiler dışında serbest bölgenin sonuna kadar uzandığı varsayılır.
1.4.2 Servis bölgesi
Servis bölgesi, dip çizginin gerisinde 9 m. genişliğindedir (dip çizgi hariç).
Bu bölgenin yan sınırları, yan çizgilerin uzantısı olarak dip çizgilerden 20 cm. geride ve bunlara dik 15 cm. uzunluğunda iki kısa çizgiyle belirlenir. Her iki kısa çizgi de servis bölgesinin genişliğine dahildir.
Servis bölgesinin derinliği serbest bölgenin sonuna kadar devam eder.
1.4.3 Oyuncu değiştirme bölgesi
Oyuncu değiştirme bölgesi, her iki hücum çizgisiyle sınırlanan ve yazı hakeminin masasına kadar olan bölgedir.
1.4.4 Isınma sahası
FIVB?nin Dünya Müsabakaları?nda ısınma sahaları yaklaşık 3 x 3 m. boyutlarında, serbest bölgenin dışında ve oturma sıralarının bulunduğu taraftaki köşelerde yer alır (Şekil 1).
1.5ISI


En düşük ısı 10 C?nin (50 F) altında olmayacaktır.
FIVB?nin Dünya Müsabakaları?nda maksimum ısı 25 C?den (77 F) daha yüksek ve minimum ısı 16 C?den (61 F) daha düşük olmayacaktır.
1.6AYDINLATMA


FIVB?nin Dünya Müsabakaları?nda aydınlatma, oyun sahası yüzeyinden 1 m. yükseklikte ölçülmek suretiyle 1000 ile 1500 lux arasında olacaktır.

2. FİLE VE DİREKLER


2.1 FİLENİN YÜKSEKLİĞİ


2.1.1 File, orta çizginin üstünde ve buna dik olarak yer alır; erkekler için 2.43 m. ve bayanlar için 2.24 m. yüksekliğindedir.
2.1.2 Filenin yüksekliği oyun alanının ortasından ölçülür. Filenin iki kenar yüksekliği kesinlikle aynı olmalı ve buradaki yükseklik kuralda belirtilen
yüksekliği 2 cm.?den fazla geçmemelidir.
2.2YAPISI


File, 1 m. genişliğinde, 9.50 m. uzunluğundadır ve 10 cm?lik karelerden müteşekkil siyah iplerden yapılmıştır.
Filenin üst kısmında 5 cm. genişliğinde, iki kat beyaz çadır bezinden yapılmış yatay bir bant file boyunca dikilmiştir. Bandın her iki ucunda onu direklere bağlayan ve gergin durmasını sağlayan bir ipin geçtiği bir delik bulunur.
Bandın içinden geçen elastiki kablo fileyi direklere bağlar ve üst kısmının gergin durmasını sağlar.
Filenin alt kısmında (yatay bantsız) kareler arasından geçen bir ip onu direklere bağlar ve filenin alt kısmının gergin durmasını sağlar.
2.3 YAN BANTLAR


İki adet beyaz bant, her iki yan çizginin üzerinde yer alacak şekilde fileye dik olarak bağlanır.
Bunlar 5 cm. genişliğinde ve 1 m. uzunluğunda olup filenin bir parçası olarak kabul edilir.
2.4ANTENLER


Anten, 1.80 m. uzunluğunda ve 10 mm. çapında, fiberglas ya da benzeri bir maddeden yapılmış esnek bir çubuktur.
Anten yan bandın dış tarafına bağlanır. Antenler karşılıklı olarak filenin ters yönlerine yerleştirilir
Antenlerin her birinin 80 cm.?lik üst kısımları filenin üzerinde devam eder ve bu kısımlar zıt (tercihen kırmızı ve beyaz) renkte 10 cm.?lik teritlerle itaretlenir.
Antenler filenin bir parçası sayılır ve geçiş boşluğunun yan sınırlarını belirler ( Kural 11.1.1).
2.5 DİREKLER


2.5.1 Filenin bağlandığı direkler, yan çizgilerin dışından 0.50 m. ile 1.00 m. mesafede yerlettirilmittir. Direkler 2.55 m. yüksekliğinde ve tercihen ayarlanabilir olmalıdır.
2.5.2 Direkler düzgün ve yuvarlak olmalı, zemine tel kullanılmadan tutturulmalıdır. Tehlikeli ve engelleyici unsurlar taşımamalıdır.
2.6 İLAVE MALZEMELER


Bütün ilave malzemeler FIVB yönetmelikleriyle belirlenir.
3.TOPLAR


3.1STANDARTLAR


Top, içinde lastik veya benzeri bir maddeden bir kese bulunan, küresel ve dış kısmı esnek deri ya da sentetik deriden yapılmış olacaktır. Sentetik deri materyalin onayı FIVB yönetmeliklerince belirlenmiştir.
Tek bir açık renk ya da FIVB tarafından homologe edilmiş renklerin kombinasyonu kullanılabilir.
Çevresi 65-67 cm. ve ağırlığı 260-280 gr.?dir.
İç basıncı 0.30-0.325 kg/cm2?dir (294.3-318.82 mbar veya hPa).
3.2 TOPLARIN BENZERLİĞİ


Bir müsabakada kullanılan tüm toplar çevre genişliği, ağırlık, basınç, cins ve renk olarak aynı özellikte olmalıdır.
FIVB?nin Dünya Müsabakaları?nın, Kıtasal ve Ulusal ya da Lig Şampiyonaları?nın FIVB onaylı toplarla oynanması gerekir.
3.3 ÜÇ TOP SİSTEMİ


FIVB?nin Dünya Müsabakaları?nda üç top kullanılacaktır. Bu durumda birer tane serbest bölgenin her bir köşesinde, birer tane baş ve yardımcı hakemlerin arkasında olmak üzere altı top toplayıcı bulunur.
BÖLÜM İKİ


KATILANLAR


4. TAKIMLAR


4.1 TAKIMIN OLUŞUMU


4.1.1Bir takım en fazla 12 oyuncu, bir koç, bir yardımcı koç, bir masör ve bir tıp doktorundan oluşur. Oyunculardan biri müsabaka cetvelinde takım kaptanı olarak belirtilmelidir.
FIVB?nin Dünya Müsabakaları?nda tıp doktoruna FIVB tarafından önceden yetki verilmiş olmalıdır.
4.1.2 Her takımın 12 oyuncudan oluşan nihai listesinde bir (1) ?Libero? belirtme hakkı vardır.
4.1.3 Libero dışıdaki oyunculardan biri müsabaka cetvelinde takım kaptanı olarak belirtilmelidir.
4.1.4 Sadece müsabaka cetveline kayıtlı oyuncular oyun alanına girebilirler ve müsabakaya iştirak edebilirler. Koç ve takım kaptanı müsabaka cetvelini imzaladıktan sonra kayıtlı oyuncular değiştirilemez.
4.2 TAKIMIN YERLEŞİMİ


4.2.1 Oyunda olmayan oyuncular takımın oturma sıralarında oturmalı veya kendi ısınma sahalarında bulunmalıdırlar (Kural 1.4.4). Koç (Kural 5.2.3) ve takımın diğer mensupları da takımın oturma sıralarında oturmakla birlikte buradan geçici olarak ayrılabilirler. Takımların oturma sıraları yazı hakemi masasının yan taraflarına, serbest bölgenin dışına yerleştirilir.
4.2.2 Müsabaka esnasında sadece takım mensuplarının takımlarının sırasında oturmalarına veya ısınma sahasında bulunmalarına müsaade edilir (Kural 4.1.1).
4.2.3 Oyunda olmayan oyuncular oyun esnasında ısınma sahasında (Kural 1.4.4), molalarda ise kendi oyun alanlarının arkasındaki serbest bölgede topsuz olarak ısınabilirler. Oyuncular set aralarında serbest bölge içinde ısınma amacıyla top kullanabilirler.
4.3MALZEMELER


Bir oyuncunun malzemeleri forma, tort, çorap ve spor ayakkabısından oluşur.
4.3.1 Bir takımın forma, şort ve çorapları tektip, temiz ve aynı renkte olmalıdır.
4.3.2 Ayakkabılar hafif, esnek, lastik veya deri tabanlı ve topuksuz olmalıdır.
FIVB?nin Büyükler Dünya ve Kıta Müsabakaları?nda bir takımın ayakkabı renkleri aynı olmalıdır; ancak marka ambleminin rengi ve dizaynında farklılık olabilir. Forma ve şortların FIVB homologasyon standartlarına uyması gerekir.?
4.3.3 Oyuncuların formaları 1?den 18?e kadar numaralandırılmış olmalıdır.
a) Numaralar formanın ön ve arka ortasında bulunmalıdır. Numaraların renk ve parlaklığı formanın renk ve parlaklığına zıt olmalıdır.
b) Numaraların yüksekliği göğüste en az 15 cm., sırtta en az 20 cm. olmalıdır. Numaraların yazıldığı bandın genişliği ise en az 2 cm. olacaktır.
4.3.4 Takım kaptanının formasında, göğüs numarasının altında 8 x 2 cm.?lik bir şerit olmalıdır.
4.3.5 Diğer oyunculardan farklı renkte olan (Kural 4.3.1) (Libero oyuncusu haricinde - Kural 8.5) ve/veya kurallara uygun olmayan şekilde numaralandırılmış (Kural 4.3.3) formaların giyilmesi yasaktır.
4.3.6 FIVB Dünya Müsabakaları?nda oyuncuların numaraları şortun sağ paçasında tekrarlanacaktır. Numaranın yüksekliği 4 ile 6 cm. arasında ve numaranın yazıldığı bant minimum 1cm. olmalıdır.
4.4 MALZEME DEĞİŞİKLİKLERİ


Bat hakem bir veya daha fazla oyuncuya tu konularda müsaade verebilir:
4.4.1 çıplak ayakla oynamak,
4.4.2 set aralarında veya oyuncu değişikliğinden sonra ıslak formaları renk, dizayn ve numarası aynı olmak şartıyla yenileriyle değiştirme,
4.4.3 soğuk havalarda bütün takım için (Libero hariç) aynı renk ve dizayna sahip ve (4.3.3.1)?e uygun numaralı olması şartıyla takımların eşofmanla oynaması. Böyle bir müsaade takımın tüm oyuncularının eşofman giymesini gerektirir.
4.5 YASAKLANMIŞ EŞYALAR


4.5.1 Oyuncuların sakatlanmasına sebep olabilecek veya onlara suni bir avantaj sağlayacak şeylerin kullanılması yasaklanmıştır.
4.5.2 Oyuncular riski kendisine ait olmak kaydıyla gözlük ve lens takabilir.
5. TAKIM LİDERLERİ


Takım kaptanı ve koç kendi takım mensuplarının davranış ve disiplininden sorumludur.
5.1 KAPTAN


5.1.1 MAÇ ÖNCESİ takım kaptanı müsabaka cetvelini imzalar ve kurada takımını temsil eder.
5.1.2 MAÇ ESNASINDA takım kaptanı oyun alanında olduğu sürece oyun kaptanı olarak görev yapar. Takım kaptanı oyunda olmadığı zaman koç veya bizzat kendisi oyun kaptanı rolünü üstlenmek üzere bir başka oyuncuyu tayin eder. Bu oyun kaptanı; değiştirilene, takım kaptanı oyuna dönene veya set bitene kadar takım kaptanının sorumluluklarını üstlenir. Topun oyun dışı olduğu zamanlarda tüm takım mensupları içerisinde sadece oyun kaptanı hakemlerle konuşma hakkına sahiptir:
5.1.2.1 kuralların uygulanması ve yorumu hakkında açıklama ister ve aynı zamanda takım arkadaşlarının istek veya sorularını da iletir. Eğer oyun kaptanı baş hakemin açıklamalarına katılmazsa, bu karara itiraz edebilir ve derhal hakeme maçın sonunda müsabaka cetveline resmi bir itiraz kaydettirme hakkını saklı tuttuğunu belirtir (Kural 23.2.4);
5.1.2.2 Şu konularda yetki ister:
a)malzeme değişikliği
b)takımların pozisyonlarının tetkiki
c)zemin, file ve top, vs. kzntrolü;
5.1.2.3 mola ve oyuncu değişikliği talebinde bulunur (Kural 16.2.1).
5.1.3 MAÇ SONUNDA takım kaptanı:
5.1.3.1 hakemlere tetekkür eder ve sonucu tasdik etmek için müsabaka cetvelini imzalar;
5.1.3.2 Eğer takım kaptanı (veya yerine tayin edilen oyun kaptanı) daha önce baş hakeme herhangi bir uyuşmazlık bildirmişse, uyuşmazlık teyit edilebilir ve müsabaka cetveline resmi bir itiraz olarak kaydedilebilir (Kural 5.1.2.1).
5.2 KOÇ

5.2.1 Koç, maç süresince takımının oyuncularını oyun alanının dışından yönlendirir. Başlangıç pozisyonlarını, oyuncu değişikliklerini ve direktif vermek Için molaları tayin eder. Bu görevlerde temas kuracağı yetkili yardımcı hakemdir.
5.2.2 MAÇTAN ÖNCE koç kendi oyuncularının isim ve numaralarını müsabaka cetveline kaydettirir veya bunları kontrol eder ve daha sonra müsabaka cetvelini imzalar.
5.2.3 MAÇ ESNASINDA koç:


5.2.3.1 her setten önce pozisyon kağıdını düzgün bir şekilde doldurarak imzalar ve yazı hakemine veya yardımcı hakeme verir;
5.2.3.2 takımının sırasında, yazı hakemine en yakın yerde oturur; ancak geçici olarak yerini terk edebilir;
5.2.3.3 mola ve oyuncu değişikliği taleplerinde bulunur;
5.2.3.4 diğer takım mensupları gibi oyun sahasındaki oyunculara direktif verebilir. Koç bu direktifleri maçı engellemeden ya da geciktirmeden, takımının oturma sırasının önündeki serbest bölgede durarak ya da ısınma sahasına kadar yürüyerek verebilir.
5.3. YARDIMCI KOÇ


5.3.1 Yardımcı koç, takımın oturma sırasında oturur; ancak maça müdahale etme hakkı yoktur.
5.3.2 Koç takımın başından ayrılmak zorunda kalırsa, yardımcı koç oyun kaptanının isteği ve baş hakemin müsaadesiyle koçun görevlerini üstlenebilir.
BÖLÜM ÜÇ


OYUN DÜZENİ


6. BİR SAYI ALMAK, SET VE MAÇ KAZANMAK


6.1 BİR SAYI ALMAK


6.1.1 Oyun Hataları
Ne zaman takım bu kurallara uymayan bir harekette bulunur veya bir şekilde bu kuralları çiğnerse, hakemlerden biri oyun hatası için düdük çalar. Hatalara hakemler karar verir ve kurallara göre cezalarını tayin ederler.
6.1.1.1 eğer art arda iki veya daha fazla hata yapılırsa, sadece ilk yapılan hata dikkate alınır;
6.1.2.2 eğer iki ya da daha fazla hata rakipler tarafından aynı anda yapılırsa, bu bir ÇİFT HATA?dır ve rally tekrarlattırılır.
6.1.2 Bir hatanın sonuçları
Her hata rally?nin kaybedilmesiyle sonuçlanır:
6.1.2.1 Eğer hatalı takımın rakibi servis attıysa, bir sayı alır ve servis atmaya devam eder;
6.1.2.2 Eğer hatalı takımın rakibi servis karşıladıysa, bir sayı alır ve servis kullanma hakkı kazanır.
6.2 SET KAZANMA


Bir set (netice seti -5?inci- hariç) en az 2 sayı farkla 25 sayıya ulaşan takım tarafından kazanılır. Sayılarda 24-24?lük eşitlik olması halinde oyun iki sayılık farka ulaşılana kadar (26-24, 27-25) devam eder.
6.3 MAÇ KAZANMAK


6.3.1 Maç, üç seti alan takım tarafından kazanılır.
6.3.2 Setlerde 2-2?lik eşitlik olması halinde, netice seti (5?inci) en az 2 sayı farkla 15 sayı üzerinden oynanır.
.4 MAÇTA HAZIR BULUNMAMA VE EKSİK TAKIM


6.4.1 Eğer bir takım sahaya davet edildikten sonra oynamayı reddederse, maçta hazır bulunmadığı ilan edilir ve ceza olarak setleri 25-0, maçı da 3-0?lık sonuçla kaybeder.
6.4.2 Geçerli bir sebep göstermeksizin zamanında oyun alanında bulunmayan bir takımın maçta hazır bulunmadığı ilan edilir ve Kural 6.4.1?deki gibi itlem görür.
6.4.3 Bir takım set veya maç için EKSİK ilan edilirse, seti veya maçı kaybeder (Kural 7.3.1.a). Rakip takıma seti veya maçı kazanması için gerekli sayılar ya da sayı ve setler verilir. Eksik ilan edilen takım ise daha önce aldığı sayı ve setleri aynen muhafaza eder.
7. OYUNUN YAPISI


7.1 KURA


Müsabakadan önce baş hakem ilk servisi atacak takımı ve takımların birinci setteki sahalarını belirlemek için kura atışı yapar. Eğer netice seti oynanacaksa, yeniden kura atışı yapılır.
7.1.1 Kura iki takım kaptanının huzurunda atılır.
7.1.2 Kurayı kazananın seçenekleri:
YA


7.1.2.1 servis atma ya da karşılama hakkı
YA DA


7.1.2.2 oyun alanının seçimi.
Kurayı kaybeden kalan seçenekleri alır.
7.1.3 Ayrı ayrı ısınma halinde ilk servisi atacak takım filede ilk ısınacak takımdır.
7.2 ISINMA DEVRESİ


7.2.1 Maç öncesinde takımlar başka bir sahada ısınma olanağı bulmuşlarsa, 3?er dakika, bulamamışlarsa 5?er dakika filede ısınabilirler.
7.2.2 İki takımın kaptanı anlaşarak birlikte ısınmak isterlerse, Kural 7.2.1?deki şartlara göre filede 6 veya 10 dakika ısınabilirler.
7.3 TAKIMIN DİZİLİŞİ


7.3.1 Her takımın oyunda daima altı oyuncusu olmalıdır.
7.3.1.1 Oyun alanındaki oyuncuların dönme sırası, takımların başlangıç dizilişiyle belirlenir. Bu sıra set boyunca korunmalıdır.
7.3.1.2 Bir takım ?libero? bildirme hakkını kullandığında (Kural 8.5) altı başlangıç oyuncusunun yanında liberonun numarasının da ilk setin pozisyon kağıdında belirtilmesi gerekir.
7.3.2 Her setin batlamasından önce koç kendi takımının başlangıç dizilişini pozisyon kağıdında göstermelidir. Bu kağıt düzgün bir şekilde doldurulup imzalanarak yardımcı hakeme veya yazı hakemine verilir.
7.3.3 Bir setin başlangıç dizilişinde yer almayan oyuncular, o set için yedek oyunculardır.
7.3.4 Pozisyon kağıdının yardımcı hakem veya yazı hakemine teslim edilmesinden sonra dizilişte normal oyuncu değişikliğinin dışında hiçbir değişiklik yapılmasına izin verilemez.
7.3.5 Oyuncuların sahadaki yerleri ve pozisyon kağıdı arasında çelişki
7.3.5.1 Setin başlamasından önce oyuncuların oyun alanındaki yerleriyle pozisyon kağıdı arasında farklılık varsa, oyuncular pozisyon kağıdında gösterilen yerlerine geçmelidirler. Bu durumda ceza verilmez.
7.3.5.2 Aynı şekilde, eğer oyun alanında pozisyon kağıdına yazılmamış bir oyuncu varsa, set başlamadan önce sahadaki diziliş pozisyon kağıdına göre düzeltilmelidir. Bu durumda ceza verilmez.
7.3.5.3 Bununla beraber eğer koç pozisyon kağıdına yazılmamış bir oyuncuyu veya oyuncuları oyun alanında tutmak isterse, kurallara uygun oyuncu değişikliği talep etmelidir. Bu değişiklik veya değişiklikler müsabaka cetveline işlenecektir.
7.4 POZİSYONLAR


Servis atan oyuncunun topa vurduğu anda her takım kendi oyun alanında dönüş sırasına göre pozisyon almalıdır (servis atan oyuncu hariç).
7.4.1 Oyuncuların pozisyonları aşağıdaki gibi numaralandırılmıştır:
7.4.1.1 Filenin önünde bulunan üç oyuncu ön hat oyuncusudur ve 4 (ön-sol), 3 (ön-orta), 2 (ön-sağ) numaralı pozisyonlarda dururlar.
7.4.1.2 Diğer üç oyuncu arka hat oyuncusudur ve 5 (arka-sol), 6 (arka-orta), 1 (arka-sağ) numaralı pozisyonlarda dururlar.
7.4.2 Oyuncular arasındaki bağlantılı pozisyonlar
7.4.2.1 Her arka hat oyuncusu kendisiyle ilgili ön hat oyuncusuna göre filenin daha gerisinde yer almalıdır.
7.4.2.2 Ön hat ve arka hat oyuncuları, Kural 7.4.1?de belirtilen sıraya göre birbirlerinin yanında durmalıdırlar.
7.4.3 Oyuncuların pozisyonları, yere temas eden ayaklarının pozisyonlarına göre ve aşağıda belirtilen şekilde tespit ve kontrol edilir:
7.4.3.1 her ön hat oyuncusunun ayağının en azından bir kısmı orta çizgiye kendisiyle ilgili arka hat oyuncusunun ayaklarından daha yakın olmalıdır.
7.4.3.2 sağ (sol) tarafta bulunan her oyuncunun ayağının en azından bir kısmı sağ (sol) taraftaki yan çizgiye kendi sırasında ortada bulunan oyuncunu ayaklarından daha yakın olmalıdır.
7.4.4 Servis atıldıktan sonra oyuncular her tarafa hareket edebilir ve kendi oyun alanlarında veya serbest bölgede herhangi bir pozisyon alabilirler.
7.5 POZİSYON HATASI


7.5.1 Eğer servis atan oyuncunun topa vurduğu anda herhangi bir oyuncu düzgün pozisyonda değilse, takımı pozisyon hatası yapar (Kural 7.3 ve 7.4).
7.5.2 Servis atan oyuncu topa vurduğu anda servis hatası yaparsa (Kural 13.4 ve 13.7.1), bu hata pozisyon hatasından önce gelir.
7.53 Eğer topa vurulduktan sonra bir servis hatası olursa (Kural 13.7.2), cezalandırılacak olan pozisyon hatasıdır.
7.5.4 Bir pozisyon hatası aşağıdaki sonuçları doğurur:
7.5.4.1 takım rally?nin kaybedilmesiyle cezalandırılır (Kural 6.1.2); rakip takım bir sayı alır (Kural 6.2) ve servis atma hakkı kazanır;
7.5.4.2 oyuncuların pozisyonları düzeltilir.
7.6 DÖNÜŞ


7.6.1 Dönüş sırası başlangıç dizilişiyle belirlenir ve set boyunca oyuncuların pozisyonları ve servis sırasına göre kontrol edilir.
7.6.2 Servisi karşılayan takım servis atma hakkını kazandığı zaman bu takımın oyuncuları saat yönünde bir pozisyon dönmelidir: 2 no?lu pozisyondaki oyuncu servis atmak için 1 no?ya gider, 1 no?lu pozisyondaki oyuncu 6 no?ya geçer, vs...
7.7 DÖNÜŞ HATALARI


7.7.1 Dönüş hatası, SERVİSİN dönüş sırasına göre atılmadığı zaman yapılır (Kural 7.6.1). Bu durum aşağıdaki sonuçları doğurur:
7.7.1.1 takım rally?nin kaybedilmesiyle cezalandırılır (Kural 6.1.2); rakip takım bir sayı alır (Kural 6.2) ve servis atma hakkı kazanır;
7.7.1.2 oyuncuların dönüş sırası düzeltilir.
7.7.2 Buna ilave olarak yazı hakemi hatanın yapıldığı anı tam olarak belirleyecek ve takımın hata yaptıktan sonra kazandığı bütün sayılar iptal edilecektir. Rakip takımın sayıları geçerli kalır. Eğer hatanın yapıldığı an tespit edilemiyorsa, kazanılmış sayılar iptal edilmez; uygulanacak tek ceza rally kaybıdır.
8. OYUNCU DEĞİŞİKLİĞİ


Oyuncu değişikliği, bir oyuncunun yazı hakem tarafından kaydedildikten sonra oyun alanını terk etmesi gereken bir başka oyuncunun pozisyonuna geçmek için oyuna girme hareketidir. Oyuncu değişikliği, hakem müsaadesi gerektirir (oyuncu değişikliği işlemleri için Kural 16.5?e bakınız).
8.1 DEĞİŞİKLİKLERİN LİMİTLERİ


8.1.1 Her sette her takıma en fazla altı oyuncu değişikliği yapma izni verilir. Bir veya daha fazla oyuncu aynı anda değiştirilebilir.
8.1.2 Başlangıç dizilişinde yer alan bir oyuncu bir sette yalnız bir defa oyundan çıkabilir ve diziliş pozisyonunda önceki yerine girebilir.
8.1.3 Bir yedek oyuncu başlangıç dizilişindeki bir oyuncunun yerine bir sette bir defa girebilir ve sadece aynı oyuncuyla yer değiştirebilir.
8.2 İSTİSNAİ DEĞİŞİKLİK


Oyuna devam edemeyecek şekilde sakatlanmış bir oyuncu kurallara uygun olarak değiştirilmelidir. Bu mümkün değilse, Kural 8.1?de belirtilen sınırlamalar dışında takıma bir İSTİSNAİ değişiklik yapma hakkı tanınır. İstisnai değişiklik, sakatlanma anında oyun alanında olmayan herhangi bir oyuncunun (libero dışında) sakatlanan oyuncunun yerine oyuna girmesi demektir. Sakatlanan oyuncuya değiştirildikten sonra tekrar maça girme izni verilmez.
8.3 İHRAÇTAN DOLAYI DEĞİŞİKLİK


OYUNDAN ÇIKARILAN veya DİSKALİFİYE edilen bir oyuncu (Kural 21.2.3 ve 21.2.4) kurallara uygun olarak değiştirilmelidir. Bu mümkün değilse,takım EKSİK ilan edilir (Kural 6.4.3).
8.4 KURALLARA UYGUN OLMAYAN DEĞİŞİKLİK


8.4.1 Oyuncu değişikliği Kural 8.1?de belirtilen sınırları aşıyorsa, bu kurallarauygun olmayan bir değişikliktir (Kural 8.2?deki durum hariç).
8.4.2 Bir takım kurallara uygun olmayan bir değişiklik yapmış ve oyuna başlamışsa (Kural 9.1), aşağıdaki işlemler uygulanacaktır:
8.4.2.1 takım rally kaybı ile cezalandırılır; rakip takım bir sayı alır ve servis atma hakkı kazanır;
8.4.2.2 değişiklik düzeltilir,
8.4.2.3 hatalı takımın hata oluştuğu andan itibaren aldığı sayılar iptal edilir. Rakibinin sayıları aynen kalır.
8.5 LİBERO OYUNCUSU


8.5.1 Liberonun (Kural 4.1.2) maçtan önce müsabaka cetvelinde özel olarak ayrılmış çizgiye kaydedilmesi gerekir. Numarasının da ilk setin pozisyon kağıdına eklenmesi gerekir (Kural 7.3.1).
8.5.2 Bir libero oyuncusuna ait özel kurallar aşağıdaki gibidir:
8.5.2.1 Malzemeler:
Liberonun takımın diğer üyeleriyle zıtlık oluşturacak farklı renkte bir forma ya da yelek giymesi (ya da farklı tasarımlı) gerekir (Kural 4.3.5).
8.5.2.2 Oyun hareketleri:
a) Libero herhangi bir geri hat oyuncusunun yerini alabilir.
b) Görevleri bir geri hat oyuncusu olmakla sınırlandırılmıştır ve temas anında top file üst kenar yüksekliğini tümüyle aşmışsa, hiçbir yerden (oyun sahası ve serbest alanda dahil) bir hücum vuruşunu tamamlayamaz.
c) Servis atamaz, blok yapamaz ya da blok tetebbüsünde bulunamaz.
d) Ön bölge ya da uzantısında bulunan bir liberonun ?overhand? parmak pasından gelen bir topa filenin üst kenar seviyesinden daha yüksekte hücum yapılamaz. Eğer libero böyle bir vuruşu ön bölgenin arkasında yapıyorsa, topa serbestçe hücum yapılabilir.
8.5.2.3 Oyuncuların yerine geçiş:
a) Liberonun bir oyuncunun yerine geçmesi düzenli değişiklik olarak sayılmaz. Bu yer değiştirmeler sınırsızdır; ancak liberonun yerine sadece daha önce yer değiştirdiği oyuncu geçebilir ve ikisi arasında bir rally olması gerekir.
b) Bu yer değiştirmeler ancak top oyun dışındayken ya da yardımcı hakemin takım dizilişini kontrol etmesinden sonra (bir setin başlamasından önce) ve servis düdüğünden önce yapılabilir.
c) Bir libero ancak hücum çizgisi ve dip çizgisi arasında takım sırasının önündeki yan çizgiden sahaya girip çıkabilir.
d) Sakatlanan bir liberonun değiştirilmesi:
Baş hakemin onayının ardından sakatlanan bir liberonun yerine maç sırasında o setin pozisyon kağıdında yer almayan kayıtlı oyuncularda biri geçebilir. Sakatlanan libero maçın geri kalan bölümünde oyuna tekrar giremez.
Sakatlanan bir liberonun yerine geçecek oyuncunun görevleri, oyunun geri kalan kısmında ve oynanmakta olan FIVB ya da Kıta Müsabakası?nın diğer maçlarında libero olmakla sınırlandırılır.
BÖLÜM DÖRT


OYUN HAREKETLERİ


9. OYUNUN SEYRİ


9.1 OYUNDAKİ TOP


Bat hakemin müsaadesiyle servis için topa vurulduğu an top oyundadır.
9.2 OYUN DIŞI TOP


Top, hakemlerden biri tarafından düdük çalınarak değerlendirilen hatanın yapıldığı veya hata dışı olarak düdüğün çalındığı andan itibaren oyun dışıdır.
9.3 DAHİL TOP


Top, sınır çizgileri dahil olmak üzere oyun alanı içinde yere değdiği zaman dahildir (Kural 1.3.2).
9.4 HARİÇ TOP


Top şu koşullarda ?hariçtir?:
9.4.1 zemine temas eden kısmı sınır çizgisinin tamamen dışındaysa;
9.4.2 oyun alanı dışında bir cisme, tavana veya oyun dışındaki bir kişiye değerse;
9.4.3 antenlere, kablolara ve direklere veya yan bantlar dışındaki fileye değerse;
9.4.4 Kural 11.1.2?de belirtilen durum hariç, file dikey düzlemini geçiş boşluğunun kısmen veya tamamen dışından geçerse;
9.4.5 filenin altından alt boşluğu tamamen geçerse (Kural 11.1.3).
10. TOPLA OYNAMA


Her takım kendi oyun sahası ve oyun boşluğunda oynamalıdır (Kural 11.1.2 hariç). Bununla beraber top serbest bölgenin dışından da geri döndürülebilir.
10.1 TAKIM VURUŞLARI


Bir takım topu filenin üzerinden geri göndermek için üç vuruş (blok temasına ilaveten, Kural 15.4.1) yapma hakkına sahiptir. Eğer daha fazla vuruş yapılırsa, takım DÖRT VURUŞ hatası yapmış olur.
Takımın vuruşları sadece oyuncuların isteyerek yaptıkları vuruşları değil; aynı zamanda topla istemeden yaptıkları temasları da kapsar.
10.1.1 BİRBİRİNİ TAKİP EDEN TEMASLAR


Bir oyuncu art arda iki defa topa vuramaz (Kural 10.2.3, 15.2.1 ve 15.4.2 hariç).
10.1.2 AYNI ANDA YAPILAN TEMASLAR


İki veya üç oyuncu topa aynı anda dokunabilir.
10.1.2.1 İki (üç) takım arkadaşı topa aynı anda dokunduğu zaman bu iki (üç) vuruş olarak göz önüne alınır (blok hariç). İki (üç) takım arkadaşı topa uzanır; fakat sadece bir oyuncu temas ederse, bu bir vuruş olarak sayılır. Oyuncular çarpışırlarsa, bu hata olarak değerlendirilmez.
10.1.2.2 İki rakip file üzerinde topa aynı anda temas etmişler ve top oyunda kalmışsa, topun sahasında kaldığı takımın tekrar üç vuruş yapma hakkı vardır. Böyle bir top dışarı giderse, bu karşı taraftaki takım için bir hatadır.
10.1.2.3 Topa iki rakip oyuncu tarafından aynı anda yapılan temas ?TUTULMUŞ TOP? olarak değerlendirilirse (Kural 10.2.2), bu bir ÇİFT HATA?dır (Kural 6.1.1.2) ve rally tekrarlattırılır.
10.1.3 YARDIMLI VURUŞLAR


Oyun sahası içinde bir oyuncunun topa ulaşmak için takım arkadaşlarından, herhangi bir yapıdan veya cisimden destek almasına izin verilmez.
Bununla beraber hata yapmak üzere olan bir oyuncu (fileye dokunmak veya orta çizgiyi geçmek gibi) takım arkadaşları tarafından durdurulabilir veya geri çekilebilir.
10.2 VURUŞUN ÖZELLİKLERİ


10.2.1 Top vücudun herhangi bir kısmına dokunabilir.
10.2.2 Topa fırlatılmadan ve/veya tutulmadan vurulmalıdır. Top herhangi bir doğrultuda geri gidebilir.
10.2.3 Temasların aynı anda olması şartıyla, top vücudun çeşitli yerlerine dokunabilir. İstisnalar:
10.2.3.1 Tek bir hareket esnasında olması kaydıyla, bir veya daha fazla blok oyuncusu blokta topa art arda dokunabilir (Kural 15.2.1).
10.2.3.2 Takımın birinci vuruşunda (Kural 10.1 ve 15.4.1), temasların tek bir hareket esnasında olması kaydıyla, top vücudun çeşitli yerlerine art arda dokunabilir.
10.3 TOPLA OYNANIRKEN YAPILAN HATALAR


10.3.1 DÖRT VURUŞ: Bir takım topa geri döndürmeden önce dört defa vurur (Kural 10.1).
10.3.2 YARDIMLI VURUŞ: Bir oyuncu oyun sahası içinde topa ulaşmak için bir takım arkadaşından, herhangi bir yapı veya cisimden destek alır (Kural 10.1.3).
10.3.3 TUTULMUŞ TOP: Bir oyuncunun topa vurmayıp tutması ve/veya fırlatmasıdır (Kural 10.2.2).
10.3.4 ÇİFT VURUŞ: Bir oyuncu topa art arda iki defa vurur veya top vücudunun çetitli yerlerine art arda temas eder (Kural 10.2.3).
11. FİLEDEKİ TOP


11.1 FİLEYİ GEÇEN TOP


11.1.1 Rakip sahaya gönderilen top filenin üzerinden, geçiş boşluğu içinden gitmelidir (Şekil 5). Geçiş boşluğu file dikey düzleminin bir parçasıdır ve aşağıdakilerle sınırlıdır:
11.1.1.1 aşağıda filenin üst kısmıyla,
11.1.1.2 kenarlarda anten ve antenlerin varsayılan uzantılarıyla,
11.1.1.3 yukarıda tavanla.
11.1.2 Top file düzlemini tamamen ya da kısmen dış boşluktan geçerek rakibin serbest bölgesine girdiğinde (Kural 12), takımın vuruş limiti dahilinde kalmak koşuluyla, geri oynanabilir. Ancak bu esnada topu geri çeviren oyuncu:
11.1.2.1 rakibin oyun alanına temas etmemelidir;
11.1.2.2 topu file dikey düzleminin aynı tarafından ve yine dış boşluktan geçirerek geriye çevirmelidir.
Rakip takım böyle bir hareketi engelleyemez.
11.1.3Topun tamamı filenin alt boşluğundan geçerse, bu top HARİÇTİR (Şekil 5).
11.2 FİLEYE DEĞEN TOP

Servis dışında, top fileyi geçerken (Kural 11.1.1) ona değebilir.
11.3 FİLENİN İÇİNDEKİ TOP


11.3.1 Servis dışında, filenin içine takılan top takımın üç vuruş limiti içinde (Kural 10.1) geri alınabilir.
11.3.2 Top filenin iplerini yırtar veya filenin kopmasına neden olursa, rally iptal edilir ve tekrarlattırılır (istisna: servis, Kural 11.2).
12. FİLEDEKİ OYUNCU


12.1 FİLENİN DİĞER TARAFINA UZANMA


12.1.1 Blok esnasında bir blokçu, rakibinin hücum vuruşu öncesi veya anındaki oyununu engellememek koşuluyla, hücum vuruşunu takiben filenin öteki tarafında topa dokunabilir (Kural 15.3).
12.1.2 Hücum vuruşunun kendi oyun boşluğundan yapılmış olması şartıyla, bir oyuncunun hücum vuruşunu yaptıktan sonra elinin filenin öteki tarafına geçmesine izin verilir.
12.2 FİLENİN ALTINDAN GEÇME


12.2.1 Rakibin oyununa müdahale etmemek şartıyla, filenin altından rakip oyun boşluğuna girilmesine izin verilir.
12.2.2 Orta çizginin üzerinden rakibin oyun alanına girme:
12.2.2.1 Ayağın (ayakların) veya elin (ellerin) orta çizginin ötesinde rakibin oyun alanına değmesine izin verilir. Ancak karşıya geçen ayak (ayaklar) veya elin (ellerin) bir kısmı orta çizgiye temas etmeli ya da orta çizginin üzerinde olmalıdır.
12.2.2.2 Vücudun başka herhangi bir parçasının rakibin oyun alanına temas etmesi yasaktır.
12.2.3 Top oyun dışı olduktan sonra bir oyuncu rakibinin oyun alanına girebilir (Kural 9.2).
12.2.4 Oyuncular, oyununa müdahale etmemek şartıyla, rakiplerinin serbest bölgesine girebilirler.
12.3 FİLE İLE TEMAS


12.3.1 Topla oynama teşebbüsü olmadan istemeyerek fileye değmesinin dışında, oyuncunun fileye teması hatadır.
12.3.2 Bir oyuncu topa vurduktan sonra direklere, kablolara veya filenin toplam uzunluğu dışındaki herhangi bir cisme dokunabilir; ancak bu dokunuş oyuna müdahale etmemelidir.
12.3.3 Top filenin içine takılır ve bu nedenle file rakibe temas ederse, bu hata olarak kabul edilmez.
12.4 OYUNCULARIN FİLEDEKİ HATALARI


12.4.1 Bir oyuncu rakibinin hücum vuruşunun öncesinde veya esnasında rakibinin oyun boşluğundaki topa veya rakibine dokunursa (Kural 12.1.1),
12.4.2 Bir oyuncu filenin altından rakibinin boşluğuna, rakibinin oyununa zarar vererek girerse (12.2.1),
12.4.3 Bir oyuncu rakibinin oyun alanına girerse (Kural 12.2.2.2),
12.4.4 Bir oyuncu filede topla oynamaya teşebbüs ettiği sırada fileye veya antenlere değerse (Kural 12.3.1).
13. SERVİS


Servis, topun servis bölgesinde ve geri hattın sağında bulunan oyuncu tarafından vurularak oyuna sokulması hareketidir (Kural 13.4.1).
13.1 BİR SETTEKİ İLK SERVİS


13.1.1 Birinci set ile karar setinde (5. set) ilk servis kura atışıyla belirlenen takım tarafından atılır (Kural 7.1).
13.1.2 Diğer setler bir önceki sette ilk servisi kullanmamış olan takımın atacağı servisle başlatılacaktır.
13.2 SERVİS SIRASI


13.2.1 Oyuncular pozisyon kağıdına kaydedilen servis sırasını takip etmek zorundadır (Kural 7.3.1b).
13.2.2 Bir setteki ilk servisten sonra servis kullanacak oyuncu tu tekilde belirlenir:
13.2.2.1 Servis kullanan takım rally?yi kazandığında daha önce servis kullanan oyuncu (veya yerine geçen oyuncu) tekrar servis atar.
13.2.2.2 Servis karşılayan takım rally?yi kazandığında servis atma hakkını da kazanır ve servis atmadan önce bir dönüş yapar (Kural 7.6.2). Sağ ön pozisyondan sağ arka pozisyona gelen oyuncu servis atacaktır.
13.3 SERVİS KULLANMA YETKİSİ


Bat hakem servis kullanacak oyuncunun topa sahip olduğunu ve takımların oynamaya hazır olduklarını kontrol ettikten sonra servisin atılmasına müsaade eder.
13.4 SERVİSİN ATILMASI


13.4.1 Topa, havaya atıldıktan ya da elden (ellerden) serbest bırakıldıktan sonra oyun sahasının zeminine veya vücudun herhangi bir kısmına değmeden tek el veya kolun herhangi bir kısmıyla vurulmalıdır.
13.4.2 Servis atan oyuncu vuruşu anında ya da sıçrayarak atılan bir servis için zıpladığında ne oyun alanına (dip çizgi dahil) ne de servis bölgesi dışındaki zemine temas etmemelidir.
Bu oyuncu servis vuruşundan sonra servis bölgesinin dışına veya oyun alanının içine basabilir veya düşebilir.
13.4.3 Servis kullanacak oyuncu, baş hakemin servis için çaldığı düdüğünü takip eden 5 saniye içinde topa vurmalıdır.
13.4.4 Baş hakemin düdüğünden önce atılan servis iptal edilir ve tekrarlattırılır.
13.5 PERDELEME


13.5.1 Servis kullanan takımın oyuncuları perdeleme yaparak rakiplerinin servis atan oyuncuyu veya topun geliş yönünü görmelerini engellememelidirler.
13.5.2 Kitisel Perdeleme:
Servis kullanan takımın herhangi bir oyuncusu servis atılıp top üzerinden giderken kollarını sallar, zıplar ve her iki yöne hareket ederse (vs.) kişisel perdeleme yapmış olur.
Grup Perdeleme:
Eğer servis kullanan oyuncu topu iki veya daha fazla takım arkadaşının arkasına saklanarak üstlerinden rakip sahaya gönderirse, bu takım grup perdelemesi yapmış olur.
13.6 SERVİS SIRASINDA YAPILAN HATALAR


13.6.1 Servis Hataları:
Aşağıdaki hatalar rakip takım pozisyon hatasI yapıyor olsa bile servis değişikliğine yol açar (Kural 13.8.1). Servis atan oyuncu:
13.6..1servis sırasını ihlal ederse (Kural 13.2),
13.6.1.2 servisi kurallara uygun tekilde atmazsa (Kural 13.4).
13.6.2 Topa Vurulduktan Sonra Yapılan Servis Hataları:
Topa kurallara uygun şekilde vurulduktan sonra (bir oyuncunun pozisyon hatası yapmaması kaydıyla) aşağıda gösterilen hallerde servis hatalıdır (Kural 13.7.2). Eğer top: 13.6.2.1 servis kullanan takımın oyuncularından birine değer veya file dikey düzlemini geçiş boşluğundan tümüyle geçmezse (Kural 9.4.4, 9.4.5 ve 11.1.1),
13.6.2.2 oyun alanının dışına giderse
13.6.2.3 bir perdelemenin üzerinden geçerse (Kural 13.5).
13.7 SERVİS HATALARI VE POZİSYON


13.7.1 Eğer servis atan oyuncu servis hatası yapıyorsa (yanlış dönüş sırası,kural dışı uygulama, vs.) ve karşı tarafta pozisyon hatası varsa, servis hatası cezalandırılır.
13.7.2 Buna karşılık eğer servis kurallara uygun şekilde atıldıktan sonra serviste hata meydana gelirse (topun fileye teması veya dışarı gitmesi, perdeleme, vs.) pozisyon hatası öncelik alacak ve cezalandırılacaktır.
14. HÜCUM VURUŞU


14.1 HÜCUM VURUŞU


14.1.1 Servis ve blok hariç olmak üzere, topu rakibe yönelten bütün vurutlar hücum vuruşu olarak değerlendirilir.
14.1.2 Hücum vuruşu sırasında topa net bir şekilde temas edilmiş ve itilmemiş ya da fırlatılmamışsa, tip yapmaya izin verilir.
14.1.3Top bütünüyle file dikey düzlemini geçtiği veya bir rakip oyuncuya temas ettiği anda hücum vuruşu tamamlanmış olur.
14.2 HÜCUM VURUŞUNDAKİ KISITLAMALAR


14.2.1 Ön hat oyuncusu, temasın kendi oyuncu boşluğu dahilinde yapılması kaydıyla, hücum vuruşunu herhangi bir yükseklikte tamamlayabilir (Kural 14.2.4 hariç).
14.2.2 Bir geri hat oyuncusu ön bölgenin gerisinden herhangi bir yükseklikten hücum vurutunu tamamlayabilir:
14.2.2.1 sıçradığı anda ayağı (ayakları) hücum çizgisine değmemeli veya çizgiyi geçmemelidir,
14.2.2.2 vuruştan sonra ön bölgeye dütebilir (Kural 1.4.1).
14.2.3 Temas anında topun herhangi bir kısmı eğer file üst kenar seviyesinin altındaysa, bir geri hat oyuncusu ön bölgeden de hücum vuruşunu tamamlayabilir (Tekil 7).
14.2.4 Top ön bölgede ve file üst kenar seviyesinin tamamen üzerindeyken hiçbir oyuncunun rakibin servisinin üstüne hücum vuruşu tamamlamasına izin verilmez.
14.3 HÜCUM VURUŞU HATALARI


14.3.1 Bir oyuncu rakip takımın oyun boşluğu içinde topa vurursa (Kural 14.2.1),
14.3.2 Bir oyuncu topu harice vurursa (Kural 9.4),
14.3.3 Vuruş anında top bütünüyle file üst kenar seviyesinin üstündeyken bir geri hat oyuncusu ön bölgeden hücum vurutunu tamamlarsa (Kural 14.2.3),
14.3.4 Top ön bölgede ve bütünüyle filenin üst kenar seviyesinin üstündeyken bir oyuncu rakibinin servisinin üstüne hücum vurutunu tamamlarsa (Kural 14.2.4).
14.3.5 Vuruş anında top bütünüyle file üst kenar seviyesinin üstündeyken libero oyun alanı dahilinde bir hücum vuruşu tamamlarsa (Kural 14.2.3).
15. BLOK


15.1 BLOK YAPMA


15.1.1 Blok, fileye yakın olan oyuncuların rakip sahadan gelen topu durdurmak için file üst kenar seviyesinden daha yükseğe uzanarak yaptıkları harekettir.
15.1.2 Blok Tetebbüsü:
Blok teşebbüsü, topa dokunmadan yapılan blok hareketidir.
15.1.3 Tamamlanmış Blok:
Blokçunun topa değdiği anda blok tamamlanmıştır. Sadece ön hat oyuncularının bloğu tamamlamasına müsaade edilir.
15.1.4 Kolektif Blok:
Birbirine yakın iki ya da üç oyuncu tarafından yapılır ve bu oyunculardan biri topa değdiğinde tamamlanır.
15.2 BLOK TEMASI


Temasların tek bir hareket esnasında yapılmış olması kaydıyla, bir veya daha çok blokçu topa birbiri ardına (çabuk ve devamlı) temas edebilir.
15.3 RAKİBİN BOŞLUĞUNDA BLOK YAPMA


Blok esnasında, rakip oyuncunun oyununa engel olmamak kaydıyla, bir oyuncu ellerini ve kollarını filenin ötesine geçirebilir. Ancak rakip bir hücum vuruşu yapıncaya kadar filenin ötesinde topa dokunulmasına müsaade edilmez.
15.4 BLOK VE TAKIM VURUŞLARI


15.4.1 Blok teması takımın bir vuruşu olarak sayılmaz (Kural 10.1). Sonuç olarak blok temasından sonra bir takıma topu geri göndermek üzere üç vuruş hakkı verilir.
15.4.2 Bloktan sonraki ilk vuruş, blok esnasında topa dokunan da dahil olmak üzere, takımın herhangi bir oyuncusu tarafından yapılır.
15.5 SERVİSE BLOK YAPMA


Rakibin servisine blok yasaktır.
15.6 BLOK YAPMA HATALARI


15.6.1 Blokçu rakibinin hücum vuruşundan önce ya da aynı anda rakibinin boşluğundaki topa değerse (Kural 15.3),
15.6.2 Bir geri hat oyuncusu bir bloğu tamamlar veya tamamlanmış bir bloğa katılırsa (Kural 15.1.3 ve 15.1.4),
15.6.3 Rakibin servisine blok yapılırsa (Kural 15.5),
15.6.4 Top bloktan harice gönderilmitse (Kural 9.4),
15.6.5 Antenlerin dışından rakibin boşluğunda blok yapılırsa,
15.6.6 Libero oyuncusu blok teşebbüsünde bulunur ya da tamamlanmış bir bloğa katılırsa (Kural 15.1.3 ve 15.1.4).

BÖLÜM BEŞ


DURAKLAMALAR VE GECİKMELER


16. KURALLARA UYGUN OYUN DURAKLAMALARI


Kurallara uygun oyun duraklamaları MOLALAR ve OYUNCU DEĞİŞİKLİKLERİ?dir.
16.1 KURALLARA UYGUN DURAKLAMALARIN SAYISI


Her takımın bir sette en fazla iki mola ve altı oyuncu değiştirme hakkı bulunmaktadır.
16.2 KURALLARA UYGUN DURAKLAMA TALEPLERİ


16.2.1 Sadece koç veya oyun kaptanı duraklama talebinde bulunabilir. Bu talep top oyun dışındayken ve servis düdüğünden önce elle işaret vermek suretiyle yapılır.
16.2.2 Bir setin başlangıcından önce oyuncu değişikliği talebinde bulunulmasına izin verilir ve bu değişiklik o sete ait kurallara uygun oyuncu değişikliği olarak kaydedilmelidir.
16.3 DURAKLAMALARIN BİRBİRİNİ TAKİP ETMESİ


16.3.1 Takımlardan birinin talep ettiği bir veya iki mola ile bir oyuncu değişikliği oyunun tekrar başlamasına gerek olmaksızın birbirini takip edebilir.
16.3.2 Bununla birlikte bir takımın aynı duraklama içinde birbirini takip eden
oyuncu değişikliği taleplerine müsaade edilmez. Ancak bir takım isterse aynı duraklama esnasında iki veya daha fazla oyuncu değiştirebilir (Kural 8.1.1).
16.4 MOLALAR VE TEKNİK MOLALAR


16.4.1 Bir mola 30 saniye sürer.
FIVB Dünya ve Resmi Müsabakaları?nda ilk dört sette (1-4) tüm molalar 60 saniye sürer ve her takım her set için sadece bir mola talep edebilir. Buna ek olarak maçı önde götüren takım 8 ve 16?ncı sayıya ulaştığında 60?ar saniyelik iki ?Teknik Mola? otomatik olarak uygulanır.
Netice setinde (5?inci) ?Teknik Mola? yoktur; her takım sadece 30 saniye süreli iki mola talebinde bulunabilir.
16.4.2 Tüm molalar (teknik molalar dahil) esnasında oyundaki oyuncular kendi sıralarının yakınındaki serbest bölgeye gitmek zorundadır.
16.5 OYUNCU DEĞİŞİKLİĞİ


(Limitler için Kural 8.1?e bakınız)
(Liberoyla ilgili yer değiştirmeler için Kural 8.5?e bakınız)
16.5.1 Oyuncu değişikliği oyuncu değiştirme bölgesi içinde yapılmalıdır (Kural 1.4.3).
16.5.2 Oyuncu değişikliği ancak müsabaka cetveline kaydedilmesi ve oyuncuların oyuna giriş-çıkış yapabilmesi için gereken zaman kadar sürebilir.
16.5.3 Talep anında oyuncu(lar) koça yakın durarak oyuna girmeye hazır olmalıdırlar (Kural 1.4.3). Eğer durum böyle değilse, oyuncu değişikliği kabul edilemez ve takım geciktirme cezası alır (Kural 17.2). FIVB Dünya Müsabakaları?nda oyuncu değişikliğini kolaylaştırmak için uzun saplı ve numaralı levhalar kullanılır.
16.5.4 Eğer koç birden fazla oyuncu değişikliği yapmak isterse, talebi esnasında bu sayıyı el işareti ile bildirmek zorundadır. Bu durumda oyuncu değişiklikleri bir çift oyuncuyu diğerleri takip edecek şekilde peş peşe yapılmalıdır.

16.6 KURALLARA UYGUN OLMAYAN DURAKLAMA TALEPLERİ

16.6.1 Aşağıda sıralanan duraklama talepleri uygun olmayan taleplerdir:
16.6.1.1 top oyundayken veya servis düdüğü anında veya sonrasında (Kural 16.2.1) yapılırsa,
16.6.1.2 yetkili olmayan bir takım mensubu tarafından yapılırsa (Kural 16.2.1),
16.6.1.3 bir takım oyuncu değişikliği yaptıktan sonra, oyun başlamadan önce ikinci bir değişiklik talep ederse (Kural 16.3.2),
16.6.1.4 müsaade edilen mola ve oyuncu değişikliği sayısı aşılırsa (Kural 16.1).
16.6.2 Oyunu etkilemeyen veya geciktirmeyen kurallara uygun olmayan duraklama talebi, aynı sette tekrar edilmemesi kaydıyla, herhangi bir ceza verilmeden reddedilmelidir.
17. OYUNU GECİKTİRMELER


17.1 GECİKTİRME TÜRLERİ


Bir takımın oyunun yeniden başlamasını engelleyen uygunsuz bir hareketi geciktirmedir ve daha birçoklarının yanında aşağıdaki hareketleri kapsar:
17.1.1 oyuncu değişikliğini geciktirmek,
17.1.2 oyuna başlama işaretini aldıktan sonra diğer duraklamaları uzatmak,
17.1.3 kurallara uygun olmayan oyuncu değişikliği talep etmek (Kural 8.4),
17.1.4 kurallara uygun olmayan bir talebi aynı sette tekrarlamak (Kural 16.6.2),
17.1.5 bir takım üyesinin oyunu geciktirmesi.
17.2 GECİKTİRMELERLE İLGİLİ YAPTIRIMLAR


17.2.1 ?Geciktirme uyarısı? veya ?geciktirme cezası? takıma ait yaptırımlardır.
17.2.2 Bir takım mensubunun ilk geciktirmesi ?GECİKTİRME UYARISI?yla cezalandırılır.
17.2.3 Aynı takımın herhangi bir üyesinin aynı maçtaki her türlü ikinci ve sonraki geciktirmeleri bir hata teşkil eder ve ?GECİKTİRME CEZASI? ile değerlendirilir: rally kaybı (Kural 6.1.2).
17.2.4 Geciktirmelerle ilgili tüm yaptırımlar müsabaka cetveline kaydedilmelidir ve tüm maç için geçerlidir.
18. İSTİSNAİ OYUN DURAKLAMALARI


18.1 SAKATLANMA


18.1.1 Top oyundayken ciddi bir kaza meydana gelirse, hakem derhal oyunu durdurmalı ve doktorun sahaya girmesine izin vermelidir. Daha sonra rally tekrarlattırılır.
18.1.2 Eğer sakatlanmış bir oyuncu kurallara uygun ve istisnai olarak (Kural 8.1 ve 8.2) değiştirilemiyorsa, oyuncuya 3 dakikalık bir iyileşme süresi tanınır; ancak bir maçta aynı oyuncuya bu hak birden fazla verilmez.
Oyuncunun bu süre içinde iyileşmemesi halinde takımı eksik ilan edilir (Kural 7.3.1a).
18.2 HARİCİ MÜDAHALE


Oyun sırasında herhangi bir harici müdahale olursa, oyun durdurulmalı ve rally tekrarlattırılmalıdır.
18.3 UZATILMIT DURAKLAMALAR


18.3.1 Eğer beklenmeyen koşullar nedeniyle maç kesilirse, bu takdirde başhakem, organizatör ve varsa Kontrol Komitesi normal koşulların yeniden tesisi için alınacak tedbirleri kararlaştırırlar.
18.3.2 Toplam 4 saati aşmamak kaydıyla, oyunda bir veya daha fazla duraklama olduysa:
18.3.2.1 eğer maç aynı oyun alanında yeniden başlatılırsa, kesilmiş olan set aynı sayı, oyuncu ve pozisyonlarla devam edecektir. Daha önce oynanmış setlerin sayıları aynen korunacaktır.
18.3.2.2 eğer maç başka bir oyun alanında yeniden başlatılırsa, kesilmiş olan set iptal edilir ve aynı numaralar ve aynı başlangıç dizilişiyle yeniden oynatılır. Daha önce oynanmış setlerin sayıları aynen korunacaktır.
18.3.3 Toplam 4 saati aşan bir ya da daha fazla duraklama olduğunda tüm maç yeniden oynatılacaktır.
19. FASILALAR VE OYUN ALANLARININ DEĞİŞİMİ


19.1 FASILALAR


4. ve 5. setler arasındaki de dahil olmak üzere setler arasındaki tüm fasılalar 3 dakika sürer. Bu süre zarfında oyun alanları değiştirilir ve takımların başlangıç pozisyonları müsabaka cetveline kaydedilir.
FIVB Dünya Müsabakaları ve Kıta Müsabakaları?nda ikinci ve dördüncü set arasında 5 dakikalık bir fasıla olması zorunludur.
19.2 OYUN ALANLARININ DEĞİŞİMİ


19.2.1 Netice seti hariç her setten sonra takımlar oyun alanlarını değiştirirler (Kural 7.1).
Her iki takımın diğer mensupları da oturdukları sıraları değiştirirler.
19.2.2 Netice setinde bir takım 8 sayıya ulaştığı zaman takımlar gecikmeksizin oyun alanlarını değiştirirler ve oyuncuların pozisyonları aynı kalır.
Eğer değişim doğru zamanda yapılmazsa, yanlışlık fark edilir edilmez değişim gerçekleştirilir. Değişimin yapıldığı zamanki sayılar aynen korunur.
BÖLÜM ALTI


KATILANLARIN DAVRANIŞLARI


20. DAVRANIŞ KOŞULLARI


20.1 SPORTMENCE DAVRANIŞ


20.1.1 Oyuna katılanlar oyun kurallarını bilmek ve onlara uymak zorundadırlar.
20.1.2 Oyuna katılanlar sportmenliğe yakışır bir şekilde hakemlerin kararlarını tartışmaksızın kabul etmek zorundadırlar. Herhangi bir tüpheli durumda yalnız oyun kaptanı vasıtasıyla açıklama isteğinde bulunulur.
20.1.3 Oyuna katılanlar hakemlerin kararlarını etkilemek veya kendi takımlarının yaptığı hataları gizlemek amacına yönelik tutum ve hareketlerden sakınmalıdırlar.
20.2 DÜRÜST SPORCULUK (FAIR-PLAY)


20.2.1 Oyuna katılanlar dürüst sporculuk (FAIR-PLAY) anlayışı içerisinde sadece hakemlere karşı değil; aynı zamanda diğer görevlilere, rakiplerine, takım arkadaşlarına ve seyircilere karşı da nazik ve saygılı davranmalıdırlar.
20.2.2 Maç esnasında takım mensuplarının kendi aralarında konuşmalarına izin verilir (Kural 5.2.3.4).
21. HATALI DAVRANIT VE YAPTIRIMLARI


21.1 KÜÇÜK HATALI DAVRANIŞ


Küçük hatalı davranışlar yaptırıma tabi tutulmaz. Takımı oyundaki kaptan aracılığıyla sözlü olarak ya da el işaretleriyle uyararak takımın yaptırım uygulanacak seviyee yaklaşmasını önlemek başhakemin görevidir.
Bu uyarı bir ceza değildir ve anlık sonuçları yoktur. Müsabaka cetveline kaydedilmez.
21.2 YAPTIRIMA YOL AÇAN HATALI DAVRANIŞ


Takım üyelerinden birinin resmi görevlilere, rakip oyunculara, takım arkadaşlarına veya seyircilere yönelik hatalı davranışı yapılan davranışın derecesine göre üç ayrı kategoride sınıflandırılmaktadır:
21.2.1 Kaba davranış: terbiye ve ahlak prensiplerine aykırı hareket veya aşağılayıcı ifadeler kullanmak
21.2.2 Saldırgan davranış: itibar düşürücü veya hakaret edici sözler veya hareketler
21.2.3 Tecavüzkar davranış: fiili saldırı ya da saldırıya niyetlenme.
21.3 YAPTIRIM TABLOSU


Baş hakemin kararına göre ve hatalı davranışın derecesine bağlı olarak uygulanacak ve müsabaka cetveline kaydedilecek yaptırımlar:
21.3.1 İhtar
Aynı maçta takımın aynı ya da bir başka üyesinin ikinci kaba davranışı rally mağlubiyetiyle cezalandırılır (Kural 6.1.2). Rakip takım bir sayı alır ve servis atma hakkı kazanır.
21.3.2 Oyundan çıkarma
21.3.2.1 Oyundan çıkarmayla cezalandırılan bir takım üyesi setin geri kalan kısmında oynayamaz ve başka bir işlem yapılmaksızın takım sırasının arkasındaki ceza alanında (Kural 1.4.5 ve 3.3.2; Şekil 1) ve oturması gerekir.
Oyundan çıkarılan bir koç sete müdahale etme hakkını kaybeder ve takım sırasının arkasındaki ceza alanında oturmak zorundadır (Kural 1.4.5).
21.3.2.2 Bir takım üyesinin ilk saldırgan davranışı başka bir sonuç olmaksızın oyundan çıkarmayla cezalandırılır.
21.3.2.3 Aynı takım üyesinin aynı maçtaki ikinci kaba davranışı bir başka sonuç olmaksızın oyundan çıkarmayla cezalandırılır.
21.3.3 Diskalifiye
21.3.3.1 Diskalifiyeyle cezalandırılan takım üyesi maçın geri kalan kısmında bir başka sonuç olmaksızın Müsabaka Kontrol Alanı?nı terk etmek zorundadır.
21.3.3.2 İlk tecavüzkar davranış bir başka sonuç olmaksızın diskalifiyeyle cezalandırılır.
21.3.3.3 Aynı maçta aynı takım üyesi tarafından yapılan ikinci bir saldırgan davranış başka bir sonuç olmaksızın diskalifiyeyle cezalandırılır.
21.3.3.4 Aynı maçta aynı oyuncu tarafından yapılan üçüncü bir kaba davranış başka bir sonuç olmaksızın diskalifiyeyle cezalandırılır.
21.4 HATALI DAVRANIŞ YAPTIRIMLARININ UYGULANMASI


21.4.1 Tüm yaptırımlar bieysel yaptırımlardır, bütün maç için geçerlidir ve msabaka cetveline kaydedilir.
21.4.2 Aynı takım üyesinin aynı maç set ya da maçta hatalı davranışlarını tekrarlaması Kural 21.3 ?de yazıldığı gibi artarak cezalandırılır (art arda gelen her hata hatayı yapanın daha ağır bir ceza almasına yol açar).
21.4.3 Saldırgan davranış ve tecavüzkar davranıştan kaynaklanan oyundan çıkarma ya da diskalifiye, daha önce bir ceza alınmış olmasını gerektirmez.
21.5 SET ÖNCESİ VE SETLER ARASINDAKİ HATALI DAVRANIŞLAR


Setlerden önce veya setler arasında meydana gelen herhangi bir hatalı davranış Kural 21.2 uyarınca değerlendirilir ve yaptırımlar müteakip sette uygulanır.
21.5 CEZA KARTLARI


Uyarı : sözle ya da elle işaret, kart yok
İhtar : sarı kart
Oyundan çıkarma : kırmızı kart
Diskalifiye: sarı + kırmızı kart (birlikte)


BÖLÜM YEDİ


HAKEMLER VE SORUMLULUKLARI


22. HAKEM GRUBU VE USULLERİ

22.1 OLUŞUM

Bir maçtaki hakem grubu aşağıdaki görevlilerden oluşur:
- bat hakem - yardımcı hakem
- yazı hakemi
- dört (iki) çizgi hakemi
22.2 PROSEDÜRLER


22.2.1 Maç esnasında sadece baş ve yardımcı hakemler düdük çalabilir:
22.2.1.1 rally?yi başlatan servis atışı için işareti baş hakem verir;
22.2.1.2 bir hata yapıldığından emin olmaları ve hatanın nevini teşhis etmeleri halinde baş ve yardımcı hakemler rally?nin sona erdiğini işaret ederler.
22.2.2 Bir oyun duraklaması esnasında baş ve yardımcı hakemler bir takımın talebini kabul ya da reddettiklerini belirtmek için düdük çalabilirler.
22.2.3 Hakem rally?nin sona erdiğini işaret eden düdüğü çaldıktan sonra resmi el işaretleriyle aşağıdaki hususları belirtmek zorundadır (Kural 27.1):
22.2.3.1 Eğer hata için düdüğü baş hakem çalarsa, şunları gösterecektir:
a) servis atacak takım
b) hatanın nevi
c) hatalı oyuncu (gerekirse)
Yardımcı hakem birinci hakemin el işaretlerini izleyerek tekrarlar.
22.2.3.2 Eğer hata için düdüğü yardımcı hakem çalmışsa, şunları gösterecektir:
a) hatanın nevi
b) hatalı oyuncu (gerekirse)
c) bat hakemi izleyip el itaretlerini tekrarlayarak servis atacak takım
Bu durumda baş hakem hatanın nevini ve hatalı oyuncuyu kesinlikle göstermez; sadece servis atacak takımı gösterir.
22.2.3.3 Çifte hata olması halinde, iki hakem de şunları gösterir:
a) hatanın nevi
b) hatalı oyuncular (gerekirse)
c) baş hakemin yönlendirmesi üzerine servis atacak takım.
23. BAŞ HAKEM

23.1 DURUŞ YERİ

Baş hakem filenin bir ucuna yerleştirilmiş hakem sandalyesinde oturarak veya ayakta durarak görevlerini yerine getirir. Görüş alanı filenin üst kenar seviyesinin yaklaşık 50 cm. yukarısında olmalıdır.
23.2 YETKİLERİ


23.2.1 Baş hakem maçı başından sonuna kadar yönetir. Maç esnasında takımların tüm mensupları ve görevliler üzerinde otorite sahibidir. Maç boyunca baş hakemin kararları kesindir. Baş hakem, hataya düştüklerini fark ettiği takdirde diğer görevlilerin kararlarını geçersiz saymaya yetkilidir.
Baş hakem vazifesini doğru yapmayan görevlileri değiştirebilir.
23.2.2 Baş hakem aynı zamanda top toplayıcıların, yer paspaslarının ve silicilerin çalışmalarını da kontrol eder.
23.2.3 Bat hakem kurallarda belirtilmemit olanlar da dahil olmak üzere oyuna ilitkin her türlü konuda karar verme yetkisine sahiptir.
23.2.4 Baş hakem, kararları hakkında herhangi bir tartışmaya müsaade etmeyecektir.
Bununla birlikte oyun kaptanının talebi üzerine kararlarına esas teşkil eden kuralların uygulanması veya yorumu konusunda açıklama yapacaktır.
Eğer oyun kaptanı baş hakemin açıklamasını kabul etmez ve kararına itiraz ederse, derhal bu itirazı maçın sonunda kaydettirme hakkını saklı tuttuğunu açıklamalıdır. Baş hakemin bu hakka müsaade etmesi gerekir (Kural 5.1.2a ve 5.1.3b).
23.2.5 Baş hakem maç öncesinde ve esnasında oyun sahasının ve koşullarının oyun gereksinimlerini karşılayıp karşılamadığını belirlemekten sorumludur.


23.3 SORUMLULUKLARI

23.3.1 Maçtan önce bat hakem:
23.3.1.1 oyun sahasının durumunu, topu ve diğer malzemeleri denetler,
23.3.1.2 takım kaptanlarıyla birlikte kura atışı yapar,
23.3.1.3 takımların ısınmalarını kontrol eder.
23.3.2 Maç sırasında aşağıdaki konularda sadece baş hakem yetkilidir:
23.3.2.1 takımlara uyarıda bulunak
23.3.2.2 hatalı davranış ve geciktirmeleri cezalandırmak,
23.3.2.3 aşağıdaki hususlarda karar vermek:
a) servis atan oyuncunun ve perdeleme dahil servis kullanan takımın pozisyon hataları,
b) topla oynamadaki hatalar,
c) filenin altından, alt boşluktan geçen top (Kural 9.4.5).
24. YARDIMCI HAKEM


24.1 DURUŞ YERİ


Yardımcı hakem, baş hakemin karşı tarafındaki direğin yakınında ve onunla yüz yüze gelecek şekilde, oyun alanının dışında, ayakta görevlerini yerine getirir (Tekil 10).
24.2 YETKİLERİ


24.2.1 Yardımcı hakem baş hakemin yardımcısıdır. Ancak kendi görev sahasına giren yetkileri de bulunmaktadır (Kural 24.3). Baş hakemin görevine devam etmesi imkansız hale gelirse, yardımcı hakem onun yerini alır.
24.2.2 Yetki çerçevesi dışındaki hataları düdük çalmadan işaret edebilir; ancak bunlar için hakeme ısrar edemez.
24.2.3 Yazı hakeminin çalışmasını kontrol eder.
24.2.4 Her iki takımın oturma sıralarındaki mensuplarının hareketlerini kontrol eder ve bunların hatalı davranışlarını baş hakeme bildirir.
24.2.5 Isınma bölgesindeki oyuncuların hareketlerini kontrol eder (Kural 4.2.3).
24.2.6 Duraklamalar için müsaade verir, sürelerini denetler ve kurallara uygun olmayan talepleri reddeder.
24.2.7 Her takımın kullandığı mola ve oyuncu değişikliği sayısını kontrol eder ve 2. mola ile 5. ve 6.oyuncu değişikliklerini baş hakem ve ilgili koça bildirir.
24.2.8 Bir oyuncunun sakatlanması halinde yardımcı hakem istisnai oyuncu değişikliğine (Kural 8.2) veya oyuncunun iyileşmesi için 3 dakikalık zamana müsaade eder (Kural 18.1.2).
24.2.9 Başta ön bölge olmak üzere zeminin durumunu kontrol eder. Ayrıca maç boyunca topların kurallara uygun olup olmadığını denetler.
24.3 SORUMLULUKLARI

24.3.1 Her setin başında, netice setindeki alan değişiminden sonra ve her gerektiğinde oyun alanındaki oyuncuların fiili pozisyonlarının pozisyon kağıtlarındaki kayıtlara uygunluğunu denetler.
24.3.2 Maç boyunca yardımcı hakem aşağıdaki hallerde karar verir, düdük çalar ve itaret eder:
24.3.2.1 servisi karşılayan takımın pozisyon hataları (Kural 7.5),
24.3.2.2 oyuncuların oyun sahasının kendi tarafında filede topla oynama teşebbüsünde bulunurken fileye ya da antene teması (Kural 12.3.1),
24.3.2.3 rakibin oyun alanına ve file altındaki boşluğuna girilmesi (Kural 12.2),
24.3.2.4 geri hat oyuncularının hücum vuruşu veya blok hataları (Kural 8.5.2.2, 14.3.3, 15.6.2 ve 15.6.6),
24.3.2.5 bir oyuncunun serbest bölgedeki Libero oyuncusunun parmak pasından gelen topa yaptığı hücum vuruşu hatası (Kural 14.3.6),
24.3.2.6 oyun sahasının kendi tarafındaki antene temas eden veya geçiş boşluğu dışından fileyi geçerek rakip sahaya giden top (Kural 9.4.3 ve 9.4.4),
24.3.2.7 bat hakemin görebilecek pozisyonda olmadığı zamanlarda topun zemine ya da yabancı bir cisme teması (Kural 9.4.1 ve 9.4.2).
25. YAZI HAKEMİ


25.1 DURUŞ YERİ


Yazı hakemi, baş hakemin karşısında ve onunla yüz yüze gelecek şekilde, masasında oturarak görevlerini yerine getirir.
25.2 SORUMLULUKLARI


Yazı hakemi, yardımcı hakem ile işbirliği içinde kurallara uygun şekilde müsabaka cetvelini tutar.
Yazı hakemi, kendi sorumlulukları içinde hakemlere zil veya başka bir ses aleti kullanarak işaret verir.
25.2.1 Maçtan ve setten önce yazı hakemi:
25.2.1.1 yürürlükteki usullere uygun şekilde maç ve takımlara ilişkin verileri kaydeder, takım kaptanları ve koçların imzalarını alır;
25.2.1.2 pozisyon kağıdından her takımın başlangıç dizilişini kaydeder;Yazı hakemi pozisyon kağıtlarını zamanında almadığı takdirde bu durumu derhal yardımcı hakeme bildirir. Pozisyon kağıtları hakemler haricinde hiç kimseye gösterilmemelidir.
25.2.1.3 Libero oyuncusunun numarası ve adını kaydeder.
25.2.2 Maç boyunca yazı hakemi:
25.2.2.1 kazanılan sayıları kaydeder ve skorbordun doğru sayıyı göstermesini temin eder;
25.2.2.2 her takımın servis atma sırasını kontrol eder ve servis atışından hemen sonra herhangi bir yanlışlığı hakemlere bildirir;
25.2.2.3 sayılarını kontrol etmek suretiyle mola ve oyuncu değişikliklerini kaydeder ve yardımcı hakeme bilgi verir;
25.2.2.4 kurallara aykırı duraklama talebi hakkında hakemlerin dikkatini çeker;
25.2.2.5 setlerin bitimini ve netice setinde sekizinci sayının kaydedildiğini hakemlere bildirir;
25.2.2.6 yaptırımları, uyarıları ve ihtarları kaydeder;
25.2.2.7 istisnai oyuncu değişiklikleri (Kural 8.2), iyileşme süresi (Kural 18.1.2), uzatılmış duraklamalar (Kural 18.3), harici müdahale (Kural 18.2) gibi diğer tüm olayları yardımcı hakemin direktifleri doğrultusunda kaydeder.
25.2.3 Maç sonunda yazı hakemi:
25.2.3.1 nihai neticeyi kaydeder;
25.2.3.2 müsabaka cetvelini imzaladıktan sonra takım kaptanlarının ve daha sonra da hakemlerin imzalarını alır;
25.2.3.3 bir itiraz olması halinde baş hakemin müsaadesiyle müsabaka cetveline itiraz edilen olay hakkında bir beyan yazar ya da takım kaptanının yazmasına izin verir.

26. ÇİZGİ HAKEMLERİ

26.1 DURUŞ YERİ

FIVB Dünya Müsabakaları?nda dört çizgi hakemi bulunması zorunludur. Çizgi hakemleri, oyun alanının her köşesinden 1 ile 3 metre uzaklıktaki serbest bölgede, kontrol ettikleri çizginin temsili uzantısı üzerinde ayakta dururlar.
Eğer sadece iki çizgi hakemi kullanılıyorsa, baş ve yardımcı hakemin sağ tarafındaki köşelerden 1 ile 2 metre uzaklıkta ayakta dururlar.
Her biri kendi tarafındaki hem dip, hem yan çizgiyi kontrol eder.

26.2 SORUMLULUKLARI


Çizgi hakemleri görevlerini (40 x 40 cm) bayrağı kullanarak yerine getirirler:
26.2.1 top kendi çizgilerine yakın düştüğü zaman topun ?dahil? ya da ?hariç? olduğunu işaret ederler;
26.2.2 hariç toplarda topu karşılayan takımın topa temaslarını işaret ederler;
26.2.3 top antenlere temas ettiğinde, servis atıldığında top fileyi geçiş boşluğunun dışından geçtiğinde, vs. işaret ederler (Kural 9.4.3 ve 9.4.4);
26.2.4 servis için topa vurulduğu anda herhangi bir oyuncunun (servis atan hariç) ayakları oyun alanının dışındaysa, işaret ederler:
26.2.5 Dip çizgilerden sorumlu çizgi hakemleri servis atan oyuncunun ayak hatalarını işaret ederler (Kural 13.4.2).
26.2.6 Bat hakemin talebi üzerine bir çizgi hakemi işaretini tekrarlamalıdır.
27. RESMİ İŞARETLER


27.1 HAKEMLERİN EL İŞARETLERİ

Hakemler çaldıkları düdüğün nedenini (hatanın nevi veya kabul edilmiş duraklamanın nedeni) resmi el işaretiyle belirtmelidirler. Yapılmış olan işaretin bir süre havada tutulması ve eğer tek elle işaret ediliyorsa hatayı yapmış ya da talepte bulunmuş olan takımın tarafındaki elin kullanılması gerekir.
27.2 ÇİZGİ HAKEMLERİNİN BAYRAK İŞARETLERİ


Çizgi hakemleri belirlenen hatanın mahiyetini resmi bayrak itaretiyle belirtmeli ve bu itareti bir süre sürdürmelidirler.

214
VOLEYBOL SPOR OKULU / Dünya Voleybol Tarihçesi
« : Kasım 27, 2008, 23:59:40 ÖS »
Voleybol'un atası diyebileceğimiz "Mintonette" adlı oyun ilk olarak 1885 yılında, Amerika Birleşik Devletleri'nde oynandı. Massachusetts'in Holyoke kentinde, okulu yeni bitirmiş genç bir beden eğitimi öğretmeni, William G. Morgan, YMCA'de işadamlarına beden eğitimi yaptırmakla görevlendirilmişti. YMCA, "Young Men's Christian Association" ın kısaltılmışı. Türkçe'si : Genç Erkekler Hıristiyan Birliği. Amacı toplumsal çalışmalarla Hıristiyanlığı yaymak olan bu kuruluş, o yıllarda bütün dünyaya kol sarmış bulunan çok geniş bir misyoner derneğiydi. Willam G. Morgan bu derneğin Holyoke kentindeki şubesinde işadamlarına önceleri kuru kuruya beden eğitimi yaptırırken, bir süre sonra, çalışmaları sıkıcılıktan kurtarmak, sağlık için katlanılan bir eziyet durumundan uzaklaştırmak gerektiğini gördü. Eğlendirici, oyun niteliği olan bir çalışma yolu aramaya başladı.

Eğlence Voleybolu

1891'de gene bir YMCA öğretmeninin, James Naismith'in bulduğu basketbol oyunundan yararlanabilirdi, ama bu oyun koşuya dayanan, çarpışmalara yol açan, gençlere yönelik bir oyundu, yaşlılara göre değildi. Tenis vardı, ama ona da, raket, çevresi telli düzgün bir alan gibi, her zaman, her yerde bulunmayan şeyler gerekliydi. Üstelik de, tenisi iki, en çok dört kişi oynuyordu. William G. Morgan daha çok sayıda insanı, daha kısa bir sürede, topluca, fazla yorucu olmayan bir hareketliliğe sokmak istiyordu. Yeni bir oyun düşündü. Tenis ağını yükseltip yerden 1.80-1.90 metreye gerdi. uzun boylu bir insanın başı hizasında. Basket topunun iç lastiğini çıkarıp top olarak kullandı. (O zamanki basket toplarının dışı deri olur, içlerine lastik kese sokulup şişirilirdi.) Filenin iki yanına geçen iş adamları bu lastiği kendi alanlarında yere düşürmemeye, filenin öbür yanına atmaya çabalıyor, parmakları, avuçları, yumrukları, kollarıyla istedikleri gibi vuruyorlardı. İç lastiğin hafif geldiği görülünce, basket topu denendi, ama o da hem çok büyük, hem de ağırdı. Bunun üzerine bir firmaya özel bir top yaptırıldı. Gene dışı deri, içi lastik keseli, daha küçük, daha hafif bir top. (Ölçüleri bakımından günümüzdeki voleybol toplarına çok yakın bir toptu bu.) İşadamları filenin iki yanından güle oynaya bu topu öbür yana atmaya, kendi alanlarında yere düşürmemek için sağa sola koşuşmaya giriştiler. Ne oyun alanı sınırlıydı ne de oyuncu sayısı. gelenler ikiye ayrılıyor, oyun alanını istedikleri gibi belirliyor, başlıyorlardı oynamaya.
William G. Morgan amacına ulaşmış, çarpışması, itişmesi olmayan, tehlikesi az, çok temiz, yoruculuğu ise, oyuncu sayısını azaltıp çoğaltarak, oyun alanını küçültüp büyüterek istendiği gibi ayarlanabilen, son derece eğlenceli bir oyun bulmuştu.
Kısa sürede Mintonette'e merak salanların arasında bir doktor (Dr Frank Wood), bir de itfaiye şefi (John Lynch) vardı. bu iki Mintonette'çi, William G. Morgan'la birlikte, oyuna kurallar koymaya başladılar.

Ertesi yıl, 1896'da, Springfield koleji'nde düzenlenen bir YMCA beden eğitimi öğretmenleri toplantısında, Mintonette'den söz açılınca, oyunu tanıtmak amacıyla bir gösteri maçı yapılması önerildi. William G. Morgan hemen gidip Holyoke'dan beşer kişilik iki takım getirerek delegeler önünde oynamalarını sağladı, o güne kadar konan kuralları açıkladı. Takımlardan birinin kaptanı Belediye başkanı J.J. Curran, öbürünün kaptanı itfaiye şefi John Lynch'di.
Mintonette oyunu, en kısa söyleyişle, "topu yere düşürmeden karşı alana atmak" diye tanımlanabilirdi. Yani topa havadayken vurmak. Oyunu izleyenlerden Profesör Albert T. Halstead "Mintonette" yerine "volley Ball" adını önerdi. "Volley " tenis ile futbolda kullanılan bir terimdi. "Topa yere değmeden vurmak" anlamına Mintonette oyununun temel özelliğine çok uygun düştüğü için bu ad hemen benimsendi. (1952 yılında, yani elli altı yıl sonra, A.B.D Voleybol birliği bu iki sözcüğü birleştirerek "Volleyball" diye yazılmasına karar vermiştir.)1896'da Springfiald Koleji'nde yapılan gösteriden sonra, istek üzerine, William G. Morgan o güne kadar geliştirdikleri kuralları yazarak toplantı yöneticilerine sundu. Bunun üzerine bir komite kurulup voleybol oyununu incelemek, geliştirmek, kurallarını belirlemekle görevlendirildi. YMCA dernekleri voleybolu kısa sürede bütün Amerika Birleşik Devletleri ile Kanada'ya yaydıkları gibi, misyonerler aracılığıyla başka ülkelere de götürdüler. J. Howard Crocker Çin'e, Franklin Brown Japonya'ya Dr. J.H. Gray Burma'ya, Hindistan'a, daha başkaları Güney Amerika, Avrupa, Afrika Ülkelerine bu eğlenceli oyunu yarışırcasına yaydılar. 1910 Yılında Filipinlere giden Elwood S. Brown ise orada voleybolu tanıtmakla kalmadı, üç yıl sonra, 1913'de, yapılmasına öncülük ettiği Manila Uzak Asya Oyunları'nda voleybolunda yer almasını sağladı

İlk Smaç>

1913 Manila Uzak Asya Oyunları'nın voleybol tarihinde önemli bir yeri vardır. Daha önce parmaklarla, ellerle, yumruklarla, kollarla, avuçlayarak, okkalayarak topu karşı alana atmaktan başka bir özelliği bulunmayan eğlence voleyboluna bu tarihte ilk olarak "Smaç" hareketi girmiştir. günümüzün insanı "voleybol" denince her şeyden önce smaç hareketini düşünür. 1913'e Kadar ise voleybolda böyle bir hareket yoktu. Amerikalılar voleybolu bulmuş, geliştirmiş, dünyaya yaymış, ama oyuna smaç hareketini Filipinliler sokmuştur. Demek ki "Eğlence voleybolu"nun bulucusu Amerikalılar; günümüzün çok sevilen sporu "Güç voleybol"una geçişi sağlayan "smaç" hareketinin bulucusu da Filipinlilerdir.
1913 Manila Uzak Asya Oyunları'nda voleybol yarışmalarına katılmak üzere içerlerden, ormanlık bölgelerden gelen bir takım, filenin önüne uzun boylu iri yarı bir oyuncu koyuyor, sonra da öbür oyunculardan biri topu onun önüne doğru yükseltiyordu. Bu iri yarı adam havaya yükseltilen topu güzel güzel karşıya atacağına, bir iki adımlık bir koşuyla gelip bütün gücüyle yumrukluyor ya da tokatlıyordu. böyle bir vuruşu kurtarma olanağı yoktu, öte yandan kurallarda böyle bir vuruşu yasaklayan herhangi bir söz de yoktu. Oyuna bu tür bir hareketin girebileceği kimsenin aklına gelmemişti anlaşılan. hemen Amerika Birleşik Devletleri'ne, YMCA dernekleri merkezine mektup yazılıp ilginç durum anlatıldı, ne yapılması gerektiği soruldu. gelen karşılıkta, kurallarca yasaklanmayan her hareketin geçerli olduğu belirtiliyordu. Böylece voleybola "smaç" hareketinin girişi onaylanıyordu, "eğlence voleybolu"ndan (Recreation volleyball) "Güç Voleybolu"na (Power volleyball) doğru en önemli adım atılmış oluyordu.
Smaç hareketinin voleybol oyununu değiştirmekte ne kadar etkili olduğunu anlamak için, bu konu üzerinde biraz durmak yeter.

Teniste fileye yaklaşıp karşıdan gele topa sert bir vole vurma ya da raket tutarak topu kesip file dibine indirme hareketi vardır. voleybolda da arkadan kurtarılması çok güç olan smaçları engelleyebilmek için bu yola gidilmiştir. Vurulan topu filenin üzerinden geçerken ellere çarptırıp karşı alana düşürmek, yani blok. Demek ki günümüzün voleybolunda çok önemli bir yer tutan "blok" hareketini de bu spora "smaç" getirmiştir.


Sıçrama için de aynı şey söylenebilir. Smaç hareketi filenin yükseltilmesine neden olmuştur. smaç ile blok, sıçrayan iki oyuncunun havada yaptıkları karşılıklı, birbirine bağlı iki hareket olarak voleybol sporunun gelişmesini, bugünkü durumuna gelmesini sağlamışlardır. Parmaklarla topun karşı alana atılması diye özetlenebilecek "Eğlence voleybolu"ndan, ağır bir spor olan, üstün yapı, güç, kondisyon isteyen "Güç voleybolu"na smaç hareketiyle geçildiği açıktır.
Öyleyse, 1895'i genel olara "voleybol"un, 1913'ü ise bugünkü anlamıyla "Voleybol Sporu"nun başlangıcı diye kabul etmek gerekir.


Güç Voleybolu

Birinci Dünya Savaşı'nda voleybol Amerikan ordusunun önemli bir eğlence sporu durumuna gelmişti. Dünyanın çeşitli ülkelerine dağılan Amerika birlikleri oralara voleybol fileleri, voleybol toplarıyla gittiler. Böylece, voleybolun dünyaya yayılmasına misyonerlerden sonra Amerikan askerlerinin de büyük katkısı oldu.
1916 Yılında Amerika'da ilk Voleybol Kuralları kitabı yayımlandı. Daha önce, bu kurallar, genellikle YMCA derneklerinin dergilerinde yer alırdı. Ama oyun artık iyice yaygınlaşmıştı. Nitekim YMCA'ciler yıllarca geliştirilmesine, tanıtılmasına öncülük ettikleri bu sporun bütün ulusa mal edilmesi için, 1928'de, Amerika Birleşik Devletleri Voleybol Birliği'nin kurulmasına da öncülük ettiler. Amerika'da ulusal turnuvalar yapılmaya başlandı.
1939'da İkinci Dünya Savaşı patlayınca, voleybol Amerikan askerleriyle birlikte yeniden dünyanın dört bir yanına yayıldı.
1942'de İse Sovyetler Birliği Washington Elçisi'nin yetkililere başvurarak voleybol oyunu üzerine bilgi topladığı, Amerika'da uygulanan kuralları alıp memleketine gönderdiği görüldü.
1947'de Paris'te Uluslararası Voleybol Federasyonu kuruldu.
1948'de Amerika Birleşik Devletleri voleybol takımı Avrupa'da bir gösteri turnesine çıktı.
1949'da İlk dünya şampiyonası Çekoslovakya'nın Prag kentinde yapıldı. Birinciliği Çekoslovakya, ikinciliği yedi yıl önce voleybol konusunda Amerika Birleşik Devletleri'nden bilgi isteyen Sovyetler Birliği kazandı.
1952'de Moskova'da yapılan kızların birinci, erkeklerin ikinci dünya şampiyonalarına ise Amerika Birleşik Devletleri katılmadı. Hem erkeklerde, hem de kızlarda Sovyetler Birliği birinci, Çekoslovakya ikinci oldu.
1956'da Paris'te yapılan dünya şampiyonalarında da Amerika Birleşik Devletleri'nin erkeklerde altıncı, kızlarda dokuzuncu olduğu izlendi.
Voleybolun artık bir Avrupa oyunu niteliği kazandığı, Amerika'nın gerilerde kaldığı, bu sporun hızlı gelişmesine ayak uyduramadığı anlaşılıyordu.
1960'da Brezilya'nın Sao Poulo kentinde yapılan dünya şampiyonalarında takımlar şöyle sıralandı: Erkeklerde 1. Sovyetler Birliği; 2. Çekoslovakya. Amerika Birleşik Devletleri yedinci Bayanlarda 1. Sovyetler birliği; 2. Japonya. Amerika Birleşik Devletleri altıncı.

Voleybolun Amerika'dan Doğu Avrupa'ya kaydığı artık biliniyordu. İlginç olan bir Asya ülkesinin, Japonya'nın araya girmesiydi. Üstelik, Japonların bu dünya şampiyonasında ilgi çekmeleri yalnız dereceye girmelerinden gelmiyordu. Oyuna yenilikler katmışlardı. Japon servis diye anılan değişik bir servis atıyor, servisleri parmak yerine manşetle karşılıyorlardı. Özellikle sert balans servislerin manşetle alınması büyük kolaylık sağlıyordu oyunculara. Japon erkekleri dereceye giremedilerse de, kızlar uçan servisleriyle hiç beklenmezken ikinci oldular. Japonların çalışma süreleri de şaşırtıcıydı. Dört ile altı saat arası süren uzun antrenmanlar yapıyorlardı. Maç günleri de kısaltmıyorlardı çalışma sürelerini. Diyelim maçları 16:00'da, Japon takımı saat 14:00'de gelip çalışmaya başlıyor, sonra oyuncular ellerini yüzlerini yıkayıp maça çıkıyorlardı. Buna karşılık, Sovyet Birliği, Romanya gibi Doğu Avrupa takımlarının, maç sabahları birer saat süren hafif çalışmalar yaptıkları görülüyordu.
1962'de Moskova'daki dünya şampiyonalarında Japon kız takımı Sovyet takımını yenerek birinci oldu. Maçın ilk setinde hakem Japon takımının bloklarına sürekli file çalıyor, Sovyet oyuncular da hep blok aut arayarak oynuyorlardı. İlk seti verince Japonlar bloksuz oynamaya başladılar, çok başarılı bir yer savunması yaparak maçı 3-1 aldılar. Erkeklerde Japonya biraz daha göz doldurduysa da, gene dereceye giremedi, alışılmış sıralama değişmedi : Sovyetler Birliği birinci, Çekoslovakya ikinci.
1957'de, Sofya'da yapılan bir toplantıda "voleybol"un Olimpiyatlara alınmasına karar verilmişti. Bu karar ilk olarak 1964 Tokyo Olimpiyat Oyunları'nda uygulandı. Erkeklerde yine 1. Sovyetler; 2. Çekoslovakya, Kızlarda gene birinci, Japonya; ikinci Sovyetler.
Bir değişiklik olmamıştı. Teknik, taktik yönlerinden de pek bir yenilik yoktu. Ama yarışmalar sırasında Tokyo'da yapılan toplantıda Uluslararası Voleybol Federasyonu bir kural değişikliği önerisini kabul ederek blokta ellerin karşı alana geçebileceğini bildirdi.

Voleybolda köklü değişikliklere yol açacak bir karardı bu. Eller karşı alana sokulunca blok yanından geçme olanağı, bloktan kaçma olanağı çok sınırlanıyordu. En önemlisi de pasların fileye yaklaştırılması engelleniyordu.

Smaç ile Blok Dengesi


Başlangıçta, vücudun karşı alana hiçbir şekilde geçmemesi voleybolun kesin bir kuralıydı. Bu gün blokta eller karşı alana geçebiliyor, hatta daha sonra yapılan değişikliklerle ayaklar da file çizgisine basabiliyor. Bu gibi kural değişiklikleri smaç ile blok arasında bir denge kurmak için yapılmakta. Kurallar yüzünden smaç ile bloktan birinin öbürüne üstünlük sağlanması istenmiyor.
Eller kendi alanında tutularak yapılan blok, "pasif blok", yalnız yüksek paslarla voleybol oynandığı sürece smaçla eşit durumdaydı, smaç karşısında "çaresiz" değildi. Pas yüksek atılıyor, ikili blok vuruş yerine gidiyor, smaçör sıçrayıp vuruyor, blok da topun geçeceği alanı kapatıyordu. Sonra, file önüne birdenbire gelip alçak ya da kısa paslarla vurulan smaçlar başlayınca, ikili blok kurulamaz oldu. Tekli blok ise, tam yerinde, tam zamanında çıkılsa bile, eller kendi alanında tutulacağından, "çaresiz" kalıyordu. Smaçör tekli bloğun sağından, solundan kolayca geçebiliyordu.
Burada sözünü ettiğimiz "kısa" smaçlar, aşağıda özelliklerini anlatacağımız Asya voleybolunun erken sıçramayla vurulan kısa smaçları değildir. Bazı antrenörler, Asya voleybolunu küçümsemek, yeni bir şey olmadığını belirtmek amacıyla, "Biz vurmuyor muyduk, bizde vuruyorduk kısa, hem de ne biçim vuruyorduk !" gibi sözler ederler. Oysa Asya voleybolunun kısa smaçı ile Avrupa voleybolunun eskiden kullandığı kısa smaç aynı şey değildir.
Avrupa voleybolunun eskiden kullandığı kısa smaçta, oyuncu fileye hızla yaklaşır, top pasörün parmaklarından çıkar çıkmaz sıçrayıp vurur. Vurulduğu anda top ölü noktadadır, yükselişi bitmiş bir an havada durmuştur. Karşıdaki blokçu da top pasörün parmaklarından çıkar çıkmaz, smaçörle birlikte sıçrar. Blokçu ellerini kendi alanında tutup eski kurala göre, pasif blok yaparsa, smaçör fileye dik vurmadığı kadar hep geçecektir. Pas fileye çok yakın atılmamışsa, top fileye değmez bile. İşte eller karşı alna sokularak yapılan aktif blok smaçörün bu kesin üstünlüğünü ortadan kaldırmıştır. Pasörün elinden top çıktıktan sonra sıçrayan bir smaçörün, aynı anda sıçrayarak ellerini karşı alana sokan, topa yaklaştıran bir aktif blokçuyu geçmesi kolay değildir. Bu durumda başarı oyuncuların üstünlüğüne, ustalığına kalır.

Blokta ellerin karşı alana geçebileceği kuralı, kısa paslardaki gelişmeyle birlikte bozulan smaç ile blok dengesini yeniden sağlamak için kabul edilmişti. Ama bu kural değişikliğinin voleybol üzerindeki etkileri inanılmayacak kadar büyük oldu. Dünya voleybolu iki ayrı oyun tarzına yöneldi.

Asya Voleybolu


"Aktif Blok" diye adlandırılan bu yeni blok anlayışına karşı ilk akla gelen çözüm, blok üstü smaçlardı. 1965-66 Yıllarında özellikle Doğu Avrupa Takımları, Çekoslovakya, Sovyetler Birliği, Doğu Almanya, Polonya, Bulgaristan, çok uzun boylu oyunculara kule gibi yüksek paslar atarak blok üstü vurdurma yolunu seçtiler. Smaçör yukardan vurunca, blok da ister istemez yukarı uzanıyor, elleri karşı alana sokma kuralından yararlanamıyordu. Bu tarzın üstünlüğü fazla beceri istememesi, hata yapma olasılığını azaltması, fizik gücüne dayanması, olağanüstü teknik çalışmaları gerektirmemesi avantajıydı. Buna karşılık, oyun çok yavanlaşıyordu, tek düze, izlenmesi bıkkınlık veren bir aynı hareketler dizisi haline geliyordu.

Doğu Asya takımları ise, kendi yapılarına daha uygun bir yol aramak zorundaydılar. Asya ülkelerinde oynanan, kuralları değişik bir voleybol tarzının özelliklerinden esinlenerek, çabuk girişlerle ikili blok kurulmasını önlemek, file hareketleriyle karşı blokçuları birbirini engeller duruma getirip bloksuz vurmak, bloğun kıpırdamasına olanak vermeyecek kadar erken sıçramalarla kısa vurmak, file önünde arka oyuncuları da sıçratarak kimin vuracağını gizlemek gibi yöntemlere başvurdular. İkili girişleri, örmeleri geliştirdiler.
1966'da Çekoslovakya'da yapılan altıncı Erkekler Dünya Şampiyonası'nda Japonlar bu yeni anlayışlarıyla oynadılar. Üstün teknik isteyen, çok hata yapma olasılığı yaratan, sürekli sıçradığı için son derece yorucu olan, uzun çalışmaları gerektiren, bu yeni, izlenmesine doyulmayan voleybol, dereceye giremedi. Beşincilikte kaldı. Çekler hatasız yüksek voleybolları ile birinci olurken, kısa smaçlarla süslenen bir yüksek voleybol oynayan Rumenler ikinci oldular. Ancak on birinci olabilen Amerika Birleşik Devletleri'nin yetkilileri ise antrenörlerine Avrupa voleybolunu inceleme görevini vermek gereğini duydular.

Ertesi yıl, 1967'de, Türkiye'de yapılan Avrupa Şampiyonası'nda, Sovyetler Birliği, Polonya, Romanya, Çekoslovakya, Fransa, Arnavutluk, İsrail, Hollanda takımlarının, azda olsa, Japonları taklit eden hareketler yaptıkları görüldü. Bir yandan bu hareketler deneniyor, bir yandan da herkes birbirine Japon voleybolunu anlatıyordu.
Gene 1967'de, Tokyo'da yapılan beşinci Kızlar Dünya Şampiyonası'nda, Japonya'nın arkasından Amerika Birleşik Devletleri'nin ikinci olduğu görüldüyse de, bu silkinme o kadarla kaldı.
1966 Dünya Şampiyonası'nda ilgileri üstüne çeken Doğu Almanya erkek takımı, 1972'ye kadar, çok yüksek blokları, blok üstü smaçları az hatalı voleybolları ile hep söz sahibi göründülerse de, 1968 Meksika Olimpiyat Oyunları'nda gene Sovyetler Birliği öne çıktı. Japon erkekleri ise ikinci oldular. Çok önemli iki maçı 3-2 veren Japon takımı ilk iki set karşısındakileri şaşkına çeviriyor, ama arkasını getiremiyor, kendi hızına, insan dayanıklılığını aşan hızlı oyununa yenik düşüyordu.
Kızlarda da ilk iki dereceyi aynı ülkeler aldı :1. Sovyetler Birliği; 2. Japonya
1970'de, Sofya'da yapılan yedinci Erkekler Dünya Şampiyonası'na Japonya'nın uzun boylu bir takımla geldiği görüldü. Turnuvanın boy ortalaması en yüksek takımıydılar. Artık yalnız hızlı oynamıyor, araya yüksek paslar da sokuyorlardı.
Japonların 1968'de Meksika Olimpiyat Oyunları'nda oynadıkları voleybolda aldatıcı smaç sıçramaları önemli bir yer tutuyor, her smaçta vuran vurmayan birkaç kişi tam sıçranma yapıyordu. Bunun takımı tükettiği, ilk setlerdeki hızın son setlerde sağlanamadığı görülünce, araya yüksek paslar sokmak gereği duyulmuştu. Yüksek pasta yalnız vuracak olan sıçrıyor, ötekiler boşuna yorulmamış oluyorlardı.

Asya voleybolunda yüksek smaçın kullanılışı da değişiktir. topa tam uzanma ile çok yukardan, bloğa çaptırarak vurulur. İyice yukardan düz vurulan bir top vuranın alanına yönelirse rahatça alınıp ikinci bir hücum yapılır. Vuranın yönünden auta giderse, blok aut olur. Karşı alana yönelirse, çıkarılması öbür takım için sorundur, çünkü bloktan seken topların nereye gideceği belli olmaz. Üstelik de yalnız oyun alanından değil, gittiği her yeden topu çıkarıp oyuna sokmak gerekir. En azından iyi bir karşı hücum yapılamaz.

Japonların uzun oyunculara önem vermelerinin bir nedeni de çok yüksek paslarla oynayan karşı takımlara blok koymakta başarısızlığa düşmüş olmalarıydı. Üstünden vurulabilen bloklarla sayı toplamak son derece güçtü.
1970 Sofya Dünya Şampiyonası'nda iki, iki buçuk saat süren çok zorlu maçlar oynandı. Asya voleybolunun en iyi uygulayıcısı Japonya, aldığı bütün önlemlere karşın gene birinci olamadı. Doğu Almanya yüksek voleybolu ile birinciliği aldı.
Ama voleybol otoriteleri Japonların üstünlüğünü görmüş, hakem oyunlarına kurban edildiklerini izlemişlerdi. 1972 Münih Olimpiyat Oyunları'nda voleybolun favorisi olarak herkes Japonya'yı gösteriyordu.
Japonlar dayanılmayacak kadar hızlı, aldatıcı sıçramalı oynamaktan vazgeçip kendi kendilerini tüketmeyince, yenilmesi çok güç bir takım durumuna gelmişlerdi. Doğu Avrupa ülkeleri, yüksek voleybolda direndikleri kadar, daha çok, daha çeşitli hücum silahları olan Asya voleyboluyla baş edemeyeceklerini kesinlikle anladılar. Asya voleybolunun getirdiği yenilikleri kendi sistemlerine yerleştirmeye, oyun anlayışlarını değiştirmeye yönlendiler. Sofya'daki bu şampiyonadan sonra bütün dünya ülkeleri Asya voleybolunun etki alanına girdi.
Hızlı, aldatıcı hareketlerle oynanan voleybol fizik yetersizliğinin, daha doğrusu boy kısalığının yarattığı bir tarzdır, ama uzun boylular hızlı oynayamaz diye bir kural yoktur. Yukarda da söylediğimiz gibi, 1970'de Sofya'ya gelen Japon takımı uzun boylu bir takımdı.

1972 Münih Olimpiyat Oyunları'nda, beklendiği gibi, erkekler şampiyonu Japonya oldu. Kızlarda ise Sovyetler birinci, Japonlar ikinci sırayı aldılar. İşin çok ilginç yanı, üçüncü ile dördüncünün de Asya takımları, Kuzey Kore ile Güney Kore kız takımları olmasıydı.
Voleybolda bir "Asya okulu" kurulduğu, ayrıca bu anlayışın bütün dünyayı etkisinde bıraktığı, voleybol oyununa yepyeni bir görünüm verdiği artık yadsınamazdı. Oysa alışkanlıkları içinde rahat eden, değişiklikten hoşlanmayan, yeni şeyleri araştırmanın, öğrenmenin yorgunluğuna katlanmak istemeyen tembel kafalar, "Asya voleybolu" nu gelip geçici bir yenilik saymak, küçümsemek yanılgısına düşmüş, uzun süre direnmişlerdir.

Çağdaş Voleybol

1974'de Meksika'da yapılan Erkekler Dünya Şampiyonası'nda takımlar şöyle sıralandı : 1-Polonya; 2-Sovyetler Birliği ; 3-Japonya ; 4-Doğu Almanya. Bu sıralama ilk bakışta "Asya voleybolu" nun üçüncülüğe itildiği izlemini verebilir, ama gerçek şudur : Asya voleybolu artık şaşırtıcı bir yenilik değildi, getirdiği üstünlükler, 1974 yılında, bütün dünyaca biliniyordu. Örnekse, Doğu Avrupa takımları yeniden öne çıkarken, ilk olarak Japonlarda gördükleri hareketleri de kullanıyorlardı. Yani artık iki anlayış çarpışmıyor, iki anlayışı da özümleyen çağdaş voleybol, birtakım değişiklikler, çeşitlemelerle, bütün takımlarca oynanıyordu.( Bu arada Polonyalıların üç metre dışından smaçları gibi ilginç yenilikler de görülmekteydi).

1974 Dünya Şampiyonası'nda kızların sıralaması ise şöyle oldu: 1-Japonya 2-Sovyetler Birliği 3-Güney Kore. Burada da yanlış bir izlenime kapılmamak, "Kızlarda Asya voleybolu üstünlüğünü sürdürüyordu," diye düşünmemek gerekir. Anlayışlar arasında artı öylesine bir uzaklık kalmamıştı.
Asya voleybolu, ortaya çıkış döneminde, bu tarza yabancı olan ülkeler için şaşırtıcıydı. Japonların birden bire en üst sıralara fırlamaları biraz da bunun sonucudur. Ama kısa sürede bu şaşkınlık atlatıldı, hızlı voleybol bütün dünyayı etkiledi, çabuk hareketlerin bütün sistemlerde az ya da çok yer almaya başladığı görüldü. Çağdaş voleybol izlenmesi zevkli veren bir sporsa, bunu öncelikle file hareketlerine, yani Asya voleybol anlayışına borçluyuz. Ne var ki bu yaygın etkileme, Asya voleybolunun üstünlüğüne de son vermiş oldu. Bu gün hızlı voleybol oynamak başarı için yeterli değil. Çünkü herkes her şeyi biliyor. Uygulansın uygulanmasın, bütün ülkelerde hızlı voleybol çalışılmakta. Hiç değilse, hızlı oynayan takımların nasıl durdurulacağı öğreniliyor.

Zamanla bu tarzın içinde de değişik sistemler oluştu. İnceleyenler, hepsi hızlı voleybol oynayan ülkelerin anlayışları arasında önemli ayrılıklar bulunduğunu gördüler.

Japonlar, Koreliler, Çinliler, işin öncüleri olarak çok çeşitlemeli, sayısız giriş değişiklikleriyle, pasörün üstünlüğüne yaslanarak oynarken, örnekse, Polonya takımı oyuncularının hepsinin topluca uydukları, belli işaretlerle başlatılan file hareketleri uyguluyor. Polonyalıların bu basitleştirilmiş hızlı voleybol anlayışını Avrupa takımları daha kolay bulmaktalar. Oyunculara, file hareketi yapma bakımından, yaratıcılık tanınmıyor, her şey önceden belli. Japonlarda serbest girişler yapılabilir, bunları pasör izlemek, değerlendirmek zorundadır, onun için de işi çok daha güçtür. Sovyetler ise ortadan bir uzak kurşun pas üzerine kuruyorlar oyunlarını. Böylece de hep tekli blok karşısında kalabiliyorlar. Buna karşılık Polonyalılar daha çok iki numaradan ikili sıçramaları kullanıyor, örmeler yapıyorlar.
Servis bekleyişleri de değişik bu takımların. Japonlar genellikle beşli kırık hat W bekleyişi yapıyorlar. Polonyalılar U bekleyişi denen dörtlü bekleyişi yapıyorlar. Sovyetlerin, çeşitli bekleyişler arasında, L bekleyişi denen, üç smaçörü sol başta toplayıp birden açılarak fileye saldırmalarını sağlayan bir bekleyişleri var.
Görüldüğü gibi, günümüzde artık yatık voleybol mu, yüksek voleybol mu bir tartışma yapılamaz. Hızlı voleybolu, her türlü pasıyla çağdaş voleybolu çeşitli ülkeler nasıl oynuyorlar, bunu araştırıp incelemek gerekir.

Voleybolun Yayılışı

1976'daki Montreal Olimpiyatları'nda gene Polonya birinci, Sovyetler Birliği ikinci sırayı aldılar. Japonya dördüncülüğe indi. Üçüncülüğü ise yeni bir takım, Küba kazandı. Kızlarda sıralama değişmedi : 1-Japonya; 2-Sovyetler Birliği; 3-Güney Kore. Burada üstünde durulması gereken şey, Doğu Avrupa ile Asya takımlarının arasına bir Amerika takımının girmesidir. Önceleri yalnız Doğu Avrupa'da oynanan yüksek düzeydeki voleybola, sonradan Doğu Asya ülkeleri katılmıştı, şimdiyse ortaya bir de Amerika takımı çıkıyordu. Demek ki çağdaş voleybol bir yayılmayı getirmekteydi.
1978'de Roma'da yapılan Erkekler Dünya Şampiyonası bu bakımdan çok ilginç bir görünümle sona erdi:1-Sovyetler Birliği; 2-İtalya; 3-Küba; 4-Güney Kore. Yörelere göre sıralarsak:1-Doğu Avrupa; 2-Batı Avrupa; 3-Orta Amerika; 4-Doğu Asya. Oldukça şaşırtıcı bir sonuç.

Gerçi voleybolun çok yaygın bir spor olduğu hep bilinirdi, dünyanın her yanında voleybol oynanmaktaydı, ama yüksek düzeydeki voleybol belli yörelerin sporuydu. Anlaşılan bu durum artık değişiyordu.

1978'de Sovyetler Birliği'nde yapılan Kızlar Dünya Şampiyonası'nda da değişik bir görünüm çizildi: 1-Küba; 2-Japonya; 3-Sovyetler Birliği;4-Güney Kore; 5-A.B.D 6-Çin.

Kızlar dünya şampiyonalarına daha önce yalnız bir kez, 1974'de, katılıp yedinci olan Küba birinciliği kazanmış; 1967 yılı ikincisi A.B.D. on birincilik, on ikincilik gibi derecelerde dolaşırken, yeni bir atılımla beşinciliğe yükselmiş; 1956 yılı altıncısı Çin, 1962'de dokuzunculuk, 1974'de on dördüncülük gibi iki dereceden sonra yeniden altıncılığa ulaşmıştı.

1980'deki Moskova Olimpiyatları'na bazı ülkeler siyasal nedenlerle sporcularını göndermediler. Bu arada, A.B.D.'nin uzun emeklerle hazırlanan, ne yapacakları merakla beklenen kız voleybolcuları da yarışmalara katılamadı.
İlk dereceleri, başlangıç yıllarında olduğu gibi, Doğu Avrupa ülkeleri paylaştılar.
1982'de Arjantin'de yapılan erkekler Dünya Şampiyonası'nda ise beklenmedik takımlar öne çıktı. Çağdaş voleybolun bütün dünyaya yayıldığı açıkça görülüyordu. Bu yayılışı tam olarak belirlemek için ilk on beş dereceyi alan takımları sıralayalım :

1-Sovyetler Birliği
2-Brezilya
3-Arjantin 4-Japonya
5-Bulgaristan
6-Polonya
7-Çin
8-Güney Kore
9-Çekoslovakya
10-Küba
11-Kanada
12-Doğu Almanya
13-A.B.D
14-İtalya
15-Romanya

Gene 1982'de Peru'da yapılan Kızlar Dünya Şampiyonası'nda da ilk on beş sırayı şu takımlar aldı:

1-Çin
2-Peru
3-A.B.D
4-Japonya
5-Küba
6-Sovyetler Birliği
7-Güney Kore
8-Brezilya
9-Bulgaristan
10-Macaristan
11-Kanada
12-Avustralya
13-Meksika
14-Batı Almanya
15-İtalya

Görüldüğü gibi, ilk on beş dereceye giremeyen, şimdilik, yalnızca Afrika ülkeler.

Bu düzeyde takımlar, gelip geçici çalışmalarla yetiştirilemeyeceğine göre, dünyanın dört bir yanında, durmadan yaygınlaşan bir "güç voleybolu" etkinliğinin sürdürülmekte olduğunu söyleyebiliriz.

1984 Los Angeles Olimpiyat Oyunları'nda Erkeklerde ilk üç sırayı A.B.D., Brezilya, İtalya alırken, bayanlarda ise yeni isim Çin Halk Cumhuriyeti Bayan Voleybol Takımı şampiyonluğu alıyordu. İkincilik A.B.D' nin, üçüncülük ise Japonya'nın oldu. Bu yıl içerisinde yapılan kural değişikliklerinde, çoklu dokunmaya izin verildi, servise blok yapmak yasaklandı ve topun hava basıncı düşürüldü.

1986 Erkekler Dünya Şampiyonası Fransa'da yapıldı ve A.B.D. şampiyon oldu. Bayanlar Dünya Şampiyonası Çekoslovakya'da yapıldı. Şampiyon olan takım Çin Halk Cumhuriyeti Ulusal Takımı oldu. 1988 Seul Olimpiyat Oyunları, erkeklerde Birleşik Amerika'nın üstünlüğü devam etti. Bayanlarda ise Sovyetler Birliği Ulusal Takımı şampiyon oldu.

1990 Dünya Erkekler Şampiyonası Brezilya'da yapıldı ve şampiyon İtalyan Takımı oldu. Bayanlar Dünya Şampiyonası Çin Halk Cumhuriyeti'nde yapıldı. Şampiyon Sovyetler Birliği Bayan Voleybol Takımı oldu. 1991 yılında FIVB Plaj Voleybolu Dünya Serisi turnuvaları başladı. 1992 Barselona Olimpiyat Oyunları, dünya voleyboluna yeni liderler kazandırdı. Bunlar erkeklerde Brezilya Ulusal Takımı, bayanlarda Küba Ulusal Takımı oldu. Kural değişikliği olarak; maçlarda sürekliliği sağlamak üzere, küçük fauller (kazayla fileye dokunma v.b) ortadan kaldırıldı.

1994 Dünya Şampiyonaları, erkeklerde Yunanistan'da yapıldı ve İtalya Ulusal Takımı şampiyon oldu. Bayanlarda ise Brezilya'da yapıldı. Küba Ulusal Takımı şampiyon oldu. 1994 yılının eylül ayında toplanan FIVB Kongresi, voleybol oyun kurallarında birçok değişikliği kabul ederek uygulamaya koymuştur. Bu değişikliklerin en önemlisi, topla oynamanın esaslarına dair olanlardır.

Yapılan değişiklikle topa dizden yukarısı ile vurma zorunluluğu kaldırılarak, vücudun herhangi bir yeri ile vurabilme serbestliği tanınmıştır. Tutma ve fırlatma olmaması kaydıyla, topa temasların net bir şekilde yapılması kuralı kaldırılmıştır. 5 ve 10 sayılardaki teknik molalar yayın kuruluşlarının taleplerini karşılamak amacıyla yürürlüğe konmuştur.

1996 Atlanta'da yapılan olimpiyat oyunlarında; bayanlarda Küba Ulusal Takımı şampiyon olurken, erkeklerde ise Hollanda Ulusal Takımı şampiyon olmuştur. Değişen oyun kuralları olarak; servis atılan bölge genişletildi ve servis atan oyuncu pozisyon dışı bırakıldı. Plaj voleybolu ilk kez olimpik spor olarak bu olimpiyatlarda yer aldı. Bayanlarda Brezilya takımı, erkeklerde ise A.B.D. takımı şampiyon oldu.

28 Ekim 1998'de Tokyo'da yapılan FIVB Kongresinde, Yönetim Kurulu'nun teklifi üzerine " FIVB Resmi Voleybol Kuralları" da bir çok değişiklik yapılmasını onayladı. Bu değişikliklerle;

Puanlama sistemi değiştirildi ve her ralli bir puan kazandırır(Ralli Puan Sistemi) kuralı konuldu.

Bir set en az 2 sayı farkla 25 sayıya ulaşan takım tarafından kazanılır. Sayılarda 24-24 lüks eşitlik olması halinde oyun iki sayılık farka ulaşılana kadar ( 26-24,27-25) devam eder.

Setlerde 2-2 lif eşitlik halinde son set en az 2 sayı farkla 15 sayı üzerinden oynanır.

Teknik adamlar banklarını terk ederek, sınırlı bir alanda dolaşma kaydı ile, oyuncularına talimat verebilirler.

"Libero" adında savunma oyuncusu kullanma serbestisi.

Çok renkli top kullanma(beyaz, sarı, mavi) .

215
VOLEYBOL SPOR OKULU / Türkiye de Voleybolun Tarihçesi
« : Kasım 27, 2008, 23:57:58 ÖS »
Başlangıç Dönemi (1919-1951)

Voleybol Türkiye'ye Birinci Dünya Savaşı'nı izleyen Mütareke günlerinde geldi. 1919-1925 yılları arasında İstanbul'da YMCA'in müdürlüğünü yapan Dr. Deaver adlı Amerikalı, derneğin spor salonunda voleybol oynatmaya başlamış, kısa zamanda beden eğitimi öğretmenlerimizin ilgisini bu yeni spor oyununa çekmeyi başarmıştı.

1919'da voleybol daha Avrupa'ya yayılmış değildi. Bulunalı topu topu yirmi dört yıl olmuş, hele smaçla oynanmaya başlanışının üstünden daha ancak altı yıl geçmişti.

Calaloğlu'ndaki Erkek Muallim Mektebi'nin beden eğitimi öğretmeni olan ünlü spor adamı Selim Sırrı TARCAN, YMCA'de görüp oynadığı voleybolu, bedensel yetenekleri geliştiren, temiz bir spor oyunu olarak benimseyip öğrencilerine öğretmeye başladı. 1920-1924 yılları arasında Erkek Muallim Mektebi'nden çıkan beden eğitimi öğretmenleri de bu sporu kısa sürede okullarımız yaydılar. Kabataş, Vefa, Pertevniyal, Galatasaray, İstiklal, Haydarpaşa, İstanbul liselerinde yoğunlaşan çalışmalar, önce okullar arası turnuvalara yol açtı. Voleybol oynayan çocuklar okullardan mezun olmaya başlayınca da, çalışmalar üniversitelere, kulüplere doğru genişledi. Bu gün bir basketbol yuvası olarak bilinen İstanbul Teknik Üniversitesi, o zamanki adıyla Yüksek Mühendis Mektebi, 1924-1944 yılları arasında voleybolun beşiğiydi. Ankara'daki Siyasal Bilgiler Fakültesi, o zamanki adıyla Mülkiye Mektebi de, voleybola öncülük eden bir yüksek okuldu.

Kulüpler arası lig maçlarına geçildiğinde voleybolcu sayısı hayli yükselmişti. Çeşitli kentlerde yapılmaya başlanan şampiyonaları, 1949'da Türkiye Voleybol Şampiyonası izledi.

Gene de takım sayısı fazla değildi. Örnekse 1951 yılında İstanbul Voleybol Ligi şu yedi takım arasında oynanıyordu: Altınordu, Beyoğluspor,Galatasaray, Vefa Kadıköyspor, Kurtuluş, Moda. Bu takımlardan başa oynayanlar Vefa ile Kadıköyspor idi.

Otuz iki yıl süren bu başlangıç döneminde Türk voleybolu bütünüyle dışa kapalı kaldığından çok ilkel bir görünümdeydi. Spor Oyunları Federasyonu adı altında kurulmuş bir federasyon basketbol, eltopu, voleybolu birlikte yönetmeye çabalıyor, yeterince etkin olamıyordu.




1952'de Mısır'a giden üniversiteli basketbolcularımızla voleybolcularımız General Necip'le. Soldan sağa, Muammer(Basketbol, Aleksandre Holyafkim (Voleybol), Yiğit Ayaşlıoğlu(V), Selçuk Atamer(V), Erdoğan Partener(B), Vahit Çolakoğlu(Yönetici), Mısır Fahri Konsolosumuz Kemal Faruki, Yılmaz Gündüz(B), General Necip, Sacit Seldüz(B), Yalçın Okaya(B), Mısırlı bir subay, Sinan Erdem(V), Mısırlı Binbaşı Behiç, Cemil Sevin(B), Ayhan Demir(V). Öndekiler: Atilla Erten(B), Ziya Kayacan(V), Orhan Bilgin(V), Turhan Tezol(B), Nejat Diyarbakırlı(B), Lui Şalabi(V), Seyhan(B), Valentin Holyafkim(V). 
Oysa sporcularımızda dışa açılma özlemi büyüktü. Öylesine ki, 1946 yılında ülkemize Yunanistan'dan gelen bir basketbol takımında voleybolcularında yer aldığı öğrenilince, durum hemen Spor Oyunları Ajanı Turgut ATAKOL'a iletilmiş, onun aracılığıyla Atina-İstanbul karmaları adıyla bir maç oynanması sağlanmıştı. Voleybolda ilk yabancı karşılaşmamız olarak anabileceğimiz bu maç, o zamanki kurallara göre üç set üzerinden oynanmış, 2-0 İstanbul Karması'nın üstünlüğüyle sona ermişti. Bu karmada yer alan o günün ünlü oyuncuları şunlardı: Güneri ARTUNKAL, Dinçer ASENA, Mehmet Jeba BERKÖK, Ayhan DEMİR, Payidar DOBRA,Gültekin GÜLER, Aleksandre HOLYAFKİM, Valentin HOLYAFKİM, Uğur KALAFATOĞLU, Erdoğan KUTKAN, Sacit SELDÜZ, Merih SEREZ.

Bu gerçi uluslararası bir karşılaşmaydı, ama bizim hakemlerimizle ( Yani bizde geçerli kurallarla) üstelik de öncelikle basketbolcü olan sporculara karşı oynanmış, tam anlamıyla bir "dostluk" maçıydı. 1952 yılında ise başka bir uluslararası karşılaşma Türk voleybolunun görünümünü bütünüyle değiştiriverdi.

Dışa Açılma (1952-1957)

O dönemde Türk voleyboluna yalnız oyunculuğu, antrenörlüğüyle değil, girişimci kişiliğinden kaynaklanan gönüllü yöneticiliğiyle de büyük katkılarda bulunan Ayhan DEMİR, 1952 yılında, ne yapmış ne etmiş, üniversiteli sporculardan kurulu bir basketbol takımı ile bir voleybol takımını, Mısır'ın çağrılısı olarak Kahire'ye götürmüştü.

Türk voleybolcuları orada yabancı hakemlerden, bizde uygulanan kuralların çoktan değiştirilmiş olduğunu, oyunumuzun dizilişlerden vuruşlarımıza kadar pek çok yönüyle uluslararası kurallara uymadığını öğrenince, büyük bir düş kırıklığına uğradılar. yurda dönüldüğünde Spor Oyunları Federasyonu'na başvurulup durum ayrıntıları ile anlatıldı : Yıllardır yabancı karşılaşma yapmamak, kuralları izlememek yüzünden, utanç verici bir duruma düşülmüştü.
 


İlk ulusal takımımız. Soldan sağa ayaktakiler: Aleksandre Holyafkim, Marsel Şalabi, Ayhan Demir, Sacit Seldüz, Saman Bergerden, Sinan Erdem, Lui Şalabi. Oturanlar: Vahit Çolakoğlu, Muammer Pamuk, Haluk Kanbay(Antr.), Faik Gökay(S.O.F. Başkanı), Tevfik Artun(Hakem). Öndekiler: Ziya Kayacan, Gültekin Gürel, Selçuk Atamer, Valentin Holyafkim, Yiğit Ayaşlıoğlu

Bunun üzerine, 1953'de, Yugoslavya ile İstanbul'da bir maç yapılması için harekete geçildi. Bir ulusal takım seçilip Mısır'da edinilen bilgilerin elverdiğince çalıştırıldı. Takımda yer alan oyuncular şunlardı.

Selçuk ATAMER,
Yiğit AYAŞLIOĞLU,
Saman BERGERDEN,
Ayhan DEMİR,
Sinan ERDEM,
Gültekin GÜREL,
Aleksandre HOLYAFKİM,
Valentin HOLYAFKİM,
Ziya KAYACAN,
Sacit SELDÜZ,
Lui ŞALABİ,
Marsel ŞALABİ
 
Spor ve Sergi Sarayı'nda oynanan bu ilk beş setlik maçımızda ulusal takımımız Yugoslavların yadırgadığı çekmelerle bir set kapıp 3-1 yenildi.

Yugoslavlar pasör kaçırarak üç oyuncuyla hücum ediyorlardı. Bizim voleybolumuz ise daha üç pasör üç smaçör anlayışını aşmış değildi. Nerden vuracağı önceden belli tek smaçörle hücum ediyorduk.

Bu maçı bir Türk başhakem yönetmese büsbütün çaresiz kalacaktık. Çünkü daha faullü vuruşlarımızı düzeltebilmiş değildik.

Spor Oyunları Federasyonu yetkilileri, durmadan gelişen dünya voleybolu karşısındaki durumumuzu gözleriyle görünce, sporcularımızı, antrenörlerimizi eğitmek üzere, Yugoslavya'dan bir antrenör getirdiler. Danila POJAR adındaki bu antrenör Türkiye'deki maçları izledi, kurslar açtı, takımlarımızın çağdaş yöntemlerle çalıştırılmaları için gerekli bilgileri verdi.

Aynı yıl Ankara'da düzenlenen üç üniversite takımı arasındaki uluslararası turnuvayı, Yugoslavya ile Yunanistan'ı yenen Türkiye kazandı.

Ama, bir yıl sonra, 1945'de, Belgrat'ta yapılan ikinci ulusal maçımızda Yugoslavya'ya gene, hem de 3-0 yenildik. Maç on yedi dakika sürmüş, Türk takımı çözülüp gitmişti. Ama artık faullü çekmelerle oynamıyor, smaç vuruyorduk.
 


Belgrat'ta Yugoslavya ile oynadığımız ikinci ulusal maçımızda görev alan voleybolcularımız soldan sağa: Sinan Erdem(K), Ayhan Demir, Orhan Bilgin, Şakir Erman, Mahir Aras, Semih Aygıt, Burhan Yamanoğlu, Ali Rıza Olcayto Cihat Özgenel, Erdoğan Teziç, Lui Şalabi, Valentin Holyafkim.

1955 yılında ulusal takımımız hiç maç yapmadı. Ama yabancılarla oynamanın, iyi takımları görmenin önemini anlayan sporcular dışa açılmanın başka yollarını aradılar. 1953'den 1957'e kadar sürekli hem İstanbul, hem Türkiye Şampiyonu olan Galatasaray takımı, ulusal takımın birçok oyuncusunu da içinde bulunduran kadrosuyla 1955 yılını yabancı karşılaşmalarla geçirdi.



1954'de, Belgrat'taki ulusal maçımızı açık havada bir sağanak yağmur sonrasında, mazot döküp yakılarak kurutulan, toprak bir voleybol alanında oynamıştık. Ayhan Demir(4) plase atıyor, Valentin Holyafkim(3) ile Lui Şalabi dublaja girmişler. Pası Cihat Özgenel yükseltmiş.

En güvenilen oyuncu, Ayhan DEMİR, o günlerin anlayışına uyarak, takımının antrenörlüğünü de yapmaktaydı. Önce Bulgar takımlarıyla oynandı. Sonra Fransa'da iki Yugoslav, bir İtalyan, bir Fransız takımının katıldığı beşli bir turnuvaya gidildi. bu turnuvada Galatasaray iki Yugoslav takımının arkasından üçüncü olmak başarısını gösterdi.

Ertesi yıl, 1956'da, Türkiye Paris'te yapılan üçüncü Erkekler Dünya Şampiyonası'na katıldı. Sovyetlere 3-0, Kore'ye (2-0 öndeyken) 3-2 yenilerek klasman grubuna kalan takımımız Avusturya ile Luxemburg'u 3-0 yenip Hindistan'a 3-0 yenilerek sıralamada yirmi ikinci oldu.

Takımı maçlara kaptan Ayhan DEMİR hazırlamış, hem oyunculuk, hem koçluk yapmıştı. Oysa bütün takımların kenarda oturan antrenörleri vardı.

Dünya Şampiyonası'ndan, "Kore maçını kaçırmasaydık çok daha iyi bir derece alacaktık" görüşüyle, uluslararası maçlara iyice alışılmış olarak dönüldü.

1957'de, İstanbul'da, Fatih Kupası adıyla çok büyük bir turnuva düzenlendi. Sovyetler Birliği, Çekoslovakya, Romanya, Bulgaristan, Yugoslavya, İran ile Türkiye'nin katıldığı bu turnuvaya takımımız Çekoslovakya'dan getirilen ünlü bir antrenör, Jiri KOBRLE hazırladı. Türkiye yalnız İran'ı 3-0 yendi, öbür takımlardan set alamadı, ama artık biz de voleybolu, bu alanda ileri gitmiş dünya ülkelerinin oynadığı gibi oynuyorduk. Seyircilerimiz, tribünlerdeki genç sporcularımız ise, "güç voleybolu" denilen sporun özelliklerini en yüksek düzeyde oynayanlardan görmek olanağını elde etmişlerdi. Bu tarihten sonra spor çevrelerinde voleybola verilen önem birdenbire arttı.

Ulusal takımımız çalıştıran Jiri KOBRLE'den, memleketine dönmeden önce, antrenör kurslarında da yararlanılarak Doğu Avrupa voleybolunun kurumsal özelliklerinin öğrenilmesi yolunda önemli bir adım atılmış oldu.

Doğu Avrupa Voleybolu (1958-1967)

1958'de Voleybol-Eltopu Federasyonu kuruldu. Eltopunun o dönemde yaygın bir spor olmadığı düşünülürse, bu ayrılmanın voleybol için önemi kolayca anlaşılır. Voleybol artık yüksek düzeydeki yöneticilerce de önemsenen, atılım yapması beklenen bir spordu.

1958'de, Çekoslovakya'nın Prag kentindeki Avrupa Erkekler Şampiyonası'na takımımızı hazırlaması için ünlü Rumen antrenör Nicolae SOTIR çağrıldı. Türkiye bu şampiyonada on birinci olurken Avusturya(3-0), Arnavutluk(3-1),Mısır(3-0),Finlandiya(3-1) gibi takımları yendi. Doğu Avrupa voleybolunu artı başarıyla uyguluyor, Batı Avrupa takımlarıyla başa baş oynayacak duruma gelmiş görünüyorduk. Tıpkı Kobrle gibi, Sotir de antrenör kursları yöneterek voleybol adamlarımızın kuramsal yönden gelişmelerine katkıda bulundu.

Fatih Kupası maçlarının gördüğü büyük ilgiden güç alan Federasyon, İstanbul'da uluslararası turnuvaları belli aralarla tekrarlamaya başladı. 1965'e kadar dört İstanbul Enternasyonal Voleybol Turnuvası izlendi. Dünyanın en güçlü voleybol takımları olarak bilinen Sovyetler Birliği, Çekoslovakya, Romanya, Bulgaristan, Yugoslavya, Macaristan, Polonya'nın ünlü oyuncuları, seyircilerimizin, özellikleriyle tanıdıkları sporcular oldular. Voleybol oynamaya heves eden çocuklarımızın sayısı arttığı gibi, voleybola yeni başlamış olan küçük yaşlardaki sporcularımızın görgüsü de büyük oranla arttı.



Fatih Kupası maçlarına katılan ulusal takımımız soldan sağa: Ayhan Demir(K) Şakir Erman, İrfan Yener, Güngör Demirtaş, Burhan Yamanoğlu, Ender Kurt, Sinan Erdem, Erdoğan Teziç, Şevket Güventürk, Atilla Sesören, Ömer Kuntay, Değer Eraybar, Nasuhi Ünlü, Yiğit Ayaşlıoğlu, Antr. Jiri Kobrle.



Galatasaray Bulgaristan'daki maçlarından birinde. Soldan sağa: Yiğit Ayaşlıoğlu(K), Ayhan Demir, Değer Eraybar, Aral Sürek, Sinan Erdem, Pavlo Ditovski, Erdoğan Teziç, Oral Yılmaz, Özer Ödelli, Egemen Güredin, Güngör Demirtaş, Ertan Pamir.

 
Bu arada kurslar yönetmek, ulusal takımlarımızı çalıştırmak için, bir Rumen antrenör daha geldi Nicolae MURAFA.

Bu antrenörün büyüklerin yanı sıra genç erkek takımımızı da çalıştırması, voleybolumuzda yeni bir kuşağın söz sahibi olmaya başladığı 1966 yılına denk düşmüştü.

Doğu Avrupa voleybol anlayışına bağlı, uzun süreli, programlı çalışmalara yatkın bir antrenör olan Hilmi TÜKEL'in, kendi yetiştirdiği gençlerden kurulu Fenerbahçe takımı, bu dönemde, tam bir serpilmenin eşiğindeydi. Daha başlarken Doğu Avrupa voleybol anlayışına göre hazırlanmış olan bu yükselme özlemi içindeki sporcular, Murafa'nın çalıştırdığı genç ulusal takımda yer alıp uluslararası deneyim kazanınca, 1966-1967 dönemi İstanbul birinciliğini, Galatasaray'ın yılların şampiyonu "Yenilmez Armada"sından koparmayı başardılar.

1966 yılı Ağustosunda Macaristan'da yapılan Genç Erkekler Voleybol Şampiyonası'nda Türk takımı on ikinci oldu.
 


1966-1967 döneminde İstanbul birinciliğini kazanan Fenerbahçe'nin genç kadrosu, yöneticilerin ilgisizliği yüzünden dağılıncaya kadar, hep başarılı oldu. 1968'de bir Galatasaray maçına çıkan ilk altı: Özcan Sarıtürk(9), İbrahim Vuran(10), Mehmet Toydemir(1), Deniz Esinduy(4), İsmail Vuran(3) Ahmet Özkan(11).

Aynı yılın Ekim ayında Çekoslovakya'da yapılan altıncı Erkekler Dünya Şampiyonası na katılan takımımıza antrenör Murafa bu genç takımdan beş oyuncu aldı. 1956-1968 yılları arasında ulusal takımımızın değişmez adamı Değer Eraybar takım kaptanıydı. Türk voleybolunun Doğu Avrupa anlayışına geçiş döneminde yetişmiş en büyük sporculardan biri olan, bu öğrenme, değerlendirme, uygulama gücü yüksek oyuncu, Murafa'nın yardımcılığını yapıyor, antrenörlüğe dönüm yıllarında, otuz yaşının olgunluğuyla, voleybolumuzu alttan gelen kuşağa aktarmakta önemli bir rol oynuyordu.

Murafa'nın gençleştirilmiş takımı, Çekoslovakya'daki Dünya Şampiyonası'nda on beşinci olma başarısını gösterdi. Bu başarı sözcüğünün gelişigüzel kullanılmadığını belirtmek için, sıralamada altımızda kalan takımların adlarını verelim: 16-İtalya; 17-Küba; 18-Fransa; 19-Finlandiya; 20-Batı Almanya 21-Moğolistan; 22-Danimarka.

Ertesi yıl Türkiye çok büyük bir organizasyonu yüklendi: 1967 Avrupa voleybol şampiyonaları. Yirmi erkek, on yedi kız takımının katıldığı maçlar Ankara, İstanbul, İzmir, Adana'da 26 Ekim günü başladı. Finalleri ise kızlar İzmir'de erkekler İstanbul'da oynadılar.

İstanbul'da Sovyetler Birliği, Çekoslovakya, Polonya, Romanya, Macaristan, Doğu Almanya, Yugoslavya, İtalya arasında oynanan, bir hafta süren maçlar, tribünleri dolduran genç sporcularımız için eşsiz bir görgü eğitimi olduğu gibi, voleybola birtakım yeniliklerin gelmekte olduğunu da açıkça gösterdi.

1966'da, Çekoslovakya'da yapılan Erkekler Dünya Şampiyonası'nda Japonların sergilediği Asya voleybolunun hareketleri, Sovyetler Birliği, Çekoslovakya Polonya, Romanya takımlarının oyuncularınca deneniyor, bir yıl önce Çekoslovakya'daki Dünya Şampiyonası'na katılmış olan voleybolcularımızın anlata anlata bitiremedikleri "Japon Voleybolu" tribünlerin başlıca konusu olmayı sürdürüyordu.



1966'da Çekoslovakya'daki Dünya Şampiyonası'na katılıp on beşinci olan ulusal takımımız. Soldan sağa ayaktakiler: Bahattin Şençağda, Aşkın Uygur, Abdullah Yaşar, İbrahim Vuran, Mustafa Topaç. Öndekiler: İlhan Çetinkaya, Deniz Esinduy, Aziz Kalaoğlu, Şakir Tunçkol, Tunç Kurtböke, Değer Eraybar(K).

1958-1967 yılları arasındaki kısa dönemi Türk voleybolunun çok iyi yönetildiği, parlak bir dönem olarak anmak gerekir.

Voleybolumuzu bu dönemde bilgisizlik batağından kurtarılıp uluslararası turnuvalarda dereceye girecek düzeye yükseltilmiş, çok başarılı sporcular yetiştirilmiş, antrenör kursları açılmış, dünyanın en büyük takımları Türk seyircilerinin karşısına tekrar tekrar çıkarılmış, kız ulusal takımı kurularak şampiyonalara sokulmuş, yapılan yoğun çalışmalarla uluslararası voleybol çevrelerinde saygınlık kazanmamız sağlanmış, bunun sonucu olarak da Vahit ÇOLAKOĞLU, Sinan ERDEM, Meno ZAMBOĞLU gibi yöneticilerimiz dünya voleybol kuruluşlarında uzun yıllar sürecek çok önemli görevlere getirilmişlerdir.

Asya Voleybolu (1968-1975)

1966'da Murafa'nın Çekoslovakya'daki Dünya Şampiyonası'na götürdüğü ulusal takımımızın beş genç oyuncusu Deniz ESİNDUY, İlhan ÇETİNKAYA, Aziz KALAOĞLU, Mustafa TOPAÇ, İbrahim VURAN idiler. "Japon voleybolu"nu genç yaşta, gelişme yıllarında görme olanağı bulan bu voleybolcularımızdan İlhan ÇETİNKAYA ile İbrahim VURAN, özellikle yeniliklere açık, gelişme, ilerleme özlemi içinde gençlerdi. Her ikisi de oynadıkları takımlarla Asya voleybol anlayışının harekelerlerini sokmakta öncülük ettiler. Antrenörlük de yapan ilhan ÇETİNKAYA çalıştırdığı takımları bütünüyle bu anlayışa yönlendirdi. Ayrıca, 1971 yılında, genellikle Japon antrenörlerin yaptıklarından kaynaklanan, Asya voleybol anlayışının kurumsal temellerini, uygulama tekniklerini açıklayan, Voleybol adlı bir kitap da yayımlandı.

1966'da ulusal takımımızın kaptanlığını yapan, sporculuğu bırakıp bütünüyle antrenörlüğe adanma hazırlıkları içindeyken "Japon voleybolu"nu görme olanağını elde eden Değer ERAYBAR ile dünya voleybolunu yakından izleyen Ankaralı iki antrenör, Cafer AKSAKAL ile Cengiz GÖLLÜ de, çalıştırdıkları takımlarda, asya voleybol anlayışının file hareketlerini uygulamaya başladılar. Örnekse, Cengiz GÖLLÜ'nün antrenör, İlhan ÇETİNKAYA'nın oyuncu olduğu ODTÜ'de, 1968-1971 yılları arasında, kısa, kurşun, jet, alçak, çapraz Romen paslarla oynanıyordu.



Altınyurt'un Deplasmanlı Lig'e yükseldiği yılki kadrosu. Soldan sağa ayaktakiler: Dünya Baltacıoğlu, Cabir Ayçe, Erdan Çokay, Eşref Yıldırımer, Nuri Demirel, Ahmet Ersen. Öndekiler: Selim Çavuşoğlu, Ahmet Bulgulu(K), Erdal Gürkan, Raffi Tülbentçi, Atıf Tezerten.

Doğu Avrupa voleybol anlayışıyla yetişmiş olan sporcuların Asya voleybol anlayışının kaçınılmaz koşulu olan erken sıçramaları kolay kolay benimsemedikleri, erken kısayı ölü kısaya, kurşun pası kaydırak pasa dönüştürerek hep topun pasörün elinden çıkmasını beklemek eğilimi içinde oldukları, ayrıca kurşun jetleri de bombeli jete dönüştürdükleri bir gerçektir. İlhan ÇETİNKAYA kitabında erken sıçramanın (Flash hareketinin) önemini açıkça belirtmiş olsa da, bu geçiş döneminde, başka bir voleybol anlayışıyla yetişmiş oyunculardan, özlenen sonuç alınamamış olabilir.

Nitekim 1970-7971 yıllarında ulusal takımlarımızı çalıştıran Bulgar antrenör Kosta ŞAPOF, erken sıçrama üzerinde pek durmamış, hızlı voleybolu, Avrupalıların "Quick" dedikleri "çabuk" smaçlarla oynatma yolunu seçmiş, ölü kısa, kaydırak, bombeli jet paslarla yetinmek zorunda kalmıştır.

Altınyurt'da 1972'ye kadar yapılan hızlı voleybol çalışmaları da bu anlayış çerçevesindeydi. Avrupalıların çabuk smaçlarıyla bir oyun anlayışını uyguluyorduk.

Voleybol Federasyonu'nun 1971 yılında başlattığı Asya voleybolu çalışmalarının ilk ürünü olan bu genç ulusal takım, Ankara'da yapılan, 1972 Balkan Gençler Şampiyonası'nda üçüncü olmayı başardı. Ama özlenen voleybolu oynayamadı. Araya kısa, alçak paslar sokulduysa da, kendi seyircimiz önünde daha ilerisi göze alınamadı. Semih Oktay(10), Dünya Baltacıoğlu(1), Harun Akkıvılcım(2), Şükrü Yengi(11), Sedat Yavuz(12), Selim Çavuşoğlu(3).

1972'de Ankara'da yapılan Balkan Gençler Şampiyonası'nda erken sıçramaları deneyen Bulgar takımını izleyince, flash hareketinin nasıl yapılması gerektiği konusunda kesin bir görüşe varmış olduk.

Bu tarihten sonra Altınyurt Asya voleybol anlayışına giden yolda büyük bir atılıma girdi. Türk voleyboluna birbiri ardına yeni file hareketleri getirdi. Önce seyircilerin, giderek bütün genç voleybolcuların ilgisini çeken bu oyun tarzına "Altınyurt Tarzı" denmeye başlandı.

Asya voleybolu, seçkin sporcuları az olan, yetiştirdiği iyi oyuncularını sürekli başka kulüplere kaptıran Altınyurt'un, her şeye karşın, önce yükselmesini, sonra da uzun yıllar Deplasmanlı Lig'de kalabilmesini sağladı. Ama önlerde yer almayan bir takımın getirdiği yenilikler, beğenilse de, öbür takımları yeterince etkilemedi.

1971 yılında Voleybol Federasyonu Teknik Komitesi, ulusal takımlarımızın başarılı olabilmeleri için, Doğu Avrupa oyun anlayışından uzaklaşıp Asya oyun anlayışına yönelmemiz gerektiği konusunda bir karar aldı. Bu yönde bir başlangıç yapılması için de genç ulusal erkek takımının başına antrenör olarak Cafer AKSAKAL getirildi. İstanbul, Ankara İzmir'de geniş bir çalışma başlatıldı. Bu çalışmalarda antrenörleri, oyuncuları (özellikle Asya voleybol anlayışıyla yetiştirilmekte olan pasörleriyle) Altınyurt'lular da görev aldılar.

1973 yılında, Adana'da, dört takım arasında yapılan 50.Yıl Turnuvası'nda, Değer Eraybar'ın çalıştırdığı ulusal takımımız şampiyon oldu. İspanya'yı, İran'ı 3-1'lik sonuçlarla yendik, final maçında ise Batı Almanya setler 1-1 iken oyunu yarım bırakıp alandan çekildi. Final maçının ilk altısı: Erdal Önder(4), Murat Över(8), İbrahim Vuran(10), Oktay Kökten(2), Semih Oktay(7), Aziz Kalaoğlu(6).

Çeşitli turnuvaları, şampiyonaları içeren, aralıklarla sürdürülen iki yıllık bir çalışma sonucunda, hızlı voleybol oynayabileceğine inanılan bir takım oluşturuldu.

Cafer AKSAKAL'ın 1973'de Hollanda'da yapılan Avrupa Gençler Şampiyonası'na götürdüğü bu takım orada beş maç kazandı, üç maç yitirdi, on dördüncü oldu. Ama takımımızın oynadığı voleybol büyük övgülerle karşılandı.

Hollanda'daki maçları izlemiş olan Nejat ALTAV şöyle yazıyordu: "Yirmi beş yıla yakın voleybolun içinde hakem ve gazeteci olarak bulunduğum sürede iddia edebilirim ki genç takımımız, ilk defa modern voleybol oynamıştır.(...) Eski voleybol klasik yüksek pasları yerine fileye paralel gelen topları vurmaya hazır üç smaçörümüzü bir anda karşılarında gören Macarlar şaşırmış ve blokları çökmüştü."

Almanlara teknik direktörlük yapan ünlü Rumen antrenör Sebastian Mihailescu da şöyle diyordu: "Grubumuzda Türkleri favori görüyorum. Zira modern voleybolu gerçekten uyguluyorlar."

Evet, Asya voleyboluna artık "Japon voleybolu" değil, "modern voleybol" deniliyordu. Yani herkes bu tarzı benimseme yolundaydı.

Türkler ise bu voleybolu Mihailescu gibi bir antrenöre bile beğendirecek düzeyde oynayabiliyorlardı.

Bu umut ışığı, ne yazık ki, yaşları dolan oyuncuların takımdan ayrılmaları, Cafer AKSAKAL'ın da ertesi yıl antrenörlüğü bırakmasıyla sönüverdi.

Ama Asya voleybolunun file hareketleri genç ulusal takımlarımızdaki oyuncular aracılığıyla kulüp takımlarına yayılmaya başlamıştı.



Umut Ulusal Takımı'nın, ne yapılmak istendiğini çok iyi bilen, çağdaş voleybola gönül vermiş, birbirine bağlı gençlerden kurulu bir kadrosu vardı. Soldan sağa: Selim Çavuşoğlu, Serap Gençsu(K), Yusuf Hakim, Şakir Kayhan, Antr. Mehmet Bengü, Dünya Baltacıoğlu, Eşref Yıldırımer, Serdar Çağan, Cumhur Tezesen, Gökhan Esentan, Ahmet Özçam, Secaattin Yetiştiren, Mehmet Gündüz.

1975 yılında, Altıyurt Kulübü'nde, federasyon Teknik Direktörü Ayhan DEMİR'in başkanlığında yapılan, Mehmet BENGÜ, Enver GÖÇENER, Cahit ERDOĞUŞ'un katıldıkları bir toplantıda, 1971'den bu yana genç ulusal takımlarda çalıştırılan oyuncularla bir Umut Ulusal Takımı oluşturmak düşüncesi ortaya atıldı. Asya voleybol anlayışıyla oynatılacak olan bu takım dört yıldır verilen emeklerin ürününü toplayacaktı.

Teknik, taktik antrenörlüğünü Mehmet BENGÜ'nün, kondisyon antrenörlüğünü Enver GÖÇENER'in üstlendiği Umut Ulusal Takımı'na şu oyuncular seçildi: Selim ÇAVUŞOĞLU, Serap GENÇSU, Dünya BALTACIOĞLU, Serdar ÇAĞAN, Yusuf HAKİM, Ahmet ÖZÇAM, Mehmet GÜNDÜZ, Secaattin YETİŞTİREN, Şakir KAYHAN, Cumhur TEZESEN, Eşref YILDIRIMER, Gökhan ESENTAN.

Asya voleybol anlayışının üstünlüğünü kanıtlama özleminin yarattığı büyük bir coşkuyla hazırlanan takımımız, 1975 yılı Temmuz ayında, Batı Almanya'nın Mannheim kentinde, Romanya, İtalya, Batı Almanya genç ulusal takımlarının katıldığı dörtlü bir turnuvaya götürüldü.

İlk maçımızda Batı Almanya'yı şaşkına çevirerek 3-0 yendik.(Aslında çok iyi hazırlanmış olan Alman takımı ertesi gün İtalya'yla 3-2 lik bir maç oynadı, son gün ise Romanya'yı 3-2 yenmeyi başardı.) İkinci maçımızda, büyük bir çekişmeden sonra, Rumenlere 3-2 yenildik. Hem Romanya'yı, hem de Batı Almanya'yı yenen İtalya'yla oynayacağımız üçüncü maç şampiyonluk maçıydı. Prof. Anderlini'nin antrenörlüğünü, sonraki yılların ünlü oyuncusu Lanfranco'nun kaptanlığını yaptığı, büyük umutlarla bakılan güçlü İtalyan genç takımı, Türkiye karşısında 3-0 lık umulmadık bir yenilgiye uğradı. Romanya ile İtalya gibi iki voleybol ülkesini geride bırakarak şampiyon olduk.



1979-1980 Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'nın Ankara'da oynanan final maçlarında Eczacıbaşı, Finlandiya'nın Pieksamaky takımını yenerek, İtalyan Clippan Torino ile Çekoslovak Bratislava takımlarının arkasından Avrupa üçüncüsü oldu. Soldan sağa: Oktay Kökden(K), Ata Onar, Uğur Acar, Serdar Çağan, Brunko İliev, Kurtaran Mumcu, Paidar Demir, İvan Seferinov, Faruk Saran, Selim Öztreves, Fatih Toptaş, Zeki Uslu.

Asya voleybol anlayışı ikinci umut ışığını yakmıştı.

Yurda dönüldüğünde Umut Ulusal Takımı na yeni bir görev çıktı. Mart ayında Fransa'da yapılan Batı Avrupa Kupası maçlarında yöneticilerle aralarında geçen bazı tatsız olaylar yüzünden Erkek Ulusal Takımımızın oyuncuları, Akdeniz Oyunları için yapılan çağrıya gelmemişlerdi. Mannheim'daki başarının sağladığı güvenle Federasyon, Cezayir'deki Akdeniz Oyunları'na umut Ulusal Takımı'nı göndermeye karar verdi.

Cezayir'de yaptığımız üç maçtan ilkinde Fas'ı 3-0 yendik, ikincisinde İtalya'ya 3-0 yenildik, klasmanda Mısır'la oynadığımız maçı 3-1 kazanarak sıralamada beşinci olduk. Ülkemizdeki Asya voleybolu çalışmalarının en üst düzeye ulaştığı 1975 yılından sonra ise bir geri dönüş yaşandı. İkinci umut ışığı da sönmüştü. Eski voleybolcularla yeni voleybolcuların bir arada yer aldıkları ulusal takımımız, iki anlayış arasında bocalamaya başladı. Maçlar oyuncuların becerilerine, alışkanlıklarına göre düzenlenen, eski mi yeni mi anlaşılmaz bir sistemle oynanır oldu.

Çağdaş Voleybol (1976-»»»»)


1979-1980 Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'nın Çekoslovakya'da oynanan final maçlarında Eczacıbaşı Çekoslovak Buda Hvizda, Macar Nim-Se, Arnavut Dinamo Tiran takımları arasındaki zorlu çekişmede başarıyla sıyrılıp Avrupa ikincisi oldu. Soldan sağa ayaktakiler: Nurdan Ayçelik, Selcan Teoman, Lilia Venkova, Antr. Cengiz Göllü, Hülya Erçin, Arzu Bağdatlıoğlu, Sibel Bileke, Öndekiler: Aylin Üstündağ, Çiğdem Erman, Meral Kalfaoğlu, Yrd. Antr. Özden Şahsuvaroğlu, Hülya Odabaşı, Meral Özdemir. Violet Kostende.

Asya voleybol anlayışı aşağı yukarı on yıl içinde bütün ileri gitmiş voleybol ülkelerini etki alanına almıştı. Her ülke kendi voleybol anlayışını gözden geçirip köklü değişikliklere uğratmış, kısa sürede dünya voleybolu bambaşka bir görünüm kazanmıştı. Artık her şey ortaklaşa kullanılıyordu. "Asya voleybolu", "Japon voleybolu" demenin de bir anlamı kalmamıştı; "Çağdaş voleybol" deniyordu.

Türkiye ise iki anlayışı birlikte sürdürmekte en fazla direnen ülkelerden biri oldu. Çünkü en seçkin oyuncular kurum kulüplerinde toplanmışlardı. ODTÜ, Altınyurt gibi amatör kulüplerdeki, ulusal takımlardaki çalışmalar, amacı yalnızca şampiyonluk olan kurum kulüplerini etkilemiyor, "Riskli voleybol" diye adlandırılan çağdaş voleybol bu takımlara bir türlü giremiyordu. Genç oyuncuların ulusal takımlardan götürdükleri hareketler, başarılı olabildikleri sürece, oyunu süslemek için kullanılıyor, böyle "fantezi" hareketlere genellikle kolay maçlarda göz yumuluyordu.

Bu yanlış tutumu kıran kulüp Eczacıbaşı oldu. Kuruluşunda, Deplasmanlı Lig'e yükselişinde Ayhan DEMİR'in büyük emeği olan bu kulübün, "Başarıya hangi tarz götürüyorsa o tarz iyidir" görüşünü savunan yöneticileri, içerdeki başarılarla yetinmeyerek Avrupa Kupalarında başarı aramaya başlayınca, hem erkeklerde, hem kızlarda çağdaş voleybola yönelmek gereği duydular.

Ayhan DEMİR'den sonra teknik direktörlüğe getirilen Cengiz GÖLLÜ, aslında , Türkiye'de Asya voleybol anlayışının file hareketlerini ilk uygulatan antrenörlerden biriydi. Ayrıca, 1971 yılında, ulusal takımlarımızın Asya voleybol anlayışına yönelmeleri gerektiği konusunda karar alan Voleybol Federasyonu Teknik Komitesi'nin de bir üyesiydi.

İçerde, kolay, hataları en aza indiren Doğu Avrupa voleybolu ile sonuca gidilebiliyordu, ama dışarıya açılınca, artık herkesin oynadığı çağdaş voleybola geçmek, başarılı olabilmenin tek yoluydu.

Liglerde Eczacıbaşı'nın çağdaş voleybol oynamaya başlaması, İtfaiye (Değer ERBAY), Galatasaray (Cahit ERDOĞUŞ), Vinylex gibi güçlü takımların bu yoldaki çabalarıyla birleşince, birtakım inatçı direnmelere karşın, Türk voleybolunun görünümü de değişiverdi. Bunun sonucu olarak da, kulüp takımlarımız Avrupa kupalarında finallere yükselmeye, dereceye girmeye başladılar.

Gene Cengiz GÖLLÜ'nün Eczacıbaşı'nda yürüttüğü "Çağdaş voleybol" çalışmalarının ürünü olan çok büyük bir başarı da, 1977 yılında, İtalya'da, Genç Kızlar Avrupa Şampiyonası Elemeleri'nde elde edildi. Genç Kız Ulusal Takımımız dörtlü turnuvada Belçika'yı 3-0, İtalya'yı 3-2, İspanya'yı 3-0 yenerek birinci oldu.



1977 Avrupa Şampiyonası Elemeleri'nde şampiyon olan Genç Kız Ulusal Takımımız. Soldan sağa, ayaktakiler: Violet Kostende, Arzu Bağdatlıoğlu, Antr. Cengiz Göllü, Deniz Dosdoğru, Selcan Teoman. Öndekiler: Yasemin Varış, Gülnaz Ensü, Meral Babalı(Kalafatoğlu), Hülya Babalı(Erçin), Dilek Erülker.

Türkiye, Asya voleybol anlayışının etki alanında, Doğu Avrupa'nın yüksek voleybolundan uzaklaşıp çağdaş bir anlayışa yönelirken, hem erkeklerde, hem kızlarda, teknik, taktik yönünden yabancı ülkelerdekine denk hatta çoğuna üstün bir voleybol oynar duruma geldi. Bu arada, Asya voleybol anlayışının birçok hareketi benimsendiyse de, bu sistemin temeli olan flash hareketi bir türlü yaygınlaştırılamadı. Böylece de bizim "Çağdaş voleybol"umuzda "erken sıçrama" pek yer almadı.

Antrenörlerimizin, son yıllarda, özellikle bloktaki yetersizliğimiz üzerinde durdukları, boy, yapı, güç sorunlarına eğildikleri gözleniyor.

216

Kulübümüzün, İbrahim Cevahir Sosyal Tesislerinde yürüteceği Yüzme Kış Spor Okulu 1 Kasım 2008 tarihinden itibaren çalışmalarına başlamıştır.

Çalışmalar Cumartesi Günleri, Saat : 14:00 - 16:00 arası devam etmektedir.

İlçe dahilinde servisimiz mevcut olup, servis dahil Aylık Ücret : 100ytl dir.




217
BÜYÜK ERKEKLER BASKETBOL TAKIMI İLK ETAP SEÇMELERİMİZ,
8 Ekim Çarşamba Akşamı, Sarıyer Spor Salonunda Gerçekleştirildi,

Yoğun ilginize teşekkür ederiz.



Sayfa: « 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15